Yeni Avicii albümü “TIM” hakkında

0 Posted by - 20 June 2019 - ALBÜM, KÖŞE YAZISI

İsveçli prodüktör ve besteci Avicii (Tim Bergling) geçen yıl 28 yaşında hayatını kaybetmişti. Yarım kalan albümü, sıkça birlikte çalıştığı isimlerin de desteğiyle “TIM” adıyla yayınlandı.

Avicii’nin yeni albümü yaza girerken piyasaya çıktı ve muhtemelen yılın en fazla çalınan dans/pop albümlerinden biri olacak. Avicii’nin müzik yaptığı alanı tanımlamak için EDM (Elctronic Dance Music) daha uygun bir tanım olabilir ama bugün artık EDM, rap, R&B ya da rock sadece birer isimden ibaret. Bütün alt türler büyük ana akım pop sistemini destekleyecek şekilde evrilmiş durumdalar. O yüzden Avicii’nin albümüne bir EDM değil genel anlamda pop albüm olarak bakmak daha doğru.

Avicii geçen yıl 29 yaşında Umman’da bir otel odasında ölü bulundu. Kesin olmamakla birlikte intihar ettiğine inanılıyor. Alkol sorunu olduğu biliniyordu. Ayrıca akut pankreatit teşhisi konmuştu. Bu hastalık çok şiddetli karın ağrılarına ve mide bulantısına neden oluyordu. Avicii çok genç, yetenekli, zengin ve ünlü olmasına rağmen bu ve pek çok başka nedenden hayli kalitesiz bir hayat yaşıyordu.

Onunla birlikte çalışanlar kayıtlar sırasında ne kadar titiz olduğundan bahsediyor. Bir başka açıdan baktığınızda stüdyodan çıkmadan devamlı çalışan, kötü beslenen, gece hayatına kendini bırakmış, doğru dürüst uyumayan ve devamlı turnede olan biri. 20’li yaşlarda genç ve sağlıklı bir bünyenin dahi kaldıramayacağı zor bir hayat bu.

Ölümünden önce yayınlanan “Avicii: True Stories” adlı Netflix belgeselinde hayatına dair bilgiler var. Turneler ve gece hayatı onu ufak ufak bitiriyor. Uluslararası üne kavuştuğu 2011’den 2019’daki fotoğraflarını tarayarak dahi ondaki olumsuz değişimi gözlemlemek mümkün. Onun durumunda ve konumunda olan herkes elbette onun yaşadıklarını yaşamıyor. Ancak genç yaşta şöhret ve para dikkatle yönetilmesi gereken bir durum.

2016’daki son turnesinden sonra Bergling zamanının büyük kısmını seyahatlerde ve stüdyoda geçiriyordu. Ibiza’daki son performansının ardından tamamen yeni şarkılar yapmaya kapandığını biliyoruz. Bu dönemde Universal Müzik İsveç ile anlaştı ve üçüncü albüm için geriye sayım başlamış oldu. Avicii her ne kadar sahalara veda etmiş olsa da ölümünün ardından yeniden DJ’liye döneceğini söylediğine dair haberler çıkmıştı. Yani planlar yapıyordu. Ailesinin açıklamasına göre Avicii kendini yaptığı işin stresinden kurtarmak amacıyla dünyayı geziyor huzur arıyordu. Ailesinin açıklamasından intihar sonucu çıkaranlar oldu. Ardından basında bu yönde haberler çıktı. Resmi olarak herhangi bir açıklama yapılmasa da bugün intihar ettiği biliniyor.


“TIM” albümüne gelirsek. Avicii’nin ölmeden önceki iki yıllık sürede yaptığı kayıtlardan yola çıkıldı. Yüzde 80’inin tamam olduğu kalan kısmının onunla yakın çalışan müzisyenlerin katılımıyla tamamlandığı belirtiliyor. Ancak elbette bu hikayeye inanıp inanmamak dinleyiciye kalmış.

Avicii, herkesin çalışmak için can attığı bir isimdi. İsterseniz Chris Martin gibi zaten milyonlar satan bir grubunuz olsun (Coldplay), ister Nile Rodgers gibi tecrübeli bir müzik erbabı olun onunla çalıştığınızda değeriniz ortaya çıkıyordu. Veya başka bir deyişle o sizden bambaşka birşey üretebiliyordu. Çok basit ve formül işi gibi görünse de (ki öyleler) Avicii’nin hit’leri insanın aklını derhal çeliyor. Dile hızla takılan, zihni ele geçiren basit melodik yapılar, güçlü vokaller tarafından seslendiriliyor. Her şarkısının dur kalkları çok başarılı. Heyecanı hızla yükselten, sizi usul usul nakarata taşıyan ustaca hazırlanmış ara bölümlerle dolu şarkıları. Ve ebette nakarat, yüksekten akan bir şelale gibi. Üzerine binip siz de onunla birlikte aşağı kayıyorsunuz. Bu şelale bazen basit bir melodi, bazen çılgın bir drum altyapısı, bazen bir piyano, bazen de dramatik bir vokal olabiliyor. Bu tarif çok klasik kaçabilir ama bunu hakkıyla yapmak önemli. Avicii bunu becerebilenlerdendi. Popun baştan çıkarıcı sığlığını rahat tiril tiril bir gömlek gibi siz fark etmeden giydiriyordu size.

Yeni albümde bu karakterde 12 adet şarkı var. Hepsi bu anlattığım kadar başarılı değil tabii. Ama aralarında Chris Martin’li “Heaven”, Aloe Blacc’li “SOS”, Joe Janiak’lı “Bad Reputation” dikkat çekenler. “Tough Love”daki arabesk ezgiler ve şarkının tamamına yayılan bu doğulu melodik yapı dikkat çekecektir. Imagine Dragons’lı “Heart Upon My Sleeve” Avicii usulü dramatik vokalli bir şarkı. Albümdeki şarkıların henüz bitmemiş gibi durduğu yönünde yorumları manasız buluyorum. Avicii’nin her şarkısı onlarca yüzlerce kez remikslendi bugüne kadar. Avicii’nin yarım bıraktığı işi bir sürü yetenekli prodüktör ve DJ tamamlayabilir. Avicii’ye ters bir durum da olmaz bu.

Albümün gelirinin intihar ve depresyon gibi önemli sorunlarla mücadele etmek amacıyla aile tarafından kurulan Tim Bergling Vakfına gideceğini belirtti. Anlamlı bir çaba. Sıradan bir Avicii albümü ama sezonun en fazla ilgi çekecek dans/pop çalışmalarında biri gözüyle bakabiliriz. Sıradanlık elbette rahmetlinin sorumluluğu değil. Dinleyip iyi vakit geçirmeye bakmak en iyisi…

Mehmet Tez, Milliyet

No comments

Leave a reply