“Yaza damgasını vuracak” şarkılar…

0 Posted by - 13 June 2011 - O OLDU BU OLDU

20110613-093720.jpg

Bir sürü albüm çıkıyor ama biz hep aynı şarkıyı dinliyor gibiyiz: “Yaza damgasını vuracak” şarkısı. Oysa biz damga mamga istemiyoruz ki, şarkılar iyi olsun, damga olmasa da olur…

Nazan Öncel’in yeni albümü “Hayvan!”ı dinliyorum. “Beğenmedim” gibi basit bir yorumda bulunacak değilim. Elbette ki Nazan Öncel yazdığı şarkılarla kendini kanıtlamış bir sanatçı. Elbette ilgi çekici sözleri, hoş melodileri olan pop şarkıların bulunduğu bir albüm yapmış. Ve elbette onu sevenler yine dinleyip beğenecekler şarkılarını.
Sezen Aksu’nun albümü gibi Öncel’in albümü de iyi bir ekiple hazırlanmış. Buna kötü denmez, olmamış denmez.
Önceden kestirilebilir bir hali var. Heyecansız, sürprizsiz, formül endişesine yenik düşmüş, “Yaza damgamı vurayım” endişesiyle bazı noktaları ıskalamış…
İşte bunlar söylenebilir.
Çünkü büyük isimler söz konusu olunca benim beklentim ister istemez yüksek oluyor. Bu isimler tarzlarıyla pop iklimini etkiliyorsa, büyük kitleler tarafından dinleniyorsa, yapacakları iş de çok çok iyi olmalı. İnanılmaz olmalı, öncü olmalı, insanları peşinden sürüklemeli. Kraliçe olmak kolay değil.
“Bebek Sevgilim”, “Bebişim”, “Çirkin Olsun Benim Olsun”… Bunlar hep isimlerinden de anlayacağınız gibi “Yaza damgamı vurayım” diye bağıran şarkılar.
Bu albümün tanıtımı “Nazan Öncel, Axl Rose’un gitarını çaldı” şeklinde yapıldı. Nazan Öncel’in içinde bir gıdım gitar olmayan albümünün tanıtımını “Axl Rose’un gitarı bende” diye yapmaya ihtiyacı yok ki. “İçinde gitar sesi duyulmayan bir şarkıda Axl Rose’un gitarını çalsan ne olur, çalmasan ne olur?” diye sorma ihtiyacı doğar o zaman bize…
Bu tanıtım fikri kendisine değil ekibinden birine ait herhalde. Neyse olur böyle şeyler diyelim, geçelim.
Sözüm Nazan Öncel’e değil. İsyanım genel olarak “formüle dayalı” anlayışa.
Herkes yaza damgasını vurmak istiyor. Halbuki biz dinleyici olarak damga falan beklemiyoruz ki. Yaza damgasını vursun vurmasın, bize ne?
Biz güzel, derdimize derman olan, bizi kafalamaya çalışmayan, müzik zevkimizi ve zekamızı küçümsemeyen şarkılar dinlemek istiyoruz. Arada bir de değişik bir şey bekliyoruz. Damga gerekiyorsa biz şarkıları severek dinleyerek kendi kendimize mırıldanarak o damgayı vururuz zaten.
Ama ben etrafa bakınca bir sürü “Al sana tam damgalık şarkı” görüyorum.
“Millet bunu sever” kısmını da anlamıyor değilim. Herkes dinlensin sevilsin diye şarkı yapacak elbette ama bütün şarkılar aynı, bütün sözler aynı, bütün ritimler aynı, bütün düzenlemeler aynı, bütün vokaller aynı, bütün albüm
kapakları aynı, bütün fotoşoplu çekimler aynı. Sormadan edemiyorum.
Müziğin bittiği yere mi geldik?
Bu mudur? Toplanıp gidelim mi yani cümleten?

2 Comments

  • hkky 13 June 2011 - 09:56 Reply

    Bazı yazılarını çok beğeniyorum, saldıranlar oluyordur elbette, ama Nazan Öncel’den başlayıp geldiğin noktadaki yazını çok beğendim. Oyum sanadır.

  • haluk 13 June 2011 - 14:39 Reply

    türkiyede pop müzik bence tarkanın dudu albümünden sonra bitti. ondan sonra adamakıllı kaliteli pop albümü yapılmadığını düşünüyorum. alternatif pop sayılabilecek nil karaibrahimgil ve göksel gibi istinaslar da var. hafif rock, poprock gruplarının çağına girildi ondan sonra hala da devam ediyor. nazal öncel dinlemek için hele ki içinde gitar olan bi şarkısını dinlemek için gidelim gidelim buralardan dinleyelim dinletelim.

  • Leave a reply