5 SORU 5 CEVAP // GOLDEN HORN

1 Posted by - 21 January 2015 - 5 SORU 5 CEVAP

Çeşitli gruplarda yer aldıktan sonra Emrecan Ağtaş’ın şahsi işlerini yayınlamak üzere hayata geçirdiği bir proje Golden Horn. 2013 yılından bu yana aktif olan Golden Horn, ilk kısaçalarını Ocak 2014’te “Utter Reality” adıyla Noiseist etiketiyle yayınladı. Ardından bir İngiltere turnesine çıktı ve Londra, Liverpool, Glasgow ve Edinburgh’da çaldı. Tüm bunları geride bıraktıktan sonra ise, İstanbul yakınlarında Kerpe’de doğayla iç içe bir canlı performans seansı sonucunda “Lucid” isimli, 8 şarkıdan oluşan 40 dakikalık bir albüm kaydedildi.

Golden Horn 4 Şubat’ta Peyote’de yenilenen kadrosu ve tasarımcıların da desteğiyle mekanı bir deneyime dönüştürecek performansıyla sahnede olacak.

Müzikle ilişkin nasıl başladı?
Tutkuyla gitar kursuna gittiğimde ellerimin küçük olduğunun söylenmesi üzerine kursa alınmamamla başladı.

İlk konserin neredeydi? Neler çaldın, kimler izledi, ortam nasıldı?
Golden Horn’un ilk konseri Dunia’daydı. Şu ankinden tamamıyla farklı bir ekiple çalıyorduk. Eş dostla dolu, samimi ve keyifli bir konserdi.

Düşünce dünyanı en iyi tarif eden isimler/filmler/kitaplar/albümler hangileri?
Kim Ki Duk’un “3-Iron”ı, Metin Erksan’dan “Sevmek Zamanı”, “The Man From Earth”, Jodorowski’nin “Holy Mountain”ı, Tarkovsky, Godard filmleri, Hermann Hesse’nin “Siddhartha”sı, Kafka’nın “Şato”su, Edgar Allan Poe, Robert Frost, William Blake şiirleri, George Orwell’in dünyası, Anthony Francisco Schepperd animasyonları, Radiohead’in “OK Computer”ı, Pink Floyd’un “Dark Side of the Moon”u dışında Gevende – “Sen Balık Değilsin Ki”, Otis Taylor – “Truth is not a Fiction”, Connan Mockasin – “Free Dolphin Love”, Soft Machine – “Seven”, beni son yıllar içerisinde fazlasıyla etkisi altına alıp müziğime de yansıması muhtemel isimler.

Hiç dinlememiş birine müziğini nasıl anlatırsınız?
Oluşturulan bir resmi kesin çizgilerle belirleyerek anlatmak taraftarı değilim ancak şu ana kadar yayınlanmış olan şarkıların anlattıklarından yola çıkacak olursak; kaybolmuşluğu değer bilip, derinleştikçe ve uzaklaştıkça anlama kavuşmak diyebilirim.

Şu ara kafayı taktığın sanatçı/albüm/şarkı/soundtrack hangisi? Neden?
Şu sıralar Temples, Jacco Gardner, Unknown Mortal Orchestra tınılarında dolaşmak hoşuma gidiyor. Bunun yanında daha birkaç gün önce keşfettiğim Mustafa Özkent – “Gençlik İle Elele” albümündeki gitarist üslubunu ve bütünlüğünü çok başarılı buldum.

No comments

Leave a reply