Şu ara yurtdışına çıkmak için 10 iyi neden!

0 Posted by - 31 October 2011 - KONSER, LİSTE

30mlpaz-meh1
Vizesi, köşede üç kuruş yol parası ve kendisine uyacak bir-iki tanıdığı olan müzikseverlere önümüzdeki aylar bakın nasıl fırsatlar sunuyor…

2 gece 3 gün Amsterdam: Müzeye gezmeye gitmiyoruz…” Bir ara bu tip sloganlar işe yarıyordu. Turun çok ‘cool’ olduğu vurgulanmaya çalışılıyordu. Ve satışı artırmak hedefleniyordu tabii. “Müze gezmek yaşlı işi ve çok sıkıcı. Biz eğlence mekanlarına, alışverişe ya da coffee shop’a gideceğiz” demenin farklı bir şekli…
Daha sonra alışveriş turları moda oldu. Bir grup kadın toplanıyor, uçaktan iner inmez doğru outlet’e. Şehre bile gitmeden geri dönüyor, sonra da yakınlarınıza “Hafta sonu Milano’daydım şekerim” diyordunuz. Tabii onlar sizin Milano’nun Bağcılar’ında elde torbalarla koşturduğunuzu bilmiyorlardı.
Benim size önerim, güzel bir konser izlemeye gidin yurtdışına. Bakın hâlâ biletleri tükenmemiş ama her an tükenebilecek 10 tane konser seçtim. Bayramda yurtdışına gidip her yerde tanıdık göreceğinize bekleyin, bayramdan sonra daha güzel her yer.

Explosions in the Sky
10 Kasım, Theaterfabri-Münih, 23 avro
Uçakla iki saatte oradasınız. Ucuz bilet de bulunuyor artık. Şehir biraz soğuk olur bu mevsimde ama siz içinizi ısıtacak bir şeyler bulursunuz bence. Bir kafeye girin, binbir çeşit biradan tadın, ne bileyim birbirinize sokulun. Explosions in the Sky’ın müziği yeter.

Foo Fighters
16 Kasım, TD Garden-Boston, 78 dolar
Tamam, diyeceksiniz ki “İki günlüğüne okyanus mu geçilir?” Bazen geçilir gerçi ama konu bu değil. Bakın nasıl yapacaksınız: Hemen en ucuz bileti alın. New York’ta bir tanıdık bulun (her Türkün New York’ta bir tanıdığı vardır!). Evine iki günlüğüne çökün. Oradan Boston’a konsere. Dönüşte de iki gün. Sonra uçağa binip uyuyorsunuz, İstanbul’da uyanıyorsunuz. Bu.

Girls
14 Kasım, Spielbudenplatz-Hamburg, 15 avro
Hamburg dediğiniz, uçakla bir yemek üzeri şekerleme kadar mesafe. Fatih Akın’ın memleketi. St. Pauli var, plakçılar var. Girls’ü izlemek de cabası.

The Kills
25 Kasım, Paradiso Grote Saal-Amsterdam, 20 avro
Önce müzeye gidin, ilkellik yapmayın. Tercihen Van Gogh müzesine. Bütün gün gezin takılın, 100 metre ilerisinde de Rijks Museum var. İnsanlığın yarattığı en güzel şeylerden bazılarıyla tanışın orada. Sonra bir şeyler yemeye, ardından serbest zaman, takılın kafanıza göre. Akşam dokuz civarı The Kills ile coşmaca.

Fleet Foxes
27 Kasım, Auditori-Barselona, 28 avro
Seattle’ın bağrından çıkıp Barselona’ya geliyorlar. Folk gitarlar, üst üste binen vokaller, naif melodiler… Oralara kadar gidip görmeye değer. Hem bu mevsimde Barselona ılıman. Güzel tapas’çılara uğrayın, bir Rioja şarabı açtırın, benim için de bir kadeh içersiniz artık.

Das Racist
12 Aralık, Festsaal -Berlin, 15.35 avro
Son dönemin en ilginç hip hop gruplarından biri Das Racist. Berlin konserleri hem de ‘bizim’ mahalledeymiş, Türk mahallesi Kreuzberg’de. Lahmacunu sardırır, ayranımı alır, yürüye yürüye giderim bu konsere ben. 12 Aralık Pazartesi gününe geliyor. ‘Long weekend’ yapacaksınız yani, ona göre işinizi ayarlayın.

Metronomy
7 Aralık, Wah Wah Club-Venedik
Bilet fiyatı belli değil, çünkü haftaya satışa çıkıyor. Metronomy indie aleminde şu ara yeni albümü “The English Riviera” ile çok konuşuluyor. Uzunca zamandır turnedeler. Neden olmasın?

The Black Keys
27 Ocak, Sporthalle-Hamburg, 36.45 avro
Uzun zamandır “Yanıma almadan çıkmam abi” dediğim üç-dört gruptan biri. Yeni nesil adamların eski usül bir kafayla (punk’ı falan karıştırmadan) blues ve rock yapması beni heyecanlandırıyor. Bunun için bir cuma günü buz gibi Hamburg’a gider miyim? Sıkı giyinir, giderim.

Arctic Monkeys
27-28 Ocak, Palacio de Deportes -Madrid , 35 avro
Londra’daki konserlerine bilet yok. Ama zaten gidecek olsam Madrid’i Londra’ya tercih ederim. Gitmişken
Museo Prada’ya gider, takılırım. Şehrin eski mahallelerinde turlar, kendime yemek yiyecek bir yerler ararım. Daha ne olsun.

Noel Gallagher’s High Flying Bird
13 Şubat, MEN Arena, Manchester, 40.50 66.75 pound
Noel Gallagher’ı yeni grubuyla memleketi Manchester’da izlemek. Bu konsere gitmeyi kafaya takmış biri olsam önce 24 Hour Party People’ı izler, oradaki her yeri ezberlemeye çalışırdım. Ve tabii Oasis’ten başlayarak Gallagher kardeşler diskografisine şöyle bir dalardım balıklama.

3 Comments

  • Serap ŞAHİN 31 October 2011 - 13:58 Reply

    fotoğraftaki adamdan sonra aman diyorum.

  • z 31 October 2011 - 23:07 Reply

    Explosions in the Sky dinlemeyi o kadar çok isterdim ki.Ama bu imkansız.

  • bıdı bıdı 01 November 2011 - 00:03 Reply

    “aman tanrım kaçmaz” diyosun sanırım

  • Leave a reply