5 Soru 5 Cevap // Can Kazaz

0 Posted by - 15 September 2015 - 5 SORU 5 CEVAP

Can Kazaz, İstanbul sahnesinin ve alternatif müzik severlerin gündemini son bir yıldır işgal etse de aslında müzikle ilişkisinin evveliyatı var. Şimdi onu şarkıcı/söz yazarı suretiyle, elinde gitarıyla görüyoruz ama öncesinde rap yaptığı günler, çeşitli sesleri kurguladığı hip hop tabanlı “MC Recep ve Gaz Arkadaşları” adlı bir albümü de var.

>>>Müzikle ilişkin nasıl başladı?
Üç dört yaşlarımda önüme koyulan oyuncak ksilofonda çocuk şarkılarını öğrenmemle başladı. Sürekli ses çıkarır oldum ondan beri.

>>>İlk konserin neredeydi? Neler çaldın, kimler izledi, ortam nasıldı?
İlk konserim 17 yaşımdayken taksimde bir bardaydı. O zamanlar yaptığımız rap şarkılarını söylemiştik. Ergenlik çağında bir avuç genç izlemişti, çok komik bir ortamdı şimdi düşününce. Her ne kadar 2009’dan beri şu an yaptığım türden şarkılar yazıyor olsam da rap olmayan şarkılarımı bir topluluk önünde ilk kez Sofar’da söyledim. Ev gibi bir ortam var tabi, evde yapıldığından olsa gerek. Sofar’a üye olanlar davet ediliyor sadece. Toplamda yarım saatlik bir performanstı, videosu da var internette bir köşede. İlk ve bildiğimiz anlamda konser olan konserimi Kargart sahnesinde gerçekleştirdim. Bir Albüm’den bazı şarkıları, Yollar ve Su’daki tüm şarkılar ve Kesme Bardak EP’deki parçaları çalmıştık. Tıkabasa doluydu ve bağırarak eşlik eden insanlar vardı. Kendimi zor duyuyordum. İlk konser deyince biraz yelpazem genişmiş onu farkettim. İlk konser gibi özendiğim bir Salon IKSV konserim var 10 Ekim’de, heyecanla hazırlanıyoruz.

>>>Düşünce dünyanı en iyi tarif eden isimler/filmler/kitaplar/albümler hangileri?
Henry David Thoreau’nun Walden Gölü kitabı beni ben yapan kitaplardan diyebilirim. Bazen Alexander Supertramp veya Eden Ahbez gibi isimleri idolleştiriyorum kafamda ama hayata tamamen aynı bakıyorum diyemem. Şu ana kadar düşünce dünyamı en iyi tarif eden albüm “Yollar ve Su” oldu, yani megalomanlıktan değil de kendi yaptığım albüm sonuçta. Norah Jones’un “Feels Like Home” albümü, Aronofsky’nin “The Fountain” filmi, Tarkovsky’nin filmlerindeki o atmosfer, Ah Muhsin Ünlü’nün “Gidiyorum Bu” şiirleri, How I Met Your Mother dizisi, Xenakis’in ses dünyası, Cage ve Schafer’in sesle ilgili yaklaşımları, Safiye Ayla’nın gazelleri, Erkan Oğur’un türkü yorumları diye de ekleyebilirim, bitmez.

>>>Hiç dinlememiş birine müziğini nasıl anlatırsın?
“Bak şu duyduğun şeyler var ya, hah işte onlar aslında müzik, bestecilerinden biri de sensin.” diyerek anlatırdım.

>>>Şu ara kafayı taktığın sanatçı/albüm/şarkı/soundtrack hangisi? Neden?
Şu ara Türkiye’den Adamlar, her fırsatta söylüyorum inanılmaz bir sahne performansları var ve Nilipek. çünkü dinlerken çok samimi ve huzurlu hissediyorum. Kendileriyle tanışma sohbet etme şansım olduğu için de ekstra mutluyum. Nilüfer Müzik Festivali’nde Adamlar konserini, Nilipek.’le yanyana çıldırarak sahnenin yanından izledik. Fanteziye bak! Yurt dışından da çok uzun süredir Ainslie Wills’e takık haldeyim ama neredeyse kimseye sevdiremiyorum. Prodüksiyonunu çok beğeniyorum albümlerinde. Yanı sıra bence çok iyi şarkıları var ve dinlettiriyor kendini bana.

FacebookShare/Bookmark

No comments

Leave a reply