KRONOS QUARTET BÜYÜLEDİ: YOĞUN, KATMANLI, DENEYSEL VE KENDİNE HAS

0 Posted by - 19 November 2014 - KONSER

Kronos Quartet 40 yılı aşkın süredir çağdaş müzik adına öncü deneyimler sunan, bu üretkenliği sahneye hakkıyla taşıyan bir ekip. Ustalık alanı keman olan David Harrington tarafından kurulan yaylı grubu, zaman içerisinde kadrosunda değişiklikler yaşadı. Grubun geldiği nihai form, kemanda David Harrington ve John Sherba, viyolada Hank Dutt ile çelloda Sunny Yang’dan oluşuyor. Grup sahne performanslarında yaylıları bir kenara bırakıp, vurmalı enstrüman da çalıyor, akustik müzikle elektronikleri bir araya getiren yeni nesil çağdaş müzik ekipmanları da.

Yoğun, katmanlı, deneysel ve kendine has bir müzik vizyonu var Kronos Quartet’in. Çağdaş müziğin öncü bestekarlarından John Cage, Steve Reich, Arvo Pärt, Terry Riley, Henryk Górecki gibi isimlerin bestelerini yorumlayan ekip için şu ana kadar 750 eser bestelendi. Sıklıkla minimalist bestecilerle dirsek teması kuran grup, tanınmış isimlerin yanı sıra İran, Arjantin, Kanada, Afganistan ve Azerbaycan’dan birçok yerel sanatçıyla da işbirliği içine girdi. Grup 2009 çıkışlı albümü “Floodplain”de Tanburi Cemil Bey’in “Nihavent Sirto”sunu yorumladı.

Kronos Quartet, 10 yıl aradan sonra İstanbul seyircisi ile buluşmak üzere Cemal Reşit Rey sahnesindeydi. Yaptıkları işe hakim olduklarını sahneye ayak bastıkları ilk an hissediyorsunuz. Dünyanın en tanınmış çağdaş müzik topluluğu olarak nam salmaları boşuna değil. Dörtlü sahneye adımını attığında zarifçe seyirici selamlayıp yerlerine kuruldu. Eletkro-akustik kurgulanmış, Suriye, Türkiye, Filistin, Amerika, Kanada, Yugoslavya ve Ermenistan çıkışlı besteler dinledik.

İlk performans Suriyeli müzisyen Omar Souleyman’a ait, “La Sidounak Sayyada” isimli şarkı idi. Kronos, şarkıyı Jacob Garchik tedrisatından geçmiş düzenlemesiyle çaldı. Elektronik müzik ekipmanlarından verilen ritme, performansın sonuna doğru Hank Dutt viyolasını bir kenara bırakıp minik bir darbuka ile eşlik etti. Grup soluk almaksızın ikinci şarkıya Tanburi Cemil Bey’in “Eviç Taksim”ine girişti. Tanburi Cemil Bey’in makamları Stephen Prutsman tarafından yeniden düzenlenmiş.

İki şarkının ardından David Harrington mikrofonu eline aldı. Çaldıkları ilk iki şarkıyı ve sıradaki eseri tanıttı. Filistinli ekip Ramallah Undergroud’ın “Tashweesh”i Jacob Garchik’in düzenlemesiyle icra edildi. Şarkıya yapılan düzenleme, hem performansın geneline hakim olan Anadolu ve Orta Doğu ezgilerini içeriyordu hem de Ramallah’ın trip-hop ritmlerini hissettiren bir dinamiğe sahipti.

Konserin Orta Doğu seslerinden nispeten uzaklaşan üç eseri peşi sıra çalındı. Önce Kanadalı besteci Nicole Lizée’nin “Death To Kosmiche”sini dinledik. Şarkı, Alman krautrock’unun var ettiği kosmsiche türünün soğuk yüzüne ayna tutulan bir çalışma. Kanadalı Nicole Lizée’yi Amerikalı iki dev besteci Terry Riley ve Steve Reich’in eserleri takip etti.

Minimalizmin efendisi Terry Riley’nin “Salome Dances For Peace”inden “The Gift” ve Steve Reich’ten “WTC 9/11”ı dinledik. İsminden anlaşılacağı üzere, Steve Reich’in 11 Eylül saldırısı üzerine hazırladığı bir beste bu. Konuşmaların ve açık kalan telefon tonuna benzer bir sesin sürekli eşlik ettiği eser, saldırı anının karanlık ve kaotik duygusunu içinize işliyor.

Steve Reich’in etkileyici bestesinin ardından 15 dakikalık bir ara verildi. Aranın sonunda grup tekrar karşımızdaydı, bu kez Amerika’da yaşayan İranlı besteci Sahba Aminikia’nın “Tar O Pood”unu sahneye taşıdılar. Fars sedalarının arasında Farsça konuşan bir kadının konuşmaları eşlik ediyordu şarkıya.

Konserin resmi kapanış şarkısı ise, “…hold me, neighbor, in this storm…” isimli Aleksandra Vrebalov bestesiydi. Yugoslav bestecinin bu eseri, İkinci Dünya Savaşı’yla Sırplar ve Arnavutların birbirine düşüşü çevresinde, Balkanların yüzyıllardır etnik kavgalara tanıklık etmiş ortak hafızasını, atalarının geçmişini göz önüne alarak hazırladığı bir çalışması.

Kronos Quartet, kapanış şarkısının ardından alkışlarla uğurlandı ve alkışlar kesilmeden geri döndü. İki şarkı daha çalan dörtlü, salonu dolduran herkesi büyülemiş olmalı ki sahneden ayrıldıkları her defa ayakta alkışlandılar dakikalarca.

**
Grubun 40. yıl performansını kapsamlı bir anlatımla şu ilişimden izleyebilirsiniz.

FacebookFlipboardShare/Bookmark

No comments

Leave a reply