Deep Purple’ın ‘arka sıradakiler’i (kısım 2)

0 Posted by - 18 May 2011 - O OLDU BU OLDU, SEVDİĞİMİZ ŞEYLER

Dün bıraktığımız yerden Deep Purple’ın arka sıralara talim etmek zorunda kalan şarkılarını hatırlamaya (ve de hatırlatmaya) devam…

– Love Don’t Mean A Thing (Stormbringer, 1974)
Deep Purple’ın o güne kadar yol aldığı güzergahtan epeyce saptığı, Glenn Hughes’un funky bas yürüyüşü, ve ona Stevie Wonder vari klavye numaralarıyla eşlik eden Jon Lord’un başrolde olduğu nefis bir soul şarkısı. David Coverdale’in içinden aşk geçen şarkıları söylemekte ne kadar iyi olduğunun ilk emarelerinden biri.

– Black & White (The House Of The Blue Light, 1987)
80’lerde yayımlanmış herhangi bir ZZ Top albümünde kendine rahatlıkla yer bulabilecek bir Deep Purple şarkısı. Kesinlikle Robert Zemeckis’in gözünden kaçmış. Yoksa vahşi batının çorak topraklarında geçen Back To The Future III’in film müzikleri arasında mutlaka yerini alırdı “Black & White”.

– Strange Kind Of Woman (Nobody’s Perfect, 1988)
Şubat 1971’de 45’lik olarak piyasaya teşrif ettiğinde grubun altı ay kadar önce “Black Night” ile yakaladığı başarıyı tekrar eden şarkı, Deep Purple konserlerinin de olmazsa olmazlarından. Grubun en esaslı kadrosunun ikinci baharını yaşadığı dönemde kaydedilen konser albümü “Nobody’s Perfect”te yer alan bu versiyonuysa şarkının canlı çalındığında ne gibi sürprizlere açık olduğunun kanıtlar gibi; “Jesus Christ Superstar”a yapılan ani geçiş, Gillan’ın Blackmore’la giriştiği vokal – gitar düellosu…
Dinlemek için: http://tinysong.com/jmX4

– Fire In The Basement (Slaves And Masters, 1990)
Ian Gillan’ın bir kez daha gruptan ayrılması üzerine Blackmore “Slaves And Masters” da vokalleri Rainbow’da da beraber çalıştığı Joe Lynn Turner’a emanet eder. Tek albümlük bu maceradan yadigar şarkıların en enerji küpü olanlarından biri “Fire In The Basement”. Turner’ın Gillan’dan hiçbir eksiği olmadığını kanıtlamak istercesine tüm yeteneğini ortaya koyduğu şarkılardan biri.

– When A Blindman Cries (Live at The Olympia ’96, 1997)
Ian Gillan’ın favorilerinden biri olmasına rağmen, Ritchie Blackmore’un gözüne nedense bir türlü giremeyen ballad, kaydedildiği yıllarda pek hak ettiği değeri görememişti. Fakat Blackmore’un gruptan 90’lı yıllarda “tekrar” ayrılışından beri Deep Purple konserlerinden hiç eksik olmuyor. Şarkının, Barber’ın meşhur “Yaylılar için Adagio”sunu kendine intro belleyen ve Steve Morse’un gitarda bir David Gilmour edasıyla harikalar yarattığı bu hali tek kelimeyle kusursuz.
Dinlemek için: http://tinysong.com/sggC

– Statesboro Blues (Days May Come And Days May Go, 2000)
Genellikle The Allman Brothers’a mal edilen ama esasen bir Blind Willie McTell’in şarkısı olan “Statesboro Blues”da David Coverdale’li,Tommy Bolin’li ve Glenn Hughes’lu kadrosuyla soul ve funk’a kapılarını ardına kadar açan Purple’ın isterse nasıl safkan bir blues grubuna dönüşebileceğine tanıklık ediyoruz. Mevzu bahis kadronun yaptığı tek albüm olan 1975 tarihli “Come Taste The Band”in provaları sırasında alınan kayıtlardan kalma hoş bir anı…

– Clearly Quite Absurd (Rapture Of The Deep, 2005)
Grubun şimdilik (2012’de muhtemelen yepyeni bir Purple albümü dinleyecekmişiz, öyle diyor Gillan) son stüdyo albümü “Rapture Of The Deep”in en hüzünlü dakikalarından birkaçına sebebiyet veren “Clearly Quite Absurd”, tane tane çalınıp söylenmiş, ağır ağır içinize işleyen modern bir Purple ballad’ı.

Milliyet Sanat Mayıs sayısından…

No comments

Leave a reply