Amadou ve Mariam konserinden notlar…

0 Posted by - 22 July 2011 - O OLDU BU OLDU

Dolunaya ramak kalmış, denize nazır minik bir sahne hemen arkasında berbat ışıklandırmasıyla güzelim köprü, sahnede ise melodileri Mali’den dünyaya yayılan çift Amadou ve Mariam. Hafif Müzik yazarı Berk Sayan‘ın konser izlenimleri şöyle…

Mali’li görme özürlü çift Amadou ve Mariam geçtiğimiz pazartesi günü Esma Sultan Yalısı’nda sahnedeydiler. Bu sayfalardan size yılın en heyecan verici konseri olarak duyurulan bu şahane performans ne yazık ki beklenen ilgiyi pek de göremedi.

Ön saflarda, her şarkıda dans eden kendini Mali büyüsüne kaptıran bir avuç insan dışında kalabalığın büyük çoğunluğu grand tuvalet en sevdikleri yeğenlerinin “Yalı”daki düğününe gelmiş gibiydiler. Konser öncesinden başlayan kokteyl havası hiç bitmedi, tabii Amadou ve Mariam’ın enerjisine yenik düşüp kendini müziğin ritmine kaptıran amca ve teyzelerimiz de olmadı değil.

Genci yaşlısı, kokoşu salaşı her elde bir iPhone, herkes fotoğraf peşinde. Müzik yine ikinci planda. Öyle ki yanımda duran iki beyefendi konser başladığı gibi takır takır fotoğraf çekip, beş dakika içinde ayakta gözlerini dinlendirmek suretiyle konseri unuttular. Sonra da haydi kalanını da arkadan seyredelimlerle yavaş yavaş kalabalıktan uzaklaştılar. Görünen o ki bu müzikten alakasız kitle de olmasa biz memlekette konser izleyemeyeceğiz artık. Çünkü azınlık değil, çoğunluktular.

Konser öncesinden başlayarak, tüm konser boyunca gözlerimi alamadığım bir diğer güzellik ise sahneye iki metre uzaklıkta bulunan dev şemsiye idi. Öyle bir şemsiye ki eğer gerisine düştüyseniz sahnenin solu ya da sağı arasında sizi bir tercih yapmak durumunda bırakıyor. Neden çıkartılmamış merak konusu.

İnsandı, konser alanıydı izlenimlerini geçelim. Biz de müziği esgeçip sadece olandan bitenden bahsedecek değiliz. İkili “Welcome To Mali” ile açtılar sahneyi ve ezan molasını saymazsak, enerjisi bir dakika bile düşmeyen bir setlist ile mutluluk, özgürlük, barış duyguları aşıladılar adeta. “Africa”, “Djama”, “La Realite”, “Magosa”, “Aristiya”, “Beaux Dimanches”, “Sebeke” akılda kalan performanslar.

Amadou ve Mariam ilk bakışta çok kalabalık gibi gözükmeyen ancak, geri vokal de yapan iki dansçı bayanla beraber, dokuz kişiden oluşan geniş denebilecek bir ekiple sahnedeydiler. Dansçı kadınlar solo performanslarıyla son dakika golü atıp bayrağı devralmaya çalıştılarsa da sahnenin kahramanı ikilinin uzun zamandır birlikte çalıştığı adını sanını bir türlü edinemediğim perküsyoncusu idi. Bu abi.

Gecenin en keyifli anı ise Mariam”ın “Sebeke”yi seslendirirken “Kiss Me Baby, I Love You” nidaları eşliğinde Amadou’nun kafasını okşayıp minik minik öpücükler kondurduğu dakikalardı.

Sonuç olarak Amadou ve Mariam’ı canlı kanlı izlemek paha biçilemezdi, verdikleri enerji başka bir şeyle değiştirilemezdi. Amadou’ya, Mariam’a, dansçılara, perküsyoncu abiye, Mali’ye, şemsiyeye ve tüm iPhone fotoğrafçılarına ve IKSV ekibine selam olsun, ben oldukça keyif aldım.

Berk Sayan

No comments

Leave a reply