İZLENİM // Rihanna iyi, Kuruçeşme Arena kötü!

0 Posted by - 05 June 2010 - KONSER
screen-shot-2010-06-05-at-114634-am

Rihanna için "pek iyi değildi" diyen de var ya. En çok ona şaşırıyorum. Daha iyi ne oldu son zamanlarda biri hatırlatsa ya...

Rihanna süperdi ama Kuruçeşme Arena büyüyü fena bozdu. Buraya girmek zor, çıkmak zor, içeride dolaşmak eziyet. Müziğin sesi kısık. Şikayetten korkuyorsanız neden burası konser alanı? Şikayetten korkmuyorsanız ses neden kokteyl tadında?
Rihanna sahnede ama duymak için kulaklık lazım. Açık da olsa ses dağılıyor gidiyor, akustik diye bir şey yok. Neresinden tutsanız elinizde kalıyor. İstanbullular bu eziyeti bütün yaz çekecek maalesef. “Boğaz’ın yanında şahane manzara” sizin olsun, biz doğru dürüst konser izlemek istiyoruz.
Peki konser kötü müydü? Hayır. İyi bir şov izlemeye ve müzik dinlemeye gelenler ortama rağmen aradığını buldu. Bir iki memnuniyetsiz dışında herkesin keyfi yerindeydi.

İstanbul konseri daha sadeydi

Rihanna konseri Londra’da O2 Arena’da izlediğimden daha sadeydi. Bunun nedeni sahnedeki imkanlar. Aslında şov için farklı bütçelere farklı imkanlar sunuluyor. Buradaki organizatörler için bu konseri gerçekleştirmek ancak böyle mümkün olmuş. Ama bu performansı etkilemedi.
Rihanna çok sempatikti. Seyirciyle iletişim kurmak için çok zorlanmadı. Ara ara gitaristi, eski Extreme elemanı Nuno Bettencourt’u öne çıkardı, onun attığı sololarda ‘head bang’ yaptı. Rock Rihanna’ya yakıştı.
Bir ara boynunda gitarla bayağı iyi görünüyordu Rihanna. Ama çalmadı, bu şovun bir parçasıydı. Buna karşılık davul çaldı Rihanna.
Alanda bulunan iki lounge alanının (Garanti ve Turkcell) kapısında içeri girmek için kardeş kardeşi vuruyordu. Sanırsın zombilerin istila ettiği şehirden kalkan son uçaklara kapağı atmaya çalışıyor millet. Lounge dediğin genelde davetlilerin bulunduğu, konserin havasına
pek giremediğin ama içecek almak için para ödemediğin, kuyruğa girmediğin yer. Sahne daha iyi görünmüyor, ses de daha iyi gelmiyor. Bilmem
değer mi?

Eski günleri hatırladık
Turkcell Kuruçeşme Arena’da Turkcell’in çekmemesi herhalde trajikomik bir olay. Türkiye’de her yerde
çekiyoruz diye övünen bir kuruluşa abone olanlar İstanbul’un göbeğinde birkaç bin kişilik bir kalabalık oluşunca konuşamıyorsa neyin reklamını yapıyorsunuz ki?
Cep telefonu olmadan önce ne yapıyormuşuz nasıl buluşuyormuşuz. Eski günleri hatırladık konseri izlerken. El-kol işareti, altncı his, içgüdü de bir yere kadar. Yanındakinin kolunu bıraktın mı geçmiş olsun.
Genellikle buradaki konserlerde ön taraftakiler havaya girebiliyor arkadakiler köfte kuyruğuna giriyor ya da kendi kafasına göre öbek öbek gruplaşıp muhabbet ediyor. Bu defa böyle olmadı. En azından herkesin yüzü sahneye dönüktü.       Yetersiz sese rağmen ilginin yüksek olduğunu söyleyebilirim.

Enerjiyi yüksek tuttu
Konser boyunca telefon kameraları kapanmadı (en azından o işe yaradı telefonlar). Rihanna enerjiyi hep dorukta  tuttu. ‘Please Don’t Stop the Music’ ve ‘Rude Boy’ gibi şarkılarda eller havaya takıldı millet. Son şarkı ‘Umbrella’ydı ve küt diye bitti. Ardından bis falan da yapmadı. Hemen ışıklar yandı kasetten ‘What a Wonderful World’ girdi, görevliler sahneye çıktı. Bunun anlamı şu: Güle güle.
Elleri Blackberry’li, iPhone’lu yarı kokoş bir 90’lı-95’li bir kuşak var. Hepsi oradaydı. Ve Rihanna şarkılarını ezbere söyleyenler onlardı.
Burada gördüğüm en kalabalık iki konser Roger Waters ve Santana’ydı. Bu da fena değildi o açıdan. 15 bin kişi olduğunu tahmin ediyorum.
Şunu anladım: Bacakları 100 metreden fark edilen, şahane sesi olan bir solistiniz varsa sırtınız yere gelmez. Sahnede gördüğüm manzara buydu.

2 Comments

  • leonartkohen 05 June 2010 - 17:25 Reply

    bu kuruçeşme arena olayının başlı başına bi başlıkta incelenmesini talep ediyorum.nerden başlasama onu bilemiyorum.mesela zaten az olan sesin denizde kaybolması mı, soldaki duvardan sekmesi mi yoksa arka alanda beton zeminin çukurlaşması mı ?

  • tümay 13 June 2010 - 21:19 Reply

    arkadaşlarım gitmeyi teklif ettiğinde, yok şahsen pek tanımıyorum, o kadar para vermiyim dedim ve ilahi bir tesadüfle aynı gün rihanna yazınızı okudum. Sonra iş yerinde çaktırmadan bir kaç şarkısını dinledim ve gittim. Giderken tedbirli bir insan olarak konser sonrasında yaptığım yatırımın hesabını sormak adına gözlerim sizi aramadı değil, özellikle teknede (ne de olsa yaz uzun burda bir sürü konser var, benicassim var). Neyse ki çok güzeldi, her anlamda. Saçımı rihanna gibi kestirmeyi düşünüyorum (ama umbrella zamanları gibi). Neyse çok uzattım bu konuda kitleleri peşinizden sürüklüyorsunuz, benim saydığım 6 kişi var, onların akrabaları, arkadaşları vs. eğer kötü olsaydı ‘en kalbi’ duygularla yazdığınız yazı başınıza iş açabilirdi 🙂

  • Leave a reply