Bu yazın bazı gözde “şeyleri”

1 Posted by - 15 May 2013 - LİSTE, O OLDU BU OLDU

Şarkı, albüm, grup, sanatçı, şarkıcı, mekan, TV, belgesel, film, festival mestival her şey dahil ortaya karışık liste… Kalemler kağıtlar çıksın, bu yaz müzik âlemine hakim olmak için almanız gereken bazı notlar şunlar

Efes One Love’a gitmek
Geçen yıl başbakanın içki ruhsatı olan mekanları telefonla araması ve “Orada içki satarsanız ben üzülürüm” diyerek içki satışını yasaklatmasıyla içkisiz, tatsız tuzsuz ve moralsiz bir festival olarak tarihe geçmişti One Love. Çoğu insan geleceğini merak ediyordu. Bu yıl ziyadesiyle geri döndü, adeta İngiltere’deki bütün popüler ekipleri getirmeye yemin etmiş gibi. Blur, Foals, The Vaccines, Keane, James Blake ve dahası 20-22 Haziran’da büyük beklenti yarattı. Parkorman’a dönüş heyecan verici. Eğer son anda orada da telefon acı acı çalmazsa… (Elbette +24)

Alternatif konser mekanlarına takılmak
Bu yaz özellile Caz Festivali sayesinde farklı yerlerde konser izleyeceğiz. Ortaköy ’deki Feriye Lokantası, Tarabya’daki Alman Sefareti yazlık binası, Avusturya Başkonsolosluğu Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi, Yıldız Sarayı Hasbahçe caz dinlemek için şahane yerler.

Vine’da minik festival çılgınlıkları paylaşmak
Sevgiliyle yapılan türlü konser şirinlikleri, eşi dostu omza alıp sahneye “Yeeeah” diye bağırmak, çimlerde uyuyakalmak, tuvalet sırasında bezmek, bira kuyruğunda itişmek ve daha fazlası… Artık çimlere ya da kumsala uzanmış ayak resmi çekmek yetmez. Vine var, video var, bakalım bu yaz ne yaratıcılıklar göreceğiz sosyal medyada.

“Twenty Feet From Stardom” belgeselini izlemek
Rolling Stone, Morgan Neville imzalı belgesel için yeni “Searching for Sugar Man” yorumunu yaptı. Yıllarca hep sanatçıların, grupların, en öndekilerin hikayesini dinledik. Bu belgesel bize geri vokallerin hikayesini anlatıyor. Heyecan verici.

Avrupa dışındaki festivallere gitmek
Primavera Sound’u falan unutun. Artık Barcelona mayısta Cihangir gibi oluyor. Farklı ortamlar görmek istiyorsanız bu yaz yapmanız gereken Avrupa’daki festivallerden ziyade şu üç festivale kapağı atmanın bir yolunu bulmak. Biri Fujirock. Japonya bir süredir çok popüler zaten. Hayır canım nükleer santral ihalesi ve “İhaleyi de aldınız artık Olimpiyat adaylığından çekilirsiniz” tadındaki tam Olimpiyat ruhuna yakışan yaklaşımımız dolayısıyla değil, Murakami’nin 1Q84’undan bu yana zaten bir kıpırdanma bir merak var insanlarda. Kimi kiraz çiçeklerini görmeye gidiyor, kimi karaoke başkentine, kimi balık halindeki mezatta suşi yemeğe, kimi de bildiğiniz dağıtmaya. Fujirock’ta dünyanın en şahane line up’ı yok belki ama keşfedilmeyi bekleyen bir ortam, alışılmışın dışında bir festival ortamı ve Japon kültürünü yakından tanımak var.
Diğeri Austin City Limits. Efendim en popüler müzik etkinliklerinden SXSW’yu martta göremeyenler için düzenlemiş
bir festival adeta. Texas’ın Austin kentinde 4-6 Ekim tarihlerinde yapılıyor. Dev kadroda Arctic Monkeys bile var.
Ve Rock in Rio… Muse de var, Metallica’da, Sepultura da, Beyonce de, Bon Jovi de, Justin Timberlake de, Gaslamp Killer da… Rio’nun şahane atmosferi, yeni insanlarla tanışma heyecanı, Amerika ya da Avrupa dışında bir yer görme imkanı… Keşfedilecek Brezilyalı grupları saymıyorum bile… 13-21 Eylül arası uzun soluklu bir subtropikal müzik macerası.

Amy Winehouse belgeselini beklemek
Bir diğer heyecan verici belgesel, “Senna”nın yönetmeni Asif Kapadia’nın çekeceği Amy Winehouse belgeseli. Ayrton Senna’nın hayatına duygusal bir açıdan bakmıştı Kapadia, Amy Winehouse belgeselinde kim bilir neler bekliyor bizi.

Haim’i keşfetmek
Efendim Amerikalı bu üç kızdan oluşan country pop
ekibi şu ara müzik basınının gündeminde. Henüz bir
EP’leri mevcut ancak yetenekleri, vokalleri ve şarkılarıyla şimdiden Fleetwood Mac’le karşılaştırılıyorlar. Este, Danielle ve Alama Haim şu ara “Forever” isimli EP’leriyle pek gözde. Yazın bir kenara.

The Ringo Jets ve The Away Days’i takibe almak
Bu iki yerli ekip yurt dışında Türk indie ve rock müziğini duyuracak isimler. İngilizce müzik yapıyorlar.
The White Stripes’ın Türkiye şubesi gibi cayır cayır rock yapan The Ringo Jets ve indie âlemlerinde isim yapmaya başlayan The Away Days’i muhtelif konser ve festivallerde izleyiniz, takibe alınız.

Vampire Weekend dinlemek
Yeni albümleri “Modern Vampires of The City”nin bu yazın en iyi albümü olacağını düşünebilirsiniz. Vampire Weekend şu ana kadar iki şahane albüm yaptı ve bu onları da geride bırakabilir. İlk şarkılar (özellikle “Step”) şahaneydi. Popüler müzikte yeni bir şeyler yapabilen ender isimlerden Vampire Weekend.

Çimlere yayılıp müzik dinlemek
Parkorman’ın bu yaz yeniden faal olması, oraya gelecek bütün grupların bir tür müzik pikniği ortamında izlenmesini sağlayacak. The xx’den Sigur Ros’a şahane “piknik”ler bizi bekliyor.

Bombino’nun tuareg usulü blues şarkılarıyla tanışmak
Tuareg gitarist Omara Moctar’ın, memleketi Nijer’in çöllerinden çıkıp ABD’ye gelmesi, burada The Black Keys prodüktörlüğünde blues albümleri yapmaya başlaması, içinde savaş ve şiddet olan ayrı bir hikaye. Moctar Jimi Hendrix dinleyerek büyümüş ve kendi kendine gitar çalmayı öğrenmiş. 2013 tarihli “Nomad”i dinlerseniz Tuareg Jimi Hendrix tarzının ne olduğunu gayet iyi anlıyorsunuz.

No comments

Leave a reply