2016’da takibe almanız gereken 5 grup

0 Posted by - 08 December 2015 - O OLDU BU OLDU

2015’in son ayındayız ve gözümüzü yeni yıla çevirdik bile. 2016’da en iyi çıkış yapan müzisyenler listelerinde göreceğiniz isimlerle şimdiden tanışmak ister misiniz? Öyleyse konuk yazarımız Ali Çolak‘ın hazırladığı listeye göz atın.

Beach Baby
2015 yılı başında post-punk esintili ilk single’ları “Ladybird”ü yayınlayan Londralı indie pop dörtlüsü Beach Baby için senenin en iyi yeni gruplarından biri demek yanlış olmaz. “Ladybird”ün ardından gelen “No Mind No Money” ve “U R” ile yeteneklerinin tek şarkıyla sınırlı olmadığını gösteren grup geçtiğimiz haftalarda da ilk EP’leri “Limousine”i yayınladı. Kendilerine has bir sound’u olan Beach Baby, 2016’da alternatif müzik dünyasının en çok konuşulan yeni gruplarından biri olmaya aday.

Spring King
Temmuz ayında Apple’ın online radyo istasyonu Beats 1’ın yayın hayatına başlaması Spring King üyelerinin müzik kariyeleri için önemli anlardan biriydi. Eski BBC Radio 1 programcısı Zane Lowe, Beats 1’ın açılışını grubun enerjik garaj rock şarkısı “City” ile yaparken Spring King de ani gelişen bir medya ve dinleyici ilgisinin odak noktası oldu. Bu olaydan sonra grubun müzikal yolculuğunun çok daha önemli başarılara sahne olacağını tahmin etmek güç değil.

Hinds
Britanya ve ABD menşeli grupların domine ettiği alternatif müzik sahnesinde kendilerine yer bulmayı başaran dört İspanyol kadından oluşuyor Hinds. 2011’de kurulmalarına rağmen henüz albüm yayınlamadılar ama yayınladıkları hemen hemen her şarkı müzik basınında övgüyle karşılandı. Özellikle gitar müziği severler Madrid’li grubun 2016 başında yayınlanacak ilk albümü “Leave Me Alone”a göz atmayı unutmamalı.

The Big Moon
Tıpkı Hinds gibi bünyesinde Y kromozomu bulundurmayan Londralı indie-rock grubu The Big Moon, 2015 yılının başında yayınladıkları ilk şarkıları “Eureka Moment” ile sene boyunca olacakların sinyalini vermişti. Grup üyelerinin prodüktörlüğünü de üstlendiği gitar ağılıklı melodileri ve vokalist Juliette Jackson’ın duygusal ses tonu kaynaştıran ilk single “Sucker” ise The Big Moon’un Reading & Leeds gibi festivallerin alternatif sahnelerinde yer bulmasına yetti. “Sucker”ı takip eden “The Road” ve “Nothing Without You” single’ları ise grubun bağımlılık yapan müziğinin geçici olmadığının kanıtıydı. Henüz grubun ilk albümüne dair bir bilgi olmasa da 2016’nın The Big Moon’a iyi geleceği şüphesiz.

The Japanese House
The Japanese House yıl içerisinde yayınladığı iki başarılı EP’ye rağmen uzun süre gizemini korumayı başardı. Yayınladığı ilk single olan “Still” Spotify’da milyonlarca kez dinlenmiş olsa da Londralı müzisyen Amber Bain’in solo projesi hakkında yakın zamana kadar fazla bir şey bilinmiyordu. Amber Bain henüz 19 yaşında ama müziğindeki elektro-pop melodiler ile sakin vokallerin kusursuza yakın uyumu The Japanese House’un kariyerinin çok başında bir müzisyenin projesi olduğu gerçeğini unutturuyor. İkinci EP’si “Clean”i geçtiğimiz haftalarda yayınlayan The Japanese House, 2016 yılının en iyi ilk albümlerinden birini bize sunabilir.

No comments

Leave a reply