Bir Amy Winehouse yazısı: Detokstan kim ölmüş?

0 Posted by - 28 October 2011 - O OLDU BU OLDU

129
Hafif müzik Londra’dan bildiriyor. Yazarımız Tülay Kalyon Amy Winehouse’un ölümünden sonraki gelişmeleri derledi…

23 Temmuz 2011, amaçsızca yürüdüğüm günlerden birinde bir caz barın önünde gördüğüm “RIP Amy Winehouse” yazısıyla yıkılmamın üzerinden 2 ay 5 gün geçti. Beklenen haber geçen çarsamba akşamüstü geldi ve Amy Winehouse’un otopsi raporu mahkeme kararıyla duyuruldu. Amy sanılanın aksine uyuşturucudan değil alkol zehirlenmesinden ölmüş.
Adli tip raporunu hazırlayan Suzanne Greenaway, otopsi raporunda, ölüm sebebinin kazayla alkol zehirlenmesi olduğunu söyledi. Toksikoloji testleri sonucunda, Amy Winehouse’un kanının 100 milimi içinde 416 mililitre alkol bulunduğu açıklandı.
İngiltere’de alkollü araç kullanma limiti 80 ml, 350 ml’nin ise ölüm sebebi olduğu belirtiliyor. 350 ml öldürmeye yeterken, 416 ml’lik bir oranla Amy Winehouse resmen ölümüne içmis ve hatta öldükten sonra içmeye devam etmiş (kızgın iç ses “Ah be Amy, 1.59’luk boyunla, 2 büyük, 1 küçük şişe votka senin neyine?”).
Bu geçen iki ay içinde herkes bir yorum yaptı, Amy Winehouse aşktan, sistemin çarkları arasına sıkışmaktan, yalnızlıktan, şımarıklıktan, uyuşturucudan ve hatta detokstan (Amy’nin babasının kafası karışıktı bu açıklama esnasında) oldu bile denildi. Oldugu gun odasinda televizyon izleyerek icilmis iki büyük, bir küçük şişe votka bulunmasına rağmen kimse belki de alkol zehirlenmesidir demedi nedense (Sherlock Holmes artık emekli tabii, ip uçları da görülebilir cinsten değil).
Amy Winehouse gibi bir yetenek aramızdan ayrılmışken otopsi raporunun ne kadar önemi var kestiremiyorum. Zaten herkes kesin uyuşturucudan gitti derken, gerçek sebebin alkol zehirlenmesi olması neyi değiştirdi bilemiyorum. Bu saatten sonra çok yetenekliydi ama bağımlılıklarına yenik düştü demek neye çare olur, düşünüyorum bulamıyorum. Sadece (tamamen bencillikten) biraz kızgınım, Amy Winehouse’dan mahrum kaldığım için.
Peki Amy Winehouse’dan sonra hayat var mı? Varsa nasıl? Ne diyorsunuz olmaz mı? Asıl hayat ölümden sonra adeta.
Öncelikle son birkaç yıldır Amy Winehouse’un ölüm tarihi üzerine acılan iddialar sonucunda, ölüm tarihini bire bir tutturan talihli bir Ipod Touch kazandı (ölüm tarihi iddialarında Britney Spears, Lindsay Lohan ve Pete Doherhty de var bu arada).
Ölümünden üc gün sonra piyasa “Amy’nin hayatı” konseptli biyografik kitaplar ve belgesellerle doldu. Projelerini hazırlamış öngörülü insanlar “o an”geldiğinde çoktan hazırdılar.
Ölümünden üç hafta sonra, Amy Winehouse’un evine giren, hala kim olduğu bilinmeyen bir kişi Amy’nin üçüncü albüme ait demolarını, el yazısıyla yazdığı şarkı sözlerinini ve gitarını çaldı (maddi olarak simdilik hic bir gelir getiremeyecek tamamen duygusal bir hareket ya da geleceğe yatırım).
Amy Winehouse, tabii ki gittikten sonra kendi adına da bir kaç projeye imza attı.
İlk olarak Amy’nin en sevdiği giyim markası olan Fred Perry, bir Amy Winehouse Collection sundu bizlere. Amy’nin sevebileceği tahmin edilen kıyafetler hemen satılmaya başlandı.
Ardından efsanevi şarkıcı 85’lik delikanlı Tony Bennett’le Amy Winehouse’un “Body&Soul” düeti piyasaya sürüldü.
Ve son olarak Amy Winehouse’un babası Mitch Winehouse, kızını anlatacağı bir kitap anlaşması imzaladı. Adı “Amy, My Daughter” Kitabın 2012 yazında İngiltere ve Amerika’da yayımlanması bekleniyor.
Bu üç projenin de ortak noktası gelirlerinin Amy Winehouse vakfına bağışlanacak olması deniliyor. Uyuşturucu ve alkol bağımlılarına yardımcı olmayı hedefleyen bu kuruluş, kızının bağımlılık sorununun görmezden gelmeyen ve başka genç insanlara yardım etmeyi planlayan baba Mitch Winehouse’un dahiyane fikri.
İngiltere’de alkol ve uyuşturucunun çok ciddi bir problem olduğunu, devletin ücretsiz tedavi imkanı sunduğunu ancak ortalama iki yıl bekleme süresinin olduğunu, birçok alkol ve uyuşturucu bağımlısının bekleyecek o kadar zamanının olmadığını göz önünde bulundurursak, Mitch Winehouse’un kızının ölümünün ardından yapılabilecek en başarılı işe imza attığını söyleyebiliriz. Elimizde alkol ve uyuşturucunun tükettiği trajik bir star hikayesi ve bunu olumlu bir şeye dönüştürmeye çalışan bir baba var artık.
Amy Winehouse, 8 yıllık kısacık bir kariyerin ardından nefis şarkılar, albümler, konser kayıtları bırakıp bir de vakıfa vesile olarak ayrıldı aramızdan.
Yazı ve fotoğraflar: Tülay Kalyon, Londra

No comments

Leave a reply