Güneyde kafe açtıran albümler…

0 Posted by - 27 June 2011 - ALBÜM, O OLDU BU OLDU


Bu CD’leri dayayıp birayı ucuz tuttuk mu tamamdır. Her şehirli yetişkinin en az bir kere kurduğu hayali gerçekleştirip yazlık mekanımızı açabiliriz. Bülent Forta duymazsa tabii…

“Now & Forever”
3 CD – 45 şarkı
Bu albümü alıp içinde ne var diye bakınca insan Kuşadası, Didim ya da Kaş’a gidip bar açmak istiyor. Çok derleme gördüm, böylesine ilk kez denk geliyorum. Boney M ile başlıyor, Gogol Bordello’yla devam ediyor. İçinde Justin Timberlake, Pink, Britney Spears, Shakira da var, Calvin Harris, MGMT ve Broken Bells de. Yani alın bunları CD player’a ya da bilgisayara koyun devamlı çalısın. Birayı ucuz tutun gelsin İngilizi, Hollandalısı, Almanı, gelsin paralar…

“Lounge 2011” / 3 CD – 36 şarkı
Bu albümle Kelebekler Vadisi’nde,
Kabak Koyu’nun tepelerinde, Faralya köyü civarında falan güzel lounge mekanı açılır. Fiyatları da kazık tutun, elinizi korkak alıştırmayın. Nişantaşı-Levent-Ulus çevresinden yerli turist akar.
Limonata 25 TL (içine de elma dilimi falan koyarsınız). Yogası, masajı derken servet yaptınız gitti. İspanyolca, İtalyanca, Fransızca dinlendirici tarzda ne ararsanız var.
Ciddiyim, bu üç CD’lik albümü beğenmeyecek birini zor bulursunuz. “Careless Whisper”ın Latin versiyonu da dahil diyeyim siz anlayın (Unutmadan, mum falan da yakın, ortamda iyi gider).

“Cafe De Pera Story Episode I”
3 CD 58 şarkı
Bu albümü dinlerken gün batımında yemeğe oturmuş, gündüz güneşte kavrulduktan sonra beyaz gömlekleriyle her zamankinden daha kırmızı çiftleri görebiliyorum. Çatal bıçak seslerini, masada kendi kendine terleyen bira bardağıyla pembe şarap kadehinin tokuşurken çıkardığı çınn sesini bile duyuyorum. Fonda belli belirsiz, kahkahalarla bölünen bir sohbet uğultusu. Butik otel açası geliyor insanın resmen. Pink Martini’den Sade’ye, Anggun’dan, Macy Gray’e kadro sağlam.

“All Time Joy Classics”
3 CD 45 şarkı
Sahile git, ateş yak. Gitara gerek yok, bu şarkıları dinlesen tamam. Datça ya da Dalyan sahilinde tavandan sallanan balık ağları, sazlıklardan örülmüş eğreti çatı altında oturup, dev çınar ağacının gövdesine monte edilmiş bardaki rasta örgülü dövmeli barmenden tombul şişe Efes isteyen genç tatilcileri hayal edebiliyorum. Güneş batarken fonda “One More Cup of Coffee” ardından “The Sound of Silence” giriyor. Muhtemelen 1979’dan beri burada bu şarkılar çalıyor. Burası derken öyle bir yer yok, fazla havaya girdim. Bu derlemeyle böyle bir mekan açılır. Ama para mara kazanamazsınız. Sezonu kurtarsa yeter.

No comments

Leave a reply