Şu ara tanışmanız gereken 2 kız

0 Posted by - 30 June 2014 - ALBÜM, SEVDİĞİMİZ ŞEYLER

1) NIKKI LANE, ABD’nin Kuzey Carolina eylatinde annesinin Motown plaklarını dinleyerek büyüdü. Bir yandan da evde country dinlendiğini anlatıyor. Müziği bu ikisinin karşımı gibi biraz. Bir umut New York’a atmış zamanında kendisini ama beklediğini pek bulamamış. Tasarımcılık yapayım falan derken şarkı yapmaya başlamış. Derken yaparken dikiş tutturamamış, “ey New York yendin beni” deyip Nashville’e taşınmış ve bir vintage kıyafet dükkanı açmış. Nashville önemli bir müzik kendti ve pek çok iyi grubun da evi.
Lane’in burada The Black Keys’in beyni Dan Auerbach ile tanışması onun için bir dönüm noktası. Auerbach onun için “Şarkı söylemesini biliyor” diyor. Aslına bakarsanız bir tür country-blues Lana Del Rey’i olabilir kendisi.
“All or Nothing” Dan Auerbach prodktörlüğünde geçenlerde yayımlandı. The Black Keys müziğini seviyorsanız, şarkılarında kafasına göre takılmaktan bahseden arıza hatun kadınlardan hoşlanıyorsanız, Nikki Lane’e kulak verin. Helek ki bu Southern Gothic kafalarının tepe yaptığı günlerde… (Dan Auerbach’ın prodüktörü olduğu diğer albüm için hemen ‘masaüstünden notlar’ bölümüne ışınlanın, Lana Del Rey’in yeni albümüne göz atın.)

2) New York, Brooklyn çıkışlı synthe-pop ikilisi Chairlift’in solisti CAROLINE POLACHEK’in (Ramona Lisa) (tepedeki resimde görülüyor kendisi) solo albümü “Arcadia” laptop’ta kaydedilmiş. “Pöf bıktık bu hikayelerden “ diyeceksiniz bliyorum ama gerçek bu. İnsan yolda o kadar fazla zaman geçirince boş duramıyor tabii ve synthe-pop sularındaysanız bu o kadar da dert değil. Bir kulaklık ve bir bilgisayar yeterli. Mesala otel odalarında, bekleme salonlarında, transferler sırasında minibüslerin içinde tak kulaklığı kaydet. Yetmedi mesela uçak tuvaleti var. Hani iniş kalkışta elektronik cihazlar kapalı olsun deniyor ya. İşte o aralarda falan… Aynen böye yapmış Polachek, itiraf ediyor.
Şahsen ne zaman synthe sesi duysam 80’lere ışınlanıyorum. Bütün o gençlik filmlerinin efsane sahneleri falan gözümün önünden geçiyor. Bu albüm aynı etkiyi yarattı. Zaman zaman “kederli” zaman zaman “neşeli” melodiler. Konserine gidip coşulmaz ama kulaklıkta gittiğiniz yerde size eşlik edebilir. Yolda yapılmış, seyyar dinlenmeli.

No comments

Leave a reply