Cepler doldu ama…

0 Posted by - 15 July 2012 - O OLDU BU OLDU

20120715-110244.jpg

11 yıldır dünyanın dört bir yanından saygın konuklar ağırlayan, on binlerce yetişkin müzikseverin bilet satın alarak katıldığı bir müzik festivali “bira festivali” diye yaftalanıp yasaklanmaya kalkıldı. Son 10 yılda ekonomi iyiye gitti belki ama bir şeylerin de kötüye gittiği kesin.

Neye ses çıkarsak, yanlış yapıyorsunuz desek “Ama ekonomi iyi” diyorlar. 2001’deki kriz günlerini hatırlatıyorlar. Şimdi herkes araba alabiliyor, herkes uçağa biniyor, herkesin cep telefonu var, bilgisayarı var diyorlar. Artık bölgenin en büyük gücüyüz diyenler de var. Bu yüzyıl bizimmiş. Bütün dünya bize hayranmış. Ekonomisi çöken Avrupa bizi inceliyormuş “Bu Türkler nasıl başardı” diye. Dünyaya model olacakmışız. Ortadoğu ve Arap dünyasında parlayan bir yıldızmışız. Amerika bize muhtaçmış, bizsiz hiçbir şey yapamazmış. Yunanistan beş parasız kalmış, oysa bakın bize aslanlar gibiymişiz…

Kardeşim hadi inanalım hepsine. “Tamam” diyelim, “Biz zaten 10 yılda her şey yanlış yapıldı” diyenlerden değiliz. Ama söyleyin, bana kendi memleketimde bir müzik festivaline gidip iki bira içerek konser izlemek haram ediliyorsa ne anladım paradan, puldan, güçten, model olmaktan… Ne için ki bunlar, huzur için, mutluluk için değilse? Türk insanı dünyaya açılıyor diyorlar. Her yerdeyiz diyorlar. Evet haklılar. Afrika’da, Güney Amerika’da, Asya’da cemaat okulları var, gariban ülkelere Türkçe öğretiyoruz. Sağa sola gidip inşaat falan da yapıyoruz. Peki dünyaya açılmak bu mu? Dünyadan neyi alıp getiriyoruz memlekete? Dünyaya ne veriyoruz? İnsanlığa ne faydamız var? Hangi Türk yurt dışına çıkıp da oranın kültürünü anlamak, oranın insanıyla medeni bir ilişki kurmak, insanlık namına bir ortak değer oluşturmak için uğraşıyor? Kim bunu istiyor, arzuluyor? Bizim böyle bir geleneğimiz var mı? Yurt dışına çıkan Türk’te iki eğilim var. İlki derhal kebapçı ya da dönerci aramak (aman başka bir şey geçmesin boğazımızdan yeni bir şey öğrenmeyelim). İkincisi alışveriş yapmak, paraları gömüp bavulları doldurup gelmek. Tek kelime yabancı dil konuşmadan, birine “Merhaba nasılsın” demeden. Dünyaya açılmamız bu. Zaman kalırsa “Bu gavurlar da amma salak, bizde olsa şunu şöyle yaparız” gibi cinlikler düşünmek. Kızmayın, biz buyuz.

Fena halde uyutuluyoruz. Dünyanın merkezindeymiş gibi kabara kabara şımarık erkek çocukları gibi dolanıyoruz arka bahçemizde. Hiçbir şeyden haberimiz yok, çünkü her gün oyalanacak bir şey veriyorlar elimize. Aslansın kaplansın deyip sırtımızı sıvazıyorlar. Ekonomi iyi ya, bira da içmeyiver, Aleviysen sesini çıkarma, Kürtsen hakkını arama, muhalefetsen sesini kes, o uçak nasıl düştü diye sorma, neden bu kadar şehit veriyoruz diye merak etme, Çamlıca’da dev gibi camiye gerek var mı diye düşünme, eğitim sistemini, birer yüksek liseye dönüştürülen üniversiteleri sorgulama, devlet neden dere yatağına toplu konut yaptı diye eşeleme…
Ekonomi iyi, cebin dolu. Altında araban, merkeze 30 kilometre uzaktaki bilmemne rezidansta taksitlerini ölene kadar ödeyeceğin bir evin var… Daha ne istiyorsun? Belanı mı? Son on yılda cepler doldu elbet, değişimi görmeyenlerden değilim. Ama içi fena halde boşalan şeyler var. Hükümetin ilk zamanlarda dilinden düşürmediği hoşgörü gibi, birlikte yaşama arzusu gibi, empati gibi…

Ben bugün 11 yıl boyunca adı Efes Pilsen One Love Festival olan festivaldeyim. Adı zorla One Love oldu. Seneye One da gider Love kalır. Sonraki sene bu gidişle ne “Love” kalır ne “festival”.

Hadi şimdi Aziz başkan nasıl kurtulur, Galatasaray kimi alacak, Alevilik din mi, kavga dövüşe, tweet’e, zaplamaya devam. Buraya kadar her şey yolunda. İyi pazarlar hepimize…

11 Comments

  • Oguz Karakas 15 July 2012 - 12:47 Reply

    SOylediklerinizin coguna katılırım, sadece son paragraf dışında. Aziz Yıldırım ozelinde bu toplum ilk kez 1980’den bu yana bir konu hakkında toplu direniş gostermis ve sonuç almıştır.
    Sizin de şikayet ettiğiniz srunların temelinde, baskıcı, ben yaptım oldu diyen zihniyetin, oligarşik yönetm anlayışının egemenliği söz konusu.
    Seçimlerde şike yapılan bir ülkede, büyükşehir belediye başkanlıklarını, parlamentoda coğunluğu elde ettigi surece baska türlü tepki vermek gerekiyor. Ergenekon, Balyoz, Oda TV, Şike davası derken temeli aynı hukuk şikesi olan bu davalara ayrı ayrı degil topluca tepki vermediğimiz sürece bu durum daha da kotulesecek.Bir Millet Artık Uyansın bir zahmet…Yoksa Ümmet olmak üzereler.

  • Facebook User 15 July 2012 - 13:04 Reply

    ciktiklari zamandan beri softa dinlemeyi bekliyordum, tam firsatini bulduk derken ezan sesi nedeniyle programlarini onceye cekmisler, kimsenin ne haberi var ne bir seyi; boyle festival, boyle zihniyet olmaz… eger saygi ve sevgi cercevesinde yasayacaksak yilin 365 gunu 5 vakit ezan okuyan o cami 2 gun de muzik seslerine tolerans gostersin…

    biz caktirmadan islamilestirilen bir ulke olduk maalesef. alkolun son dakikada bir komplo gibi kaldirildigi festivali boykot etmek yerine yine “e su grup geldi, yillardir bekliyorum ben” diyip gidiyoruz… ileride “eskisi gibi” yasamak istedigin festivalleri gormek istiyorsan bir kere de “e turkiyeye ilk defa geldi” bahanesini kendine soyleyerek festivale de gitme; ama insani bu hale getirip saman altindan su yuruten bir hukumetimiz var ve hukumetimizin tepesinde de cesitli ic ve dis mihraklar soz sahibi; egemenlik kayitsiz sartsiz milletin degil, egemenlik egemen sinifin bu ulkede…

    isin aci yani dun festivale gittim, ve hayatimda ilk defa bir konsere-festivale gittim diye kendimi kotu hissediyorum ise bakar misiniz…

  • erdemcapar 15 July 2012 - 13:42 Reply

    Ekonomi iyiye gidiyor için bir açıklamam var: Bankalar çıkıp “bir şey deneyeceğiz, bir ay boyunca kredi kartları kullanılmayacak” deseler ülkenin 1/4’u açlıktan ölür, 1/4’ü intihar eder. Kalanı da sürünür.

    Halkın son 10 yılda bankalara ne kadar borçlandığını bir inceleyin.

  • Cetin 15 July 2012 - 13:55 Reply

    Yani Eyüp belediye başkanı koskoca Anadolu Grubunun şirketi Efes Pilsen’den daha baskın olmuş ? Mesela Efes Pilsen, hukuki olmayan bu duruma karşı dava açar mı (işletmelere veya belediyeye)? Hiç zannetmiyorum. Efes kendi işine sahip çıkmadıktan sonra bunu müzikseverlerden beklemek ne kadar doğru olur ?

    Olan arada festival için onca emek harcayan organizasyon yöneticilerine olmuştur. Geçmiş olsun.

    Ayrıca: Alkol üzerine ABD’nin bizden katı yasaları;
    http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_alcohol_laws_of_the_United_States_by_state

    Unutmadan bizler yurtdışında sadece döner-kebap yiyen, bavullarımızı doldurup gelen “beyinsiz” milletiz! Kendi milletine bu kadar rahat hakaret eden millet de yoktur herhalde 🙂 Ahmet Ertegün, Kemal Derviş, Gazi Yaşargil, Ahmet Lokurlu, Nejat Veziroğlu gibi birçok türk dünyaya ne vermiş insanlığa ne faydası olmuş ki ?

  • Cem Çetinok 15 July 2012 - 15:52 Reply

    Kutluyorum yazınızdan dolayı. İsyanınıza aynen katılıyorum.

  • omer 15 July 2012 - 22:20 Reply

    Çok güzel bir yazı tebrikler…
    Unutkan bir toplum olduğumuz için, yavaş yavaş- sindire sindire muhafazakar bir toplum haline geldik.

  • DelTapRd.ar 16 July 2012 - 17:04 Reply

    Herkes yazıyor, biz yazıyoruz, bir başkası yazıyor, iyi, güzel. Fakat yazmakla kalarak sizce nereye kadar gidebiliyoruz? Sözlüklerde, bloglarda, orada burada sadece yazılıp çiziliyor. Yazılanlar iyi, güzel. Peki sonuç? Sonuç yok, sadece isyan var. Sözlü, lafta kalan, hedeflenen yere ulaşamayan, ülkede azınlık kesim olan bizler arasında kalan, yutulan, eriyen ve yok olan yazılar silsilesinden başka birşey değil bu yazılanlar.

    Ülkemiz insanları cahildir. Üniversite okuyanı da cahildir, doktorasını yapanı da cahildir. Yaşama karşı olan bu cehaletin sonucu olarak ortaya çıkacak olan rezilliklerin önüne yazılan yazılarla, ya da toplanan imzalarla…vs geçilemez. Cahil insanla uğraşmak, fiziki olarak kafasız olan bir insanla anlaşmakla eş değerdir.

    Fakat sonucunda biz ne yapmalıyız? Bu konuda ben de fikir yürütemiyorum ne yazık ki. Dediğim gibi ben de yazıyorum şu an aynı diğerleri gibi, sadece yazmakla yetiniyorum. Fakat bu yaptığımız hiç yeterli değil, daha fazlasını da göreceğiz, emin olun.

  • Yasemin Barlas 16 July 2012 - 19:36 Reply

    Pek cok seye katilmakla birlikte, sunu soylemeden edemedim: herhangi bir konuda bir vicdan-sagduyu-mantik cercevesine oturamamamizin en buyuk nedenlerinden birisi, her yerimize iyice yerlesen – cahilinden okumusuna- gunluk olarak pratik edilen ‘onyargi’. siz de yurtdisina cikan turkleri ne kolay yerin dibine sokuvermissiniz, olmamis. zaten iste dinciler var bi de biz variz ayyaslar, ha bi de yurtdisina cikan turkler de amma kiro vs. bu seviyeleri bi gecebilsek… (yurtdisinda yasiyorum bu arada, elimizden geldigince iste bir seyler yapmaya calisiyoruz biz de…)

  • Paslanmaz Kalem | Jarvis… phone home! 16 July 2012 - 22:51 Reply
  • ali 17 July 2012 - 00:08 Reply

    İktidarın meselesi nedir bilmem.Cepler dolu ama evet bazı şeylerin içi ciddi boş.Festivalde yasaklanan bira özgürlüğüne sahip çık’a dönüştü.Bu, insanların birbirini anlamak istediğinde anlayabildiğinin şekli.Olması gereken bu hal, birşeyler yasaklanınca, birilerinin ne istediği duyulmadığında değil her zaman olursa samimiyet vardır.Samimiyet anlayışın ilk adımıdır.Yazınız iyi hoş temelinde çok doğru şeyler var.Fakat söylemeliyim ki festivali çok iyi savunurken camiye karşı çıkmak yakışmaz.Bu, iktidarın dayatmasından çok öte çoğunlukta müslüman olan halkı görmezden gelmektir.Neyinize yetmiyor şimdikiler ya da ne gerek var derseniz birilerine,samimiyet yokolur.Ne gerek var biraya diyenler de çıkabilir o zaman.Mesele ne bira ne cami ne de o bu.

  • Ebru 17 July 2012 - 00:35 Reply

    Cok guzel yazi. Diyecek hicbir sey yok. Durum budur ve herseyin kiymeti kaybettikten sonra anlasilir. Gecen sene birileri bu sene boyle bir sey yasanabilecegini soylese gulup ‘sacmalama’ derdik ama oldu iste!

  • Leave a Reply to Cetin Cancel reply