5 Soru 5 Cevap // kozmonotosman

1 Posted by - 30 November 2015 - 5 SORU 5 CEVAP

Osman Başaran ya da müzik çevrelerinin onu tanıdığı ismiyle kozmonotosman, 70’lerde Türkiye’de üretilmiş olan Anadolu-pop ve funk eserlerini elektronik müzikle modernize ediyor ve dans pistlerine taşıyor. Erkin Koray’ın deyimiyle uzayda bir elektriğin hasıl olduğu dönemin disko-folk icracıları Derdiyoklar İkilisi ve Aşık Emrah onu en derinden etkileyen isimler. Küçük yaşta bağlama çalmaya başlamasının ve genç yaşlarında house ve teknoya merak salmasının bugün geldiği noktada payı büyük. Sözü fazla uzatmadan hikayenin geri kalanını ona bırakalım. kozmonotosman’ı canlı dinlemek isteyenler için ise müjdemiz var. Uzun bir aradan sonra ilk İstanbul performansı bu hafta sonu, 4 Aralık Cuma günü Beşiktaş’ta Kosmos’ta gerçekleşecek.

*Hemen aşağıdan İstanbul Onur Yürüyüşü için hazırlanan ve kozmonotosman’ın Neşet Ertaş – “Doyulur Mu” editinin eşlik ettiği videoyu izleyebilir, yazının sonunda ise kozmonotosman’ın yayınlanmış işlerinin çoğuna erişebilirsiniz.

>Müzikle ilişkin nasıl başladı?

kozmonotosman: Müzikle ilişkim ortaokul çağlarımda bağlama çalarak başladı, dedem de iyi çalarmış gençliğinde. Annem ve babam da dinlemeyi severlerdi, abimle birlikte alevi bir üstattan ders aldık, bayağı ilerlettim aslında ama ergenliğin etkisiyle Anadolu kültüründen koptuk bi dönem. O dönemde abim sayesinde başlangıç seviyesinde bir müzik programıyla tanıştım, her zaman dinlediğim müziği çok iyi hissettiğimi düşünürdüm ve bu program sayesinde dinlediğim şeyleri yansıtabilme imkanı buldum sanırım. Uzun süre house, tekno ve türevleri üzerine bir şeyler yapmaya çalıştım, kötü şeyler değildi ama sanırım ben başka şeyler istiyordum. Üniversite sonrası İstanbul’da ses kayıt stüdyolarında çıraklık yaptım, mikserin başında sektörün içinde olmak birçok şey kazandırdı bana. Sonra ailemden aşina olduğum Anadolu-Funk müzik akımına yeni bir yorum getirmek istedim ve müzikal olarak beni en mutlu edecek durumu bulmuş oldum. Çünkü çocukluğumla yaşadığım hayatı bileştirip müzik yapıyordum. Kolları sıvayıp dedemin taktığı lakapla yola çıktım ve kozmonotosman projesi böyle başladı. Dört yıla yakın bir süredir de devam ediyor.

>İlk konserin neredeydi? Neler çaldın, kimler izledi, ortam nasıldı?

kozmonotosman: DJ performansı olarak birçok şehirde mekanda çaldım fakat kozmonotosman olarak ürettiğim yeni şeyleri çalma fırsatını ilk kez kiki Ortaköy’de bulmuştum. Kaan Düzarat’ın davetlisiydim, çok keyifli bir geceydi ve yaptığım müziğe insanların ortak olması beni gururlandırmıştı. Türkçe edit ağırlıklı çaldım, Anadolu ezgili disko funk’ın yanında ecnebi funk da çaldım.

>Düşünce dünyanı en iyi tarif eden isimler/filmler/kitaplar/albümler hangileri?

kozmonotosman: Düşünce dünyamız hayal etmeye devam ettikçe genişliyor sanırım, feza gibi yani. Bu genişlemeyi sağlarken bana yardımcı olan şeyler oluyor elbetteki, mesela kolektif eğlencenin tarihini anlatan Barbara Ehrenreich’in sokaklarda dans kitabı benim için değerlidir ve bir Anthony Burgess hastası olduğumu söyleyebilirim. Onun dışında filmden, müzikten, sosyal yaşantıdan da besleniyorum ve bir sinema-tv mezunu olarak bir dönemimi kült filmelere ayırdığımı söyleyebilirim. Bir Quentin Tarantino takipçisiyim, filmlerinde köylü sertliğiyle şehirli züppeliğini iyi birleştiriyor bence. Müzikal olarak ise türlere saplanıp kalmadım hiçbir zaman, müzik güzeldir dinlemeyi bilene.

>Hiç dinlememiş birine müziğini nasıl anlatırsınız?

kozmonotosman: Bir daha da hiç dinlemeden böyle sorular sormaması gerektiğini söylerim sanırım : ) Şaka bir yana, Anadolu ezgileriyle modern elektronik müziği birleştirmeye çalışıyorum ve bu müziğin yıllardır çağın verdiği imkanlarla yapılmaya çalışıldığının farkındayım. Ben yıllar önce Derdiyoklar İkilisi ve Aşık Emrah gibi isimlerin izinde ilerleyerek disko folk tarzında müzik yaptığımı düşünüyorum. Disko müziğiyle halk müziğini birleştiren bir çizgide olduğumu söyleyebilirim.

>Şu ara kafayı taktığın sanatçı/albüm/şarkı/soundtrack hangisi? Neden?

kozmonotosman: Uzunca bir süredir, 70’lere takmış durumdayım, bu aralar ise özellikle Head Hunter dinliyorum. Kendi kültürümüze dair güzel şeyler bulup dinlemeye çalışırım her zaman, modern zamanlardan düşünürsek Nicolas Jaar ve Dave Harrington’ın Darkside projesini çok başarılı buluyorum. Onun dışında müziğini beğendiğim Zürihli prodüktör Kalabrese var. Bir yandan da kendi projemle uğraşıyorum ve bağlama çalıp vokal yaptığım ilk şarkımı da yakın bir zamanda yayınlamayı düşünüyorum.

No comments

Leave a reply