NİHAT KAPTAN

0 Posted by - 21 July 2015 - ÇEVRE, KÖŞE YAZISI

mtezBozburunlu Nihat Kaptan 77 yaşında. Yarı yaşındayız ama hepimizden düzgün bir fiziğe sahip, güçlü kuvvetli, diri bir adam. Zeynep Su adlı 12-13 metrelik mütevazı teknesine tek başına hakim.

Bir koya yanaşırken, bir iskeleye aborda olurken, demir atarken hep tecrübe konuşuyor. Telaşsız, ne yaptığını bilen hareketlerle teknesine her istediğini yaptırabiliyor, karşılıklı konuşuyorlar sanki.

Bozburun, Marmaris, Datça, Simi sahillerini ezbere biliyor. Hangi burnu dönerken hangi kayanın yanından geçmek lazım, hangi sığlığın neresinden geçilir, hangi yamacın altından geçilir, hangisi açık alınır, dalga nerede olur, rüzgâr günün hangi saati nereden eser çok iyi biliyor. Hayatta kalmak için bilmeniz gereken şeyler bunlar. Derste değil yaşayarak öğreniyorsunuz bunları.

Nihat Kaptan suyun üstünü bildiği gibi suyun altını da iyi biliyor. 50’lerde, 60’larda süngercilik yaptığından denizin 50-80 metre altında taban nasıl, nerede kayalar var, nereleri balık yuvası, nerede sünger bulunur, nerede batık var hepsini tek tek anlatıyor. Durmadan soruyoruz, sabırla bildiklerini paylaşıyor. Anlattıkça ben öğrenmeye susamış bir şekilde dinliyorum, o da ilgili birilerini buldu diye belki de için için sevinerek konuşuyor.

Nihat Kaptan artık Bozburun Marmaris civarında balık kalmadığını da çok iyi biliyor. Yazın nasıl özel tekneler koyları denizleri işgal ediyorsa, kışın da trol tekneleri buraları altüst ediyor. Tek bir yuva, tek bir balık yok. Zar zor sağ kalanlar da saklanıyorlar. “Yazın balık nazlı olur” demesi ondan. Kışın daha bol sayıları ama bolluk bugün eski anlamından çok uzak.

“Bu kadar kalabalığa nasıl balık yetişsin; Bodrum’dan, İzmir’den balık geliyor artık Marmaris’e” diyor üzülerek.
Karşımız Simi Adası. Onun arka tarafında balık boldur diyor. Onlar daha iyi koruyorlar.

Şahane bir gün, masmavi bir deniz, püfür püfür esiyor ama kendi kendime soruyorum: Neden? Neden iki mil ötede balık bol? Neden bizim denizlerimiz çölleşmiş? Neden denizlerimiz artık temiz değil?

Her yaz daha az balık, her yaz daha kirli denizler. Issız sandığın bir koya gidiyorsun, gözlükle suyun altına bakıyorsun, çöplük gibi yapmışız denizin dibini. Elimize ne geçtiyse atmışız.

Peki, bu kirliliğe karşı ne yapıyoruz? Temizlemeye çalışıyor muyuz mesela?
“Hayır” dedi Nihat Kaptan. Çöp vergisi saldılar teknelere.”

Yani parasını veriyorsan kirletebilirsin. Bizim bulduğumuz çözüm bu.

Türkiye’de görünen, her gün manşetlerde okuduğunuz, yazarların durmadan yorumladığı bir rutin gündem var. Ama bir de böyle bir gündem var. Hangisi gerçek gündem? Denizleri, doğası kirli, balıksız, yaban hayatı kurumuş, ormansız, ağaçsız, bereketsiz bir ülkenin koalisyonu kimin umurunda ki?

Mehmet Tez – Milliyet

(Not: Kapak fotoğrafı temsilidir.)

No comments

Leave a reply