En çok dinlediğim iki albümü açıklıyorum

0 Posted by - 03 September 2009 - ALBÜM

3350267990_444b930157

Jack White’ın yeni grubu The Dead Weather ve Danimarkalı Mew son zamanlarda piyasaya çıkan en etkileyici iki albüme imza attı…

The Dead Weather bir “süpergrup” mu bilmiyorum. Ama The Kills ile Jack White bir arada süper bir grup olmuş. O kesin. Buna gitarda Queens of the Stone Age’den Dean Fertita’yı da ekleyin. Tadından yenmiyor. Ama “acı” seviyorsanız.

“Tatlı müziklerle keyifli anlar geçirmek isteyenler” bu albümden uzak dursun. Albümün adı Horehound. Jack White’ın White Stripes’ı da sayarsak üçüncü grubu.

White Stripes’ı, ikinci grubu The Raconteurs’ü de beğenmiştim. Şimdi The Kills ile yine fantastik Jack White. Günümüzde tarzıyla gitara yeni ve çağdaş bir bakış açısı getirebilmiş acayip yetenekli birisi. U2 gitaristi Edge ve Led Zeppelin’in gitaristi ∫ baba ile It Might Get Loud isimli gitar belgeselinde bir arada olması boşuna değil yani. Burada hem davul hem gitar çalıyori hem de vokal yapıyor.

The Kills ise 2005’te Rockistanbul Festivali’nde İstanbul’da çalmıştı. Şimdi White’ı da kollarına takıp gelseler ne iyi olurdu…

Albüm Türkiye’ye ithal edildi, raflarda yerini aldı. İlgiyi hak ediyor.

***

mew

No More Stories are Told, I’m Sorry, They Washed Away… Mew’un yeni albümünün adı çok uzun. Garip. Albümün kendisi de öyle. Bu albümü tanımlamak için kullanabileceğim kelimler şık, pop, depresif, progresif, şaşırtıcı, yaratıcı. Mew’u ilk olarak “Half the World is Watching” albümüyle tanıdım. 2000 tarihli bu albüm itiraf etmeliyim ki beni acayip şaşırtmıştı. Önce sıradan bir İskandinav (Danimarkalılar) grubu sandım. Sonra bu grubu dinlerken tahminlerde bulunmanın işe yaramadığını fark ettim. Çünkü illa ters köşeye yatıyorsunuz. Mew yeni bir grup olmamasına rağmen son iki albümde tanındı. Özellikle “And the Glass Handed Kites”taki “Special” bir çok compilation albümde yer alarak insanlara grubu tanıttı. Mew depresif, hayattaki korkular ve endişeler üzerine temalar belirleyen bir grup. Yeni albüm neşeli diyorlar ama ben aynı fikirde değilim. Babalar gibi hüzünlü bir sonbahar albümü bu. “Introducing Palace Players” albümün introdan sonraki ilk şarkısı. Beni fethetti.


mew-no_more_storiestdw_horehound_cover

Milliyet’ten…

2 Comments

  • frat turgay 30 September 2009 - 00:25 Reply

    jack white a olan inancımı kanıtlayan değerde bir albüm oldu bu benim için… belki biraz abartıyorum ama led zeppelin tadı almadım dersem yalan soylemis olurum , jack white ın çig gitar tonu white stripes da fazla ondeydi(son albumu katmadan) bana gore ve o güzellige katlanmak zor gelmisti acıkcası, bu biraz daha olgunlaşma projesi tadında olmuş beklemedigim bir zamanda yakalanmam çok daha iyi oldu ve haberimin olmasını sagladıgınız icin nekadar tesekkur etsem azdır.. iyi yayınlar,
    frat turgay

  • gipekk 17 October 2009 - 17:31 Reply

    Gitarı başkalarından öğrendiği gibi değil de kendi bildiği gibi çalan yeni nesil adamı jack white’dır,başka da yok ztn..Değerinin yeterince bilinmediğini düşünüyorum ben yine de..it might get loud’a girmeyi kesinlikle hakeden bir adamdı ama popularite olarak ne the edge ile yarışabiliyor ne de jimmy page ile.. Ben vokallerini de çok beğeniyorum açıkçası,sesini kullanışı da tıpkı gitarı tutuşu gibi kendine özgü..bir de umut sarıkaya jack white’ın briantinli saçlarını neden hala keşfedemedi diye merak ediyrm =))

  • Leave a reply