KADIKÖY’E GAZ GELDİ

0 Posted by - 14 September 2013 - O OLDU BU OLDU, SEVDİĞİMİZ ŞEYLER

Doğalgaz değil biber gazı. Müdahale edilmese kendini ifade edip bir saate dağılacak bir kitleyi ona katlamak ve sabaha kadar birbirine kenetlemek çok kolay. Tahammülsüz olun, TOMA’larla saldırın, gazı sıkın gerisi gelir

Salı geceyarısından hemen önce Kadıköy’deki boğa heykelinin çevresindeyim. “Her yer Taksim her yer direniş” sloganları atılıyor. Yüzlerle ifade edilebilecek bir kalabalık. Çoluk çocuk mahalleli de var, öğrenciler de.
Polisin attığı gaz fişeğiyle başından vurduğu Ahmet Atakan’ın ölümü protesto ediliyor (polis ve içişleri bu iddiayı kabul etmedi).
Az önce köprüden geçerken kafamı çevirip baktığım Taksim ve Cihangir’i sis gibi kaplayan biber gazından eser yok henüz Kadıköy’de.
31 Mayıs ve onu izleyen hafta Taksim, Beşiktaş, Karaköy, Şişhane, Nişantaşı, Şişli, Harbiye adını sayamayacağım bir sürü semt gazla tanıştı. Ama Kadıköy ilk kez geçen hafta gaz ve TOMA’yla müşerref oldu. Orantısız güç kullanıldı (biliyorum artık bu haber değil), daracık sokaklara dalan TOMA’lar ortalığı yıktı, semti dağıttı. Sabaha kadar gazlı TOMA’lı müdahale devam etti. Sabah erken işe gidenler gazdan korunmak için hala burunlarını mendil ya da gaz maskeleriyle kapatıyorlardı. Herkes işine gücüne gidiyor ama herkes zombi gibi. Herkesin vücudu işte, aklı fikri ruhu kalbi ezilenlerle dövülenlerle…
Neden?
Gösteri hakkı, protesto hakkı, insanların kendilerini yönetenlere, vergilerini harcayanlara, oy verdiklerine tepkilerini gösterme özgürlüğüne tahamülsüzlük. Ben ne dersem o olacak inadı. Nedeni bu. Birilerinin istediği gibi olmayanlar yaşamasın, ses çıkarmasın defolup gitsin. Müdahale olmasa bir iki saate herkes dağılacaktı.
Toplumun biz ve onlar olarak çatırt diye ikiye bölündüğü, gri alanın kalmadığı herkesin bir tarafta yer almaya zorlandığı bir ortamda TOMA’lar sadece birbiriyle alakasız gibi duran kesimleri birbirine daha fazla kenetlemeye ve iktidara duyulan öfkeyi büyütmeye yarıyor.
31 Mayıs ve sonrasında Kadıköy’de onbinler toplandığında polis müdahale etmediğinden tek bir olay çıkmadı. Salı gecesi birkaç yüz kişilik topluluğa müdahale ettiler, mahalle ayağa kalktı, her yerden insan aktı. Bu anlattıklarım bir Kadıköylü olarak mahalleden gözlemlerim. Kadıköy gaza tepki verdi. Bu orantısız ve anlamsız şiddet devam ederse daha da verir.
İçişleri Bakanı, Ahmet Atakan’ın ölümünün yüksekten düşme sonucu gerçekleştiğini, polisin herhangi bir müdahalesi olmadığı konusunda tereddüt bulunmadığını söyledi. Savcılık bu konuyu henüz araştırıyor ama resmi makamlar nedense şimdiden “tereddütsüz”. Resmiyet tereddüt sevmez. Oysa tereddüt iyidir. Resmiyeti boşverin, siz insan olarak tereddüt edin, şüphelenin, acaba deyin…

No comments

Leave a reply