50 şuben olursa ancak kaşarlı tost satarsın

2 Posted by - 07 July 2014 - O OLDU BU OLDU

Her şey büyümek gelişmek, tatsızlaşmak bir örnekleşmek zorunda mı? Bunlar işini iyi yapmaktan daha mı önemli?

Barcelona’da Cal Pep adında bir mezeci var. Onların mezelerine tapas deniyor ya, yani tapasçı. Yaklaşık 50 metrekarelik bir yer. Bir de arka tarafta salon var. Birkaç masa ancak alır. Barcelona’nın turistik mahallelerinden El Born’da yer alıyor.
Haftanın belli günleri belli saatleri açık. Kapıda kuyruk olunuyor. Sırası gelen içeri giriyor. Özel bir siparişi varsa veriyor, yoksa kendisine deniz ürünlerine ya da herhangi bir şeye alerjisi olup olmadığı sorulduktan sonra sırayla buranın mezeleri getiriliyor. Bira ya da şarap var yanında, isteyene.

06mlpaz-mehchefcalpep1

Öyle bunun içinde ne var diye iki saat menüyü analiz ettireni, bunun içinden bilmemneyi çıkarıp yanına da bilmem ne otundan koyar mısınız falan diyeni hoş karşılamıyorlar. Üstad getiriyor kısaca, siz de tadına bakıyor, içkinizi yudumluyor, sohbet ediyor, bu ufacık mekanın tadını çıkarıyorsunuz.
Mutfak önünüzde. Tabağınıza gelenin nasıl hazırlandığını görüyorsunuz. Ne lüks, ne bir abartı. Burası her kitapta, gidilecek yerler listesinde yer alan meşhur bir yer.
Neden anlattım? Oruç oruç okuyana eziyet olsun diye mi? Hayır.
Ben zaman zaman böyle yerler görünce şaşırıyorum. Adama bak, o kadar müşterisi var, kapıda kuyruk olmuş şuraya bir masa atmamış, tepesini örtmemiş, dev ısıtıcı koymamış, koltuk – çek yat arası koltuklardan bir santimetre arayla donatmamış, florasan ışık koymamış, pastane gibi bembeyaz boyatmamış, alçıdan tuğla görünümlü duvar falan yapmamış, digitürk koyup “şömine channel”ı açmamış. Daha lokmayı çiğnerken tabağı alıp çay vereyim mi diye soran 50 tane garson yok. Kapının önünde vale durmuyor. Hiç kafa yok bu adamlarda.
Türkiye’de her yer aynı mı olmak zorunda? Orijinal mekanlara, mahalle arası köftecilere, lokantalara, mezecilere, pastanelere, kahvelere, çaycılara ne oldu?
Neden herkes sadece yırtmak zengin olmak peşinde.
Her şey büyümek gelişmek, tatsızlaşmak bir örnekleşmek zorunda mı? Bunlar işini iyi yapmaktan daha mı önemli?
Cal Pep’tekiler şunu biliyor, 50 kişiye en iyi yemeği çıkarırsın, 50 şuben olursa anca kaşarlı tost satarsın. Bu mantık sadece yeme içme sektörü için değil her alanda geçerli. Herkes oturup düşünmeli. Birörnekleşmenin sonu iyi değil.
(Tepedeki resim: Cal Pep’in sahibi Signor Pep.)

06mlpaz-mehchefcalpep3

2 Comments

  • multumescmult 08 July 2014 - 08:19 Reply

    abi çok güzel yazıyorsun.. arada bir hatırlatmak istiyorum.. 🙂

  • mert 08 July 2014 - 11:07 Reply

    tabi cal pep’i anlatirken buranin sahibinin, el bulli’den sonra burayi actigini ve Ferran Adria’nin ekibi oldugunu da anlatmak lazim. yoksa bosu bosuna dolup tasmiyor burasi, bir efsanenin ismiyle yuruyor.

  • Leave a reply