5 Soru 5 Cevap // Oh Land

0 Posted by - 20 October 2015 - 5 SORU 5 CEVAP

Nanna Øland Fabricius yani bilinen sahne adıyla Oh Land, Brooklyn – New York’ta yaşayan Danimarkalı bir müzisyen.

İlk albüm çalışmasını 2008 yılında “Fauna” ile yapan ve en sonuncusu geçen yıl Kasım ayında piyasaya çıkan dört albümü olan 30 yaşındaki şarkıcı bu akşam Babylon Bomonti‘de bir konser verecek.

Onu canlı olarak izlemek için hala şansınız var ve gitmeden önce ona yönelttiğimiz klasik beş sorumuza bir göz atarak tanımaya başlayabilirsiniz. Gidemiyorsanız da bu akşam (20 Ekim) saat 21:00’da canlı yayın için gözünüz Babylon TV‘de olsun.

>Müzikle ilişkin nasıl başladı?

Oh Land: Ben annemin karnındayken, o The Royal Danish Opera ile birlikte Brahms’In Requiem’ini söylüyormuş ve o esnada ben sürekli tekmeliyormuşum. Ben müzikle büyüdüm ve müziği her zaman duygularımı dile getirmek için kullandım.

>İlk konserin neredeydi? Neler çaldın, kimler izledi, ortam nasıldı?

Oh Land: Ben küçükken annemin birçok konserine gittim. Sessiz kalmak gerektiğini ufak yaşlarımda öğrendim. Genellikle çizim yapar ya da oyuncaklarımla oynardım. Benim ilk konserim esnasında ise 22 yaşındaydım. Danimarka’da ufak bir barda “Fauna”dan şarkılar çalmıştım. Yapay çiçeklerden dekor yapmıştım ve bir kurukafa maskesi takıyordum. Doğal olarak izleyicilerin tepkisi de “Ne oluyor lan burada!” şeklinde olmuştu.

>Düşünce dünyanı en iyi tarif eden isimler/filmler/kitaplar/albümler hangileri?

Oh Land: Film olarak Moonrise Kingdom, Edward Scissorhands ve The Shining’i sayabilirim. Seyrederken hayallere boğuluyorum, yaratıcılığım canlanıyor ve tabii ki korku hissediyorum. Kitap olarak favorim Alice Harikalar Diyarında ve sanatçı olarak da Frida Kahlo’yu sayabilirim.

>Seni ilk defa dinleyecek biri için müziğini nasıl tarif edersin?

Oh Land: Hayalci, heyecanlı ritmi sayesinde sinematik ve sirenlerin şarkıları gibi…

>Bu aralar kafaya taktığın favori sanatçı/albüm/şarkı/soundtrack hangisi? Neden?

Oh Land: Son zamanlarda London Grammar dinliyorum ve Wasting My Young Years adlı şarkıları bence mükemmel. Onlardan neden mi hoşlanıyorum? Çünkü müzikleri gençliği kusursuz bir şekilde tarif ediyor. Coşku, yalnızlık ve her şeyi eleştirmek… Karamsar ama aynı zamanda da umut verici.

No comments

Leave a reply