METALLICA KULİSİNDEN İZLENİMLER

0 Posted by - 09 June 2014 - ALBÜM, KONSER, RÖPORTAJ, SEVDİĞİMİZ ŞEYLER

13 Temmuz’daki İstanbul konserinde neler olacak, kulis nasıl bir yer, arkada neler oluyor. Almanya’dan Hamburg Imtech Stadı’ndaki Sonisphere festivalinden bildiriyorum
(Resimde Mastodon davulcusu Brann Dailor Rob Trujillo ile muhabbette.)

Metallica bu yılki turnesinde hayranların doğrudan konsere katılımı fikri üzerine inşa edilen “istediğiniz şarkıları çalıyoruz” tadında yeni bir uygulamaya imza atıyor, “Metallica by Request”. Şarkıları internette oyluyorsunuz, en çok istek alanlar çalınıyor. Bunlar önceden açıklanıyor. Sadece bir şarkıya o gece konser sırasında karar veriliyor. Üç şarkı arasında yapılan sms oylamasında -ki bu ekrana yansıyor konser sırasında- en fazla oylanan şarkı sonunda çalınıyor.

fotograf (5)

Arada önceden kaydedilmiş, “haydi oy verin favori şarkınızı çalalım” tadındaki mini klipleri gösteriyorlar. Konser sırasında Hetfield hadi bakalım oylama nasıl gidiyor tadında gaza getiriyor. Adeta Eurovision. Açık konuşayım bu konsepte çok ısınamadım. Konseri interaktif bir bilgisayar oyununa çevirmişler. Ama hayranlar çok eğleniyordu. Herke mutluydu. Hele hele bazı şarkıları anons etmeye sahneye çıkan hayranları görecektiniz. Türkiye’de benzer bir uygulama olacak.

fotograf (6)
(Slayer sahnede -yanda. Üstte Metallica’nın muhtemelen 80’lerden beri kullandığı case’lerden biri.)

*Konser öncesinde muhtelif James Hetfield’ler ve bir tane de Japon Kirk Hammet gördüm. Sonra anladım ki benim bulunduğum yer hayranların grupla tanışmak için beklediği yer. Kenidlerini favori Metallica üyesine benzetmişler. Sahne arkasından hepsi sırayla gidip hayranlarla buluştu. James Hetfield hariç.

*Alman Metallica hayranları konserde birbirine fena sarıyor. Ben gece boyunca bir dudak patlaması bir burun dağılması, birkaç ağız dalaşı, bir tane yumruklanarak yere düşme, bir sürü birbirine dayılanan ızbandut gibi adam gördüm. Türkiye’deki Metallica konserinde kesinlikle böyle bir şey görmedim. Türk metal seyircisi birinci sınıf. Hatırlıyorum Sonisphere’de insanlar buyrun buyrun diye birbirine yol veriyor, içecek ve yemek kuyruklarında kadınlara sıralarını ikram ediyorlardı. Hey gidi Türk metalcisi…

fotograf (4)

(Yanda: “Fade to Black” zamanı…)

*Kulis şahaneydi. Sonisphere’de çalan dört grup Ghost, Mastodon, Slayer ve Metallica üyeleri arkada hep uhabbetteydi. Hani derler ya şu kadar tır, bu kadar tır… 7-8 tır vardı sahne arkasında. Ama asıl mevzu şu; içerisi tam bir dostluk kardeşlik ortamı. Mastodon davulcusuyla Rob Trujillo muhabbet ediyor. Kirk Hammett odasından çıkıp Slayer kulisine konser öncesi başarı dilemeye gidiyor. James Hetfield bir ara dışarı çıkıp halka karıştı. Ön gruplardan biri olan Ghost’u izlemeye başladı. Mostodon davulcusuyla Metallica teknik ekibinden birinin şu konuşmasına tanık oldum: “İyi çocuklar ama bana göre değil.” Mastodon davulcusu: Ben seviyorum elemanları…”
Bir ara Mastodon’un menajeri Kirk Hammett’a Motorhead box set’ini gösteriyordu. Sonradan araştırdım. Bu sanırım Motörhead’in Rock Science Motörhead oyunu. Fiyatı 60 dolar. Merak eden internetten baksın. İki dakika sonra Kirk Hammett koltuğunun altında bu oyunla kulise girdi.
Hepsi dünya çapında dev isimler, ama kuliste herkes çocuk gibi birbirine gitarlardan, akorlardan, bahsediyor. Sanki müziğe dün başlamışlar gibi heyecanlılar.

*O kadar sert bakışlı, her yanı kas içinde dövmeli korumalar var ki göz göze gelmeye korkarsınız. Metallica çok değerli bir şey ve iyi para ediyor. Onları iyi koruduklarını söyleyebilirim.

*Konserin hemen öncesinde bir tepsi içinde karışık deniz ürünleri geldi. Özellikle Lars Ulrich’in formunu korumak için çok uğraştığı belli. Tahminimden fit görünüyor. Adam kısa boylu, zayıf mı zayıf, incecik bir vücut, kocaman bir kafa, fıldır fıldır dönen gözler. Ensesinde bile gözü var sanki her şeyi görüyor. Ama bir antipati dalgası yayılıyor o ortamlara girince.

*Kirk Hammett’ın zarif eşi o kadar zarif ki incelikten kağıt gibi uçacak neredeyse. Çocukları da turnede yanındaymış ama onları görmedik.

*Performanslarının ardından kostümleri ve boyalarıyla önümüzden geçen Ghost’taki “papa” bir ara herkesi kutsamış. Beş dakika sonra duş alıp yalınayak havlulara sarılmış olarak odalarına geçtiler.

*Ortalıkta o kadar fazla dövme var ki. Yıllık dövme kotamı doldurdum daha fazla dövmeli kol, bacaki ense kökü, sırt, bilek, boyun, baldır, bel, parmak görmek istemiyorum sanırım.

No comments

Leave a reply