FUKUŞİMA’DA 120 TON RADYASYONLU SU KAYIP

0 Posted by - 10 April 2013 - ÇEVRE, O OLDU BU OLDU

İki yıl önce Japonya’da meydana gelen deprem ve sonrasındaki tsunami’de on binlerce insan ölmüş ve yüz binlercesi evsiz kalmıştı. Felaketin bir başka boyutu da, ülkenin kuzey doğusunda bulunan Fukushima Nükleer Santrali’nin ağır hasar görmesi ve kontrol dışına çıkmasıydı. Televizyon’dan bilim kurgu seyreder gibi 3-5 gün heyecanla takip edilen Fukushima haberleri birçok insan için değişen gündemin arasında kaybolup gitti. Birçoğuna göre de problem çözüldü ve her şey pir-ü pak oldu. Niye? Çünkü haberlerde görmüyoruz artık.

İşin aslı öyle değil. Fukushima Nükleer Santrali meselesinde iş tatlıya falan bağlanmadı. İki yıldır soğutulmaya çalışılan santral hala çok büyük bir alanı kalıcı olarak tahrip etmeye devam ediyor.

Japonya’da hasarlı nükleer santralleri denetleyen uzmanlar geçtiğimiz günlerde Japon Parlamentosunda bir brifing verdiler ve Hükümetin bu işi “adet yerini bulsun” diye yaptığını, santralleri işleten TEPCO şirketinin ise olayları hasır altı etme eğiliminde olduğunu açıkladılar. Geçen hafta santrali soğutmak için kullanılan ve yer altındaki dev su havuzlarında saklanan ölümcül seviyede radyasyon yüklü 120 ton su kayboldu. TEPCO yetkilileri sızıntıyı fark ettikten sonra bölgede ölçümler yaptıklarını ve suyun okyanusa karıştığını düşünmediklerini açıkladılar. Ama denetim yapan uzmanlar tam tersini söylüyor ve okyanustan toplanan canlı örneklerinde normalin üzerinde radyasyon tespit ettiklerini ifade ediyorlar. Normal şartlarda kullanılan güvenlik ve risk analizi prosedürünün, hasarlı santraller için yetersiz kaldığını iddia eden denetim uzmanları Hükümeti de bu konuda duyarsız olmakla suçluyorlar.

Özellikle son on yılda ABD, Fransa, Almanya, İngiltere gibi ülkelerin enerji kaynaklarını çeşitlendirmek için portföylerindeki geri dönüştürülebilir enerji kaynaklarını arttırdıkları biliniyor. Bununla beraber teknoloji, bilgi birikimi ve bol paraya sahip olan Japonların nükleer enerji ve kalıcı çevre felaketleri konusunu hala çözememiş olduğu da düşünülürse; Türkiye’nin Mersin – Akkuyu’ya yapacağı ve reaktörlerini soğutmak için her gün yüz binlerce ton deniz suyu kullanılacağı nükleer santralin çevreye sadece bir tüp gaz kadar zarar vereceği görüşü çok ironik gözüküyor.

No comments

Leave a reply