Hesapsız yollanan davetiye karaborsacıya yarıyor

0 Posted by - 22 September 2012 - O OLDU BU OLDU


Organizatörler ve sponsorlar düzenledikleri ya da destekledikleri etkinliklerden kendi paylarına düşen davetiyeleri ilgili-ilgisiz ayırt etmeden tomar tomar dağıtıyor, konser kapıları karaborsacıdan geçilmiyor.

“Abi bilet lazım mı?”
“Fazla bileti olan var mıydı?” Konserlere giden biriyseniz bu cümleleri çok sık duyarsınız. Siz mekana girerken “Bilet lazım mı” diye yanaşır birileri. Biletiniz yoksa normal fiyatın iki-üç katına size bir yerlerden buldukları bileti sokuştururlar. Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de bilet karaborsacıları var. Biz şöyleyiz, dünyada böyle bir şey yok falan diyecek değilim. Var çünkü.
Hatta yasal karaborsa bile var. Live Nation’ın biletlerinin belli bir kısmını resmi fırsat sitesi ilan ettiği Viagogo’ya vermesi birçok yoruma neden olmuştu Madonna dünya turnesi sırasında.
Sadece son zamanlarda bu işin biraz garipleştiğini düşünüyorum bizde.
Bir kere karaborsacı öyle palazlandı ki sesi yasal bilet satandan fazla çıkıyor. Hadi görmedin, boynunda görevli kartı olan birine gittin “Bilet lazım mı?” dedin. Görevli de sana kartını gösterip “Yok daha neler, hem sen o bileti nereden buldun?” diye sordu, uzatma dön ve git. Oysa ne yapıyor karaborsacı? “Biletix’te arkadaşım çalışıyor ordan buluyorum” diyor
bir de. Ne korkusu, ne utanması var. Onu da geçtim satmaya çalıştığı biletin üzerinde de “0 lira” yazıyor. Yani bu bir davetiye aslında.
İşte asıl mesele de bu.
Konserler, festivaller, muhtelif etkinlikler sponsorlar olmadan olmaz, kültür-sanat ve eğlence hayatı onlara ne kadar teşekkür etse azdır. Bir defa bunu söylemek lazım. Ancak sponsorların davetiye politikasında bir yanlışlık var.
Sponsorlar kendilerine ayrılan kontenjanı genellikle pek düşünmeden dağıtıyor. Gerçekten o konsere gelmek isteyene, ilgilenene değil alakasız listelerde yer alan alakasız isimlere, protokol denen kişilere gönderiyorlar. Bu kişiler de genellikle protokol olduklarından çok meşgul oluyor ve neredeyse hiçbir konsere gelmiyorlar.
Bazen de organizatör bir tomar davetiyeyi alıp sponsor firmadan tek bir kişiye veriyor, “Sen dağıtırsın kendi kurumunda” diyor. O kişi de ilgili ilgisiz herkese bu davetiyeleri dağıtıyor.
Durum böyle olunca da davetiye bir şekilde karaborsacıların eline geçiyor.
Valla nasıl oluyor bilmiyorum, kimsenin günahını almak istemem ama, sizin “Alın konserimize gelin” diye dikkatsizce saçtığınız davetiyeler, kapıda karaborsada satılıyor haberiniz olsun sevgili sponsorlar. Hem konserin, etkinliğin değeri azalıyor, imajı zedeleniyor
bu şekilde, hem de karaborsa ekonomisi palazlanıyor.
Diyeceksiniz ki bazı etkinliklerde bilet satılmıyor, son anda davetiye dağıtılıyor mekan dolsun diye. O da doğru. Bu başka yazı konusu ama…

2 Comments

  • ahmet 22 September 2012 - 20:27 Reply

    evet şu gsm operatörlerinde çalışanlar yada savcılar birçok kişiye mutelif etkinlik biletlerden veriliyo ve onlarda bırak karbaorsaya düşürmeyi unutuyorlar biletleri. yakıyorlar bi bakıma. bu çok daha kötü.

  • Cetin 22 September 2012 - 23:29 Reply

    “Live Nation’ın biletlerinin belli bir kısmını resmi fırsat sitesi ilan ettiği Viagogo’ya vermesi birçok yoruma neden olmuştu Madonna dünya turnesi sırasında.”

    bu bilgiyi nereden edindiniz ?

    Viagogo ile LiveNation sadece Hollanda’da ortaklık yapıyor. Onun dışında ki satışları organizatör Live Nation Global Touring ile değil; bizzat sanatçılar ile yapılıyor. Örneğin İngilitere’de Coldplay’in bir konserine 9bin bilet satmışlıkları mevcut. Ayrıca Madonna, Roger Waters vb bir çok sanatçı ile “müzik promosyonu” amacı ile anlaşmalılar. Buda 2008’de Madonna turnesi ile başladı. Reading&Leeds,IsleofWight gibi festivallerle de ortaklıkları mevcut. Şu aralar İngiltere’de bu secondary ticket/ticket scalping üzerine yeni bir yasada hazırlanmakta.

    Yasal karaborsa sözü de doğru tanımlama değil; zaten ABD, İNG gibi ülkelerde böyle bir şey mümkün olamaz. Onlar buna “bilet borsası” diyor ve her bilet farkından KDV ve gelir vergileri alınıyor. Malumunuz karaborsada vergi diye bir şey olmaz 🙂

    TR konusunda kültür bakanlığına sormak lazım; bu ülkede her canı isteyen organizatör/menajer/plak şirketi sahibi nasıl olabiliyor; bu işlerin ehliyeti lisansı,meslek birliği olmaz mı ? Lisans üzerine Müyap ve bir sürü hak iddia eden oluşum nasıl olabiliyor ? Kayıt dışı ekonominin alası bu işlerde dönüyorken nasıl bir düzenleme yapmazsınız ? diye diye…

    Son Not:
    Organizatörler %5-10 sponsorluk almak için bolca davetiye vererek kendi ayaklarına sıkıyorlar. Sonra da yok müzik kültürü/konser kültürü yokmuş Tr’de. Sen bilet alan müzikseveri “enayi” yerine koydur etkinlik alanında sonra “kültür yok abovv davetiye istiyorlar bizden utanmadan” de.

    “Diyeceksiniz ki bazı etkinliklerde bilet satılmıyor, son anda davetiye dağıtılıyor mekan dolsun diye. O da doğru.”

    Beyaz Show, O ses Türkiye falan yakında başlar. Hepsi albümlere nasıl yüreklerini koyduklarını, nasıl profesyonel bir çalışma yaptıklarını anlatıp sabit kaşeli belediye,üniversite konserleri peşinde koşmaya oda olmadı tv’da program yapmaya oda yemezse dizi/film işine devam ederler…

    (Sektöre bak; sanatçısı,organizatörü,plakçısı,telifcisi,seyircisi osu busu hep sıkıntı)

  • Leave a reply