5 SORU 5 CEVAP // BALİNA

3 Posted by - 24 December 2014 - 5 SORU 5 CEVAP

İzmir çıkışlı Balina, davul ve gitardan oluşan sade ama etkisi yüksek bir dinamiğe sahip. Punk/hardcore okulundan gelen ikili karanlık riff’leri, kendilerine has psychedelia yaklaşımı ile harmanlıyor. Gitarda Alican Öyke, davulda Burçin Esin’den kurulu olan grubun Bandcamp üzerinden yayınladığı ve kendi ismini taşıyan bir albümü var. İkli, yeni albüm için hazırlıklarını sürdürüyor.

Nasıl tanıştınız?


Alican: 2008 civarıydı yanlış hatırlamıyorsam, İzmir’de punk-hc ve aşk müziği ekseninde seyreden ve tüm çocuksu ruhumuzu kattığımız Soygun isimli hatıra dolu bir grubumuz vardı. Burçin Mavişehir’de fotoğraflarımızı çekmişti. Daha sonra aynı grubun davulcusu oldu. O sırada müzik adına daha derinlikli ve coşkulu fikirlerimizi Burçin’le paylaşır olduk, ben böyle feci hızlı grindcore türevi şeyler paylaşıyordum kendisiyle. O da post rock’ımsı şeyler paslamıştı bana sanırım, sonra yıllar içinde kafalar ve haller evrile evrile birbirimizi Balina’yı yaparken bulduk.

Burçin: Aynen 2007-2008 civarlarıydı. Soygun’un fotoğraflarını çekmemle başladı tanışıklığımız. Sonra arkadaşlıklar samimileşti, Soygun’da çalmaya başladıktan sonra müzikal anlamda da alışveriş yoğunlaştı. Soygun’un mecburi dağılmasından sonra müzik yapmaya devam ettik iki kişi olarak ve öyle de kaldı. Adı da Balina oldu.

İlk konseriniz neredeydi? Neler çaldınız, kimler izledi, ortam nasıldı?
Alican: Ekim 2012’de arkaoda’daydı. Eş dost izledi. Açıkçası o zamanlar ne yaptığımızı tam da bilemiyor gibiydik sanırım. Mekanın genel havasına göre biraz fazla gürültülü ve sert olabileceğimizi tahmin ediyordum ancak cümleten gönüller bir oldu. Eğlendik, sarhoş olduk ve ben de ertesi sabah işe gittim.



Burçin: Oldukça keyifliydi. İlk konserdi ve henüz ortada Balina’ya ait bir kayıt bile yoktu. İnsanların da yaptığımız müziğe dair hiçbir fikri yoktu. O yüzden ilginç ve güzel bir gece oldu.

Düşünce dünyanızı en iyi tarif eden isimler/filmler/kitaplar/albümler hangileri?


Alican: Feci zor soru. En son Neil Gaiman – Amerikan Tanrıları’nı okudum; sanırım o tatlardaki yarı çocuksu-fantastik-masalsı ve trajik şeyler bana göre diyebilirim. Filmler için gerçekten cevap vermem çok zor ama “The Deer Hunter”ı hatırlıyorum, “Arizona Dream”i hatırlıyorum. Albümler ise kocaman bir okyanus; King Crimson – “Red”, Camel – “Camel”, Ornette Coleman – “The Shape of Jazz to Come”, Led Zeppelin – “III”, The Mars Volta – “De-Loused in the Comatorium”, Pantera – “Cowboys from Hell”, Oceansize – “Frames”,Erkan Oğur – “Bir Ömürlük Misafir”, Mastodon – “Leviathan”, Fikret Kızılok – “Yadigar”. Bunlar düşünce dünyamın tam olarak hangi kısımlarını tarif ediyor bilmiyorum, kim bilir aklıma gelmeyen daha neler neler vardır… 



Burçin: Sayfalar sürecek bir soru aslında. Film konusunda özellikle Alejandro González Iñárritu, Nuri Bilge Ceylan, Darren Aronofsky, Wes Anderson ve ismini sayamadığım birçok yönetmen ve film bana çok samimi geliyor. Kendimden çok şey görüyorum. Çok ama çok fazla film ve yönetmen var, ne desem şu an yalan olacak. Gregory Crewdson, André Kertész’in fotoğrafları… En son okuduğum Salinger’dan “Çavdar Tarlasında Çocuklar” çok güzeldi. Etgar Keret – “Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şöförü”, “Buzdolabının Üstündeki Kız”daki öyküleri… Albüm olarak da yine sonsuzluk içerisinden bir kaç tane söyleyeyim. Alican’ın yazdıklarına ek olarak Levent Yüksel – “Med Cezir”, Dredg – “El Cielo”, Deep Purple – “Machine Head” şu an aklıma gelenler. Hepsi birleşince nasıl bir tarif oluşur bilemiyorum. Bunlar sadece çok küçük bir kısmı diyebilirim. 


Hiç dinlememiş birine müziğinizi nasıl anlatırsınız?


Alican: Duymaktan keyif aldığımız şeyleri birbirimizi ve bildiklerimizi kullanarak bir araya getiriyoruz. Bunlar çoğu zaman sert, karmaşık, çiğ, acılı ya da huzurlu olabiliyor. Ancak samimi ve kaygısız olmalılar. Bir de rock’n roll durumu her zaman birçok şeyin üstünde. 



Burçin: Bu konuyla ilgili bir çözüm üretemedim henüz, biraz zorlayan bir soru. Daha doğrusu kısa cevap verilemeyecek bir soru. Çünkü çok keskin çizgilere ve formlara sahip olmayan bir müzik olduğu için tarif etmesi de bir o kadar zor. En kısa haliyle Alican’ın dediği gibi anlatmaya çalışıyoruz.

Şu ara kafayı taktığınız sanatçı/albüm/şarkı/soundtrack hangisi? Neden?


Alican: Şu aralar kafayı Miles Davis’in “Bitches Brew” ve “Electric” albümlerine feci taktım çünkü adamın müzikten anladığı şeyi düşünmeye çalışma çabam beni çok heyecanlandırıyor. Onun dışında Barış Manço & Kurtalan Ekspres – “Yeni Bir Gün” zaman makinesi kullanma isteğimi körükleyen bir albüm, King Krule harika bir çocuk, büyük aşkım Dead Meadow’dan “Till Kingdom Come” her zaman doğru yerde ve doğru zamanda kulağımda, Traffic’ten “Dream Gerrard” orgazmik bir parça, Bubituzak – “Masif” fenalar fenası bir parça, Bölzer’e sarmıştık bir ara, İstanbul’a geldiklerinde büyük keyifle iletişim kurmak istedik, sağ olsunlar Kuzey rüzgarları estirdiler viski shot’lar elimizde kaldı. Eksi not verdik (şakayla karışık). Çok konuştum, öpüyorum.

Burçin: 2009 albümü olmasına rağmen RX Bandits’in “Mandala” albümünden kopamıyorum bu ara. Çok programlı olsam da günlük hayatımda her şeyin bir anda üst üste binmesi beni kafa karışıklığına itiyor. Bu albüm de biraz öyle. Her şey çok güzel, programlı ama aniden işler karışıyor. Lana Del Rey de “Ultraviolence” ile daha durgun zamanlarda yakaladı. Ruh halleriyle paralel olarak kolaylıkla çekimine almış oldu. Bubituzak’ kafayı fena taktım, özellikle Alican’ın dediği gibi “Masif”. Arada bir Latitudes – “Myth Cathexis” fırlıyor aradan. Gerekli duruşu veriyor ve gidiyor.

1 Comment

  • BALİNA’DAN KÜTÜR KÜTÜR BİR PERFORMANS | Hafif Müzik 22 February 2015 - 14:41 Reply

    […] olarak çalan Balina’yı geçtiğimiz haftalarda 5 Soru 5 Cevap’a konuk etmiştik. Şuradan göz […]

  • Leave a reply