EDGAR FROESE’NİN ARDINDAN: ELEKTRONİK MÜZİĞİN KÖKLERİ

0 Posted by - 27 January 2015 - O OLDU BU OLDU

60’ların sonunda, bölünmüş Almanya’nın karışık siyasi ortamında dönemin ruhunu ve ‘Alman mekaniğini’ yansıtan bir akım doğdu: Krautrock. Dünyayı saran psikedelik etkiden nasibini almış, ancak sınırlarla çerçevelenemeyen bir akım. Aralarında progressive rock ve caza çalan gitar müziği icra eden de var, moog ve synthesizer ile müzik tarihinin elle tutulur ilk elektronik müzik deneyimlerini gerçekleştirenler de.

Akımı iki ana kolda incelemek mümkün. Birincisi, Can, Faust Amon Düül II gibi, cazdan rock’a enstrüman müziğinin farklı türlerini harmanlayan ve kendine has Krautrock duruşunu oluşturanlar; ikincisi ise, Tangerine Dream, Harmonia, Popol Vuh, Kraftwerk gibi ambient’tan katıksız elektronik müziğe Kosmische tanımına daha yakın duran tayfa. Bu iki ana grubun yanında, Neu! gibi, La Düsseldorf gibi tam ortada duranlar da var tabii.

Akımın elektronik müziğe yakın kolunun en yetkin ekiplerinden biri Tangerine Dream idi. 1967 yılında grubu kuran ve değişmeyen yegane üye olan Edgar Froese’yi 23 Ocak tarihinde 70 yaşındayken kaybettik. O ve ekibi, elektronik müziğin ilk deneyimlerini yaşamış, new age’den progressive house’a, ambient’tan drum and bass’a birçok alt türün ilk icracısı olmuş bir tayfa.

Edgar Froese, Tangerine Dream macerasına başlamadan önce, sanat okumak üzere Batı Berlin’e geliyor. Berlin’de psikedelik rock sularında dolanan ilk grubu The Ones ile bir tekli yayınlıyor ve dönemin meşhur kulübü Zodiak Free Arts Lab’da defalarca sahneye çıkıyor. O grupla, Salvador Dali’nin huzurunda dahi çalmışlar. The Ones, zamanla Tangerine Dream’e evriliyor. Froese kendisini usul usul elektronik müziğin kollarına bırakıyor.

Tangerine Dream yolculuğunda, gruba sayısız müzisyen dahil olsa da, gidilecek yol her zaman Edgar Froese tarafından belirlendi. Müziğini resim, medya ve edebiyat ile besleyerek sürrealizmden yana durdu. ’73 tarihli albüm “Atem”e dek kosmische ve ambient sularında gezerken, ’74 çıkışlı “Phaedra” ile birlikte Berlin Okulu’nun ilk elektronik müzik örneklerini vermeye başladı. Artık gitarlar bir kenara bırakılmış, moog’ların, synthesizer’ların başına geçilmişti. Erken döneminde krautrock’ı şekillendiren Tangerine Dream, katıksız elektronik müzik eserleri vermeye başlamıştı. 80’lerde ise grubun müziğinde yeniden rock etkisi hissediliyordu. Grubun erken dönemlerinde davulcu Klaus Schulze’nin, 70’lerin ikinci yarısında sacın ayaklarını oluşturan Christoph Franke ve Peter Baumann’ın katkısı çok büyük. 90’larla birlikte iyiden iyiye New Age’e yönelip, biraz üzseler de, aralıksız olarak üretim verdikleri 50 yıl boyunca yeteri kadar ilke imza attılar nasıl olsa. Tangerine Dream, canlı albümler ve derlemeler de dahil edilince aktif müzik tarihi boyunca tam 101 albüm yayınladı.

Edgar Froese, geçtiğimiz yıla kadar sahnelerde gözükmeye, albümler yayınlamaya devam ediyordu. Yaptığı müziğin ötesine halen geçilmiş değil, o ve onun gibilerin çiziği yoldan ilerliyor ve gelişiyor elektronik müzik. Moog’un o dönem kullanılan erken dönem cihazlarını tekrar piyasaya sürme hazırlığında olduğu düşünülürse bu etki daha uzun yıllar devam edecek gibi.

Tangerine Dream – “Phaedra”

Tangerine Dream – “Thief”

Tangerine Dream – “Atem”

Tangerine Dream – “Outland”

No comments

Leave a reply