The Wall’u neden İzlemek lazım?

0 Posted by - 15 July 2013 - ALBÜM, KONSER, SEVDİĞİMİZ ŞEYLER

20130715-093843.jpg

Roger Waters’ın The Wall turnesi kapsamında 4 Ağustos’ta İstanbul’da vereceği konser, sadece bir konser değil. Waters’ın değimiyle Picasso için Guernica neyse, kendisi için de bu prodüksiyon o

Efendim Roger Waters, hatırlarsanız bir büyük yazarımızla görüşmüş, bu “muhteşem” buluşma/zirve/röportajda biz yazarımızın kitaplarını tekrardan tanıma şansına erişmiş, öte yandan Waters’ın gençliğinde Türkiye’yi gezerken Konya’da bir geneleve gittiğine dair önemli bulgulara ulaşmıştık. The Wall turnesi hakkında faydalı bilgilerle dolu bu röportaj kadar olmaz elbet, ama ben de size bir iki bilgi vermek isterim.

Bir kere bu bir Roger Waters konseri değil. Yani sadece bir konser değil bir sahne gösterisi. Roger Waters’ın üzerinde yıllarca çalıştığı ve ilk başladığı 2010’dan bu yana da ufak tefek değişikliklerle mükemmelleştirdiği bir prodüksiyon.

Waters, bir anlamda The Wall filmini kendince güncelleyerek sahneye koyuyor.

The Wall’da anlatılanlar hem çok şahsi hem de çok geneldir. Çocukluktan, aileden, aile kurumundan, savaştan, kapitalist sistemden, siyasetin yozlaşmasından eğitim sistemine kadar her şeyi didikler eleştirir The Wall. O bakımdan da hiç güncelliğini yitirmez. Savaş desen her dakika savaş var. İnsanlar her dakika ölüyor, siyaset çoğu zaman yoz, eğitim hep sorunlu, birileri birilerini kendi bildiği istediği gibi yaşamaya zorluyor her zaman ve dünyanın her yerinde. Yani tarih bizi yanıltmıyor. Bu bakımdan The Wall’da kah Irak, kah Gazze, kah Güney Amerika, kah Uzakdoğu, işin içine giriyor. Nerede bir sıkıntı ve hak mücadelesi varsa Waters illa ona değiniyor ve bir şarkıda ona gönderme yapıyor.

Şimdi diyeceksiniz ki Gezi olayları da bu tabloda olacak mı? Bunun yanıtını bulmak için Waters’ın 4 Haziran tarihli Gezi açıklamasına bakalım:

“Ne zaman bir adam ya da kadın, ya da bir çocuk sokağa çıksa ve kendi geleceğine yön vermek için, demokrasi için, özgürlük için insan haklarını savunsa, dünyanın geri kalanı ona borçlanır. Su ateşinin karşısında, gaz bulutunun içinde sizinle fiziksel olarak bir arada değiliz, ama kalbimiz sizinle. Direnişinizi alkışlıyoruz, çünkü biliyoruz ki kolay değil. Büyük ülkeniz batıyla doğu arasında bir geçit. İstanbul uygarlık tarihinde efsane. Direnişiniz hepimiz için bir dönüm noktası olabilir, bizi karanlık çağlardan döndürebilir.”

Bence Waters bir noktada değinecek Gezi ruhuna. Bu arada açıklamanın ilk cümlesini tekrar okuyun. Nasıl tüyleriniz diken diken oluyorsa işte o gece de öyle olacak hislerimiz konserde.

Waters etik açıdan o kadar sağlam bir yerde duruyor ki, “dış mihrak bunlar”cıları da işlevsizleştiriyor. Sanatçıların Gazze’ye abluka uygulayan İsrail’i boykot etmesi için çağrı yapan, Gazze’de konser vererek duvarı yıkılmasına dikkat çekmek için yıllardır uğraşan biri Waters. Bu anlamda konserin bir ayin ya da dev bir protesto gösterisi gibi geçeceğini söyleyebiliriz.

Şu ana kadar pek çok dev prodüksiyon/konser izledik. The Wall, içinde taş vücutlu dansçıların olduğu ve genellikle cinsellik pompalanan standart Amerikan şovlarından farklı. Burada teknoloji ve bütçe iyi müzik, şahane filmler ve animasyonlar, dev gibi bir duvar için bir araya geliyor. Bütün bunlar ustaca The Wall çatısı altında bir bütünlük oluşturacak şekilde tasarlanmış.

Waters şöyle diyor: “The Wall orta yaşlı aksi bir adamın bunalımlarından doğdu. Yıllar sonra onu daha politik ve evrensel mesajlar içeren bir hale getirmeye çalıştım. The Wall artık beni dünyadan ayıran duvara dair değil, insanları biribirinden ayıran duvarlara dair bir gösteri.”

Bizi ayıran duvarlar yıkılır mı, yıkılırsa altında kimler kalır, duvarsız hayat mümkün mü? Bunlar iddialı sorular. Yanıtlarını The Wall konserinde bulamayabiliriz ama kafamızda bir ışık yanabilir belki. O zamana kadar duvarsız bir dünya özlemekten ve bunun için uğraşmaktan başka çaremiz var mı? Dedim ya The Wall turnesi bir Roger Waters konseri değil. Hep birlikte izleyip göreceğiz zaten.

1 Comment

  • merve 15 July 2013 - 11:18 Reply

    avcılık yapamadığı için ülkesini değiştirdiğini duymuştum ? dış mihakçılar bunu umursar mı bilmem ama hiç etik değil.

  • Leave a reply