Alper Bahçekapılı’dan bir Melis Danişmend yazısı…

0 Posted by - 27 November 2010 - O OLDU BU OLDU

Daha Az Renk_Melis Danismend

Sabah’taki müzik yazılarını ilgiyle takip ettiğimiz değerli müzik insanı Alper Bahçekapılı Melis Danişmend’in solo albümü “Daha Az Renk”i yazmış. Bakalım neler demiş…

Alper Bahçekapılı’nın yazısı şöyle:

***

Melis Danişmend’in solo albümü Daha Az Renk’te, son yılların en harika söz yazarlarından birine tanıklık ediyoruz.

Yakından tanıdığınız bir insan hakkında yazı yazmak gerçekten zor. Sevseniz olmaz, dövseniz olmaz. Ama bu yazıda gerçekten objektifim, baştan söyleyeyim. Gazeteci-şarkıcı Melis Danişmend, yıllardır binbir türlü haline, hikayesine şahit olduğum, mutlulukta da, üzüntüde de hani o -gözlerinin içi gülen- insanlardan, her şeyden önce de yakın dostlarımdan biri. Yıllarca Mojo’yla bütünleşen, Beyoğlu gecelerini güzel kılan cover grubu Spitney Beers’ın vokalistliğini yaptı. Ardından grup üçnoktabir’e dönüştü. Bu sefer kendi şarkılarını söylüyorlardı ama odağınız sadece Melis değildi. üçnoktabir’in gürültülü, maskulen rock sound’unun ardında Cenk Turanlı, Barış Ertunç ve Mehmet Demirdelen de ağırlıklarını hissettiriyorlardı.

KENDİ HİKÂYESİNİ ANLATIYOR
Şimdi ise ilk solo albümü Daha Az Renk’te, eskiden yaptıklarına kıyasla daha bağımsız, kişisel ve kendi hikayesine yoğunlaşan bir yola girmiş Melis. Tabiri caizse bu albümde Melis’in en çıplak, en gizli, karanlıktaki anlarını görüyorsunuz. Son zamanlarda karşıma çıkan, duygu dozajı en yüksek albümlerden biri bu. Melis -abartmadan söylüyorum- son yıllarda Türkiye’de eşine az rastlanır öyle şiirsel sözler yazmış ki, müzikleri dinlemeden sadece albüm kitapçığını okuduğunuzda bile hüzünleniyorsunuz. Ama bunu yaparken asla arabesk, ağlak da kaçmamış. Hayattaki iniş çıkışlarla amaçsızca savaşmak yerine olduğu gibi kabullenen, -kaderci değil- modern ve şehirli bir albüm Daha Az Renk. Müzikal açıdan son derece yumuşak gitar ve piyano melodilerine odaklanılmış. Pürüzsüz bir sakinlik var albümde. üçnoktabir’de olduğu gibi agresif şarkılar değil bunlar. Haykırmaktan uzak, ön plana Melis’in -kısmen- konuşma tadındaki vokalini alan şarkılar var. Hatta öyle ki Anahtar Sözcük’te enstrüman bile yok. Sadece vokal. İşin aranjör kısmında üçnoktabir’den Barış ve Multitap’den Sertaç Özgümüş gibi isimler başı çekiyor. Ama tüm şarkılar Melis’e ait. Dolayısıyla bu eleştiri de Melis’e gidiyor: Tüm o hikayeler bir parça ‘daha fazla renk’li melodilerle süslenmiş olsaydı albüm gerçekten kült bir mertebeye yerleşebilirmiş. Benzemeye asla çalışmamış ama albümdeki birkaç şarkı sanki yarım kalmış Tori Amos ya da Alanis Morissette besteleriymiş gibi geliyor kulağa. Köprünün Tam Üstünde mesela. Bu kesinlikle kötü olduğu anlamına gelmiyor tabii ki. Melis’in iş yaparken ki mükemmeliyetçiliğine istinaden yapılmış bir eleştiri. Daha Az Renk’i mutlaka alıp evinizde sessiz bir köşeye çekilip dinleyin. Sizin geçmişinizi gerçekten anlatan ya da gelecekte hissedeceklerinizi söyleyen, en kötü ihtimalle üç-beş cümleye rastlarsınız. Melis’in bu albümdeki derdi hayatla. Ve konu duygulara geldiğinde o hayatı hepimiz zaman zaman benzer şekillerde yaşıyoruz. O da bu benzerlikleri -sorunlu bir ergen- gibi değil, görmüş geçirmiş bir olgunlukla, yetişkin gibi anlatmış. Dinlemeye değer.

Sabah, Cumartesi’den…

1 Comment

  • Meriç Egemen 29 November 2010 - 16:50 Reply

    Albümü 10 gün önce satın aldım ve gerçekten piyasadaki çoğu türkçe sözlü müzik albümlerinden çok ama çok daha iyi ve kaliteli.Tebrikler Melis…

  • Leave a reply