JOHNNY CASH’İN SAKLI KALMIŞ ŞARKILARINDAN BİR KUPLE: OUT AMONG THE STARS

0 Posted by - 04 April 2014 - ALBÜM, SEVDİĞİMİZ ŞEYLER

11 yıl önce hayata veda eden Johnny Cash’in daha önce işitmediğimiz şarkılarından oluşan bir albümü yayımlandı. 80’lerde kaydedilip rafa kaldırılan şarkılardan oluşan “Out Among The Stars”ın çıkışını bahane ettik, ‘siyah giyen adam’a dair hafıza tazeledik.

Siyahlar içinde bir adam sahneye çıkıyor. Gitarı sırtında. En iyi olduğu şeyi bir kez daha yapmak üzere orada; şarkıları ve sesiyle mekanı dolduranları ihya etmek üzere. Sahne ortasındaki mikrofonun başına geçiyor, gitarını afili bir hareketle önüne alıyor ve “selam” diyor, “ben Johnny Cash”.
Niye hep siyah giydiğini soranlara cevabı 1971’de yazdığı ‘Man In Black’le vermişti Cash. Çünkü, diyordu şarkıda, geçim sıkıntısı çekenler, yenilmişler, şehrin umutsuz, aç karnına yaşıyan tarafında yaşayanlar için giyiyordu. İşler iyiye gidene dek onu hiç beyaz giyerken göremeyeceğimizi söyleyerek de bitiriyordu şarkıyı.

Abide-i Country

1932’nin 22 Şubat’ında doğmuştu Amerikan müziğinin en mühim simalarından biri olacak Johnny Cash. İlk 45’lik plağını, Elvis Presley’den Jerry Lee Lewis’e o günlerin geleceği parlak pekçok genç müzisyeni gibi o da Sam Phillips’in Memphis’teki meşhur Sun Records’undan 1954’te çıkarır. İlk büyük hit’i bir yıl sonra gelir, ‘I Walk the Line’ bir numara olur. İlk uzunçalarsa 1957’de gelir. Hem günün çiçeği burnunda rock’n’roll heyecanlarını karşılayacak ‘sallanıp yuvarlanan’ şarkılar, hem country köklerinin tam takım hazır bulunmaktadır albümde.
‘Sırf ölürken izlemek için Reno’da bir adamı vurdum’ gibi dizeleri vesilesiyle ‘Folsom Prison Blues’, imza şarkılarından biri haline gelecektir kısa sürede. İlginçtir, 40 yıl sonra bambaşka bir kuşak için imza şarkısı haline gelecek ve her ne kadar bir Nine Inch Nails şarkısı olsa da Cash’in yıllanmış sesiyle yeni bir mana kazanacak ‘Hurt’te de benzer bir dize işitiriz: ‘Sırf hala hissedebiliyor muyum görmek için bugün kendime zarar verdim.’ Trenlere, Birleşik Devletler’in bir ucunu diğerine bağlayan demir ağları kateden lokomotiflerin, nasıl desek, hastasıdır Cash. Müziğinde de işitiriz o lokomotif ritmini. Sadece onu değil tabii; gospel’i, dini, Amerika’nın yerli halklarının ağıtlarını, beyaz adamın en acımasız hallerini, ve vahşi batı’yı da şarkılarıyla anlatır Cash uzun mu uzun kariyerinde.

Yeniden Doğuş

90’lar yeniden doğuşu simgeler Cash için. Göreceğini görmüş, geçireceğini geçirmiş, hüzünlü, biraz durgun ama asla yenilmiş değildir. Kerametinin Samson misali sakalından geldiğine ciddi ciddi inandıran Rick Rubin’in gözetiminde, kendi evinde gitarıyla baş başa kaydettiği “American Recordings” ve devamında gelen ‘American’ serisi iade-i itibar işlemine tabi tutmuştu country abidesini. Sevilen ‘zamansız şarkıları, kendi şarkılarını ve zamane müzisyenlerinin (Depeche Mode’dan Nick Cave’e) şarkılarını ihtiva eden seri Cash’in yıllandıkça güzelleşen derin sesine çok yakışmıştı. Aynı zaman o sesi son işittiğimiz kayıtlardı. Büyük aşkı, 35 yıllık eşi June Carter’ın 2003’te ölür. Sadece dört ay dayanabilir onsuzluğa. 12 Eylül 2003’te de Johnny Cash ayrılır buralardan kara bir trene atlayıp.

Bu yeni albüm de nereden çıktı?

Bu hafta piyasaya çıkan ‘Out Among The Stars’ bir ‘kayıp’ albüm. Kayıp derken? Sorusu akıllara gelecektir, o halde açıklamaya çalışalım.
‘Out Among The Stars’ daha önce dinleme şansına erişemediğimiz Johnny Cash kayıtlarından oluşuyor.
80’ler Cash’in kariyerinin en durgun dönemidir. Rock kültürü de pop kültürü de değişime uğruyordur. Country de nasibini alır bu değişimden. Daha pop bir tını peşine düşer plak şirketleri, prodüktörler. Cash’in albümlerinin satış rakamları da pek iç açıcı değildir. Plak şirketi değiştirmesiyle sonuçlanacak tatsız bir dönem geçirir sanatçı. İşte oğul John Carter Cash’in çabalarıyla gün yüzü görüp kulaklarımıza ulaşan “Out Among The Stars” da tam bu sıralarda yapılmış, ama piyasaya çıkmadan rafa kaldırılmış kayıtların elden geçirilip çeki düzen verilmesiyle ortaya çıkmış. Rafa kaldırılmış kayıtlar deyince öyle hemen ‘yeteri kadar iyi şarkılar değillermiş demek ki’ intibası uyanmasın. Başta ‘She Used to Love Me a Lot’ olmak üzere keyifle dinlenecek şarkılar bunlar. Johnny Cash’e saygıda kusur ettirmeyecek güzellikler.

Komşunun telefonu ile olan imtahanımı anlatıcam sizlere.Komşum çok güzel kalçalara sahip olan balık etli bir esmer hatundur.
Porno filmlerinden çıkıp gelmiş gibi bir hatundur.Elektronik eşyaları ne zaman bozulsa hemen beni arar ve yardımcı olmamı ister.
Artık sikişme çağımın geldiğini anladım.Komşumun telefonu bozuldu bir gün.Bende hemen yardımcı olmaya çalıştım ve sorununu hemen düzelttim.
Fakat aklıma bir kez sikişme arzusu saplandı.Komşumun telefonundan hemen internete girip google’dan mobil porno izle kelimesini arattım.önüme bir çok
mobil porno izleme sitesi çıktı.Herhangi birtanesine girip ana menüye geri döndüm.Telefonu kendisine verdim ve bana teşekkür etti.Aradan 2 saat geçti ve
telefonum çaldı telefonun tekrar bozulduğunu söyledi.Tekrar yanına gittim ve açık bıraktığım mobil porno izle me sitesini bana gösterdi. O anda sikim kalktı.
Komşum benim yarrağımı ağzına almaya başladı ve onun o balık etli vücudunun heryerini yalayarak daracık amcığından onu siktim. Sizlerede bu mobil porno izleme sitesi
açma taktiğini uygulamanızı öneririm.

No comments

Leave a reply