İki tuğla yapı arasındaki farkları bulun!

0 Posted by - 12 November 2012 - O OLDU BU OLDU

Berlin'deki Radialsystem V binası eski bir atık su pompalama istasyonu. Bugün kültür merkezi olarak kullanılıyor.

Berlin’deki Radialsystem V ve Santralistanbul arasında benzerlikler var. Ama asıl mesele farklar. Konu 24 Kasım’da Borusan Müzik Evi’nde gerçekleşecek bir konser aslında…

Santralistanbul Haliç kıyısında. Kültürel etkinliklere ev sahipliği yapıyordu. Son dönem içki yasaklaryla gündeme geldi.

Berlin’de Spree nehrinin kıyısında şimdiki adı ‘Radialsystem V Space for Arts and Ideas’ olan bir yer var. 1881’de inşa edilmiş bir bina. Berlin’in eski atık su pompalama merkezlerinden en büyüğü. Geniş pencereleri, bacaları ve bir istasyon için hayli özenilmiş detaylarıyla mimari açıdan ilgi çekici bir tuğla yapı.
İkinci dünya savaşında Berlin’de bulunan neredeyse her bina gibi yıkılmış, zarar görmüş, sonra restore edilmiş. 1999’da hemen yanı başında yeni istasyon hizmete girdikten sonra devre dışı kalmış ve korunması gereken mimari yapılar listesine eklenmiş. O zamana kadar Mitte, Prenzlauer Berg ve Friedrichshain bölgelerine hizmet vermiş. Şimdiki Berlin’in en gözde, duvarın yıkılmasının ardından en fazla gelişen, canlanan, zihni açık yeni neslin akınına uğrayan bölgeleri.
Bu dediklerim bir yere gelince kültür-sanat da geliyor oraya tabii peşinden. Şimdilerde pahalılanmaya başladı diye şikayet ediyor bu muhitlerin sakinleri. Klasik…
Neyse, 2004’te mimar Gerhard Spangenberg burası için bir mimari proje hazırlıyor. Binanın içi çok amaçlı bir kültür-sanat merkezine dönüştürülüyor. Bu yapılırken yeni bölümler ekleniyor ve ortaya modern ve klasik mimarinin içiçe geçtiği şahane bir bina çıkıyor (içinde alışveriş merkezi yok, nasıl olur?).
Şimdi hem konserlerle dolu ilginç bir programa sahip hem farklı amaçlar için kiralanıyor. Kafesi, barı da var içinde, konser salonu da…
Bir nevi elektrik santralinden kültür ve eğitim alanına dönüştürülen Santralistanbul burası. Ama farklar var.
Merkel arayıp “Orada içki içmeyin fena olur” dememiş mesela.
“24 yaşın altındakiler giremez, orada alkollü içki içiliyormuş” diye kapıya dikilen de yok.
“Mitte’nin ahlakını bozmayın, biz burda bira içirmeyiz, imza Prenzlauer Berg gençlik kolları” diye kapıya pankartla gelen de olmamış.
Neyse bu güzide ortamda huzur içinde kültür-sanat etkinlikleri yapılıyor yani. Genellikle klasik müzikle içiçe geçmiş melez müzikler, gösteriler, oyunlar, performanslar var programda gördüğüm kadarıyla.
Sadede geleyim. Berlin’in bir nevi Santralistanbul’u Radialsystem V, Goethe Instıtut’un da katkılarıyla Borusan Müzik Evi’nde “New sounds of Berlin” adı altında konserler düzenleyecek. Bunların ilki 24 Kasım’da Solistenensemble Kaleidoskop konseri. 8 kişilik ekip klasik ve elektronik müziği biraraya getiren ilginç bir performans sunacak. Saat sekizde başlayacak ve dört saat sürecek bu performans. Müzikevinin tüm katları kullanılacak ve seyirci gezinebilecek, farklı yerlerden dinleyip izleyebilecek. Hatta yere yatarak dinlemek isteyenler için matlar hazırlanmış. Bizim Santralistanbul’da artık kültür-sanat-konser zor. Bari Berlin’inkinden faydalanalım…

3 Comments

  • zeynep 12 November 2012 - 15:40 Reply

    Orası Avrupa, burası da ne kadar batılılaşırsa batılılaşsın Avrupa gibi olmayacak bir yer. Orada yüzyıllardır gelen gelenek var, papazlar şarap içiyor İsa’nın son yemeğinde şarap içildi şeklinde bir inanç var, buranın inancında her tür içki katiyen yasak ve yüzyıllardır böyle gelmiş. 90 yıldır batılılaşmak için epey çaba gösterildi, belli bir aşama kaydedildi, festivaller yapıldı ama en ufak bir işaretle eskiye dönmek kaçınılmaz oluyor. Yüzyılların etkisi 90 yılda geçer mi?

  • filiz 13 November 2012 - 19:41 Reply

    Bu tarz fark bulmacalardan ve vahlamalardan sıkıldım.böyle yazılar görmek rahatsız ediyor beni çünkü hiçbirşey yapamiyoruz..sadece sizlanip rastlıyoruz.rahatlamamaliyiz..

  • berk 14 November 2012 - 22:47 Reply

    bütün bu saçmalıklar, yasaklar, ırk, din, dil farkları hepsi yok olacak. olacağına eminim ama umarım o günleri sadece bir kere geldiğim bu dünyada bende görebilirim. böyle yazılar görmek beni rahatsız etmiyor ama sadece yazmakla olmuyor. ayrıca bu coğrafya insanı öyle çok da karakterli falan bir insan grubu değil. dün bok olan bugun kral, bugun kral olan da yarın yine yerin dibinde olacak. bu güç gösterileri daha devam edecek. ve ne için? hiç. koca bir hiç. olan sıradan insanların değerli zamanlarına oluyor.

  • Leave a reply