ALBÜM // “WELCOME OBLIVION” – HOW TO DESTROY ANGELS

0 Posted by - 19 March 2013 - ALBÜM

Bu neslin müzik dehaları kimdir diye bir soru sorulsa, Trent Reznor kendine mutlaka sağlam bir yer bulacaktır. Dile kolay otuz yıllık kariyere sığdırılan müthiş Nine Inch Nails albümleri, bir Oskar ödülü, harika soundtrack’ler, sayısız prodüksiyon ve remix. Herkesin çalışmak ve yeteneğinden nemalanmak istediği bir figür. Daha da önemlisi kendini ve müziğini sürekli değiştirip, geliştirmesi. Eşi Mariqueen Maandig, son dönemlerde bolca çalıştığı Atticus Ross ve Rob Sheridan’la hayata geçirdiği How to Destroy Angels da değişimin son halkası. İki EP’den sonra gelen “Welcome Oblivion” albümü de grubun ilk büyük çaplı çalışması.

Geçtiğimiz senelerde Nine Inch Nails büyük kapsamlı bir dünya turunu bitirip kısa bir süreli sessizliğe gömüldüğünde, Trent Reznor müziğinin çehresini değiştirip yeniden yollara koyulacağını ve stüdyoya kapanacağını açıklamıştı. Bu açıklamadan sonra gelen ilk haber de How to Destroy Angels’ın işleri oldu zaten.

Dönelim “Welcome Oblivion”a. Yazının başında Trent Reznor’un meziyetlerinden bahsederken, varmak istediğim nokta şu idi: Dünya çapında kabul görmüş müzikal bir dehanın her işinden en iyisini beklemek kesinlikle yanlış değil. Zaten Trent Reznor mükemmeliyetçi yapısıyla aynı beklentiyi kendi içinde de yaşıyor buna şüphe yok. “Welcome Oblivion” ise gerçekten iyi bir albüm olmanın sınırlarında çokça geziyor. Karanlık ve ağır bir ruh halini dinleyiciye yansıtıyor, kimi zaman hızlanırken, kimi zaman çok kolay bir şekilde karamsarlaştırabiliyor.

Ama ne yazıktır ki, albümü müthiş kılacak o son adım bir türlü atılamıyor. Bunun bana göre en önemli sebebi Trent Reznor’un Nine Inch Nails’ı şekillendirirken How to Destroy Angels’ı bir nevi kobay olarak kullanması. “Welcome Oblivion” gerçekten çok güçlü ve birbirine bağlı şarkılarla açılıyor, “The Wake-Up”, “Keep It Together”, “And Sky Began to Scream” ve “Welcome Oblivion” dörtlüsü albümün en güçlü toplarından. Açılış dörtlüsü ne kadar güçlü ve bir bağlantı içindeyse albümün geri kalanı da bir o kadar dengesiz ve farklı… “Welcome Oblivion” şarkısı ardından albüm hızlıca şekil değiştiriyor ve her şarkı kendi yoluna gitmeye karar veriyor. Trent Reznor’un el attığı albümlerde “bütünlüğün olmaması” pek görülmüş bir şey değil…

“Welcome Oblivion” gerçekten iyi olabilecekken, ne yazık ki, sadece iyi olmakla yetinen bir albüm. İçinde güçlü şarkılara, inanılmaz güzel müziklere ve düzenlemelere yer veriyor. Kanımca Trent Reznor, Nine Inch Nails ile yeni adımlar atmadan önce kafasında oturtmak istediği tarzı güçlendirmek adına How to Destroy Angels’ı bir nevi kobay olarak kullanmış… Zira her şarkı kendi tarzını bulmaya çalışıyor, aynı Nine Inch Nails gibi.. Deneyin sonucu iyi, en azından kesinlikle dinlemeye değer.

No comments

Leave a reply