İstanbul’un Deep Purple aşkı bambaşka!

0 Posted by - 22 July 2009 - O OLDU BU OLDU

deep

Uzun beyaz saçlı ve göbekli adamlardan oluşan bir kitle beklerken şaşırdım kaldım. Deep Purple eskiden inek öğrencilerin sevdiği virtüözler grubuydu. Daha cool adamlar ve kadınlar Rolling Stones dinlerdi. Bu değişmiş…

Ulus’tan Kuruçeşme’ye inen yokuşta siyah tişörtlü birtakım gençler yokuş aşağı koşturuyor. Deep Purple konseri 15 dakika içinde başlayacak ve yıldız tarihi 20 Temmuz 2009. Yer İstanbul. Yani 1972 yılında Londra’da falan değiliz. Bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Çünkü işin doğrusu beklediğim şey uzun beyaz saçlı göbekli adamlardan oluşan bir kitle… Ama önyargı kötü bir şeymiş onu anladım. Çünkü her yaştan ve tipten insan oradaydı…

* Alana giriyorum, ilk şarkı Highway Star. Sahne önüne gireyim diyorum, kalabalığı yaramıyorum. Deep Purple sevgisi oraya bir duvar örmüş…

* Duvarı geçmeye çabaladım. Ama başaramadım. Orta yaşlı kadınlar tarafından örülü bir baraja çarptım. Nefret bakışlarını üzerime yoğunlaştığı anda “Haaaay veeeey staaaar” çektim canımı kurtardım. Deep Purple seyircisi grubuna sahip çıkıyordu. Araya beni aralarına almaya niyetleri yoktu.

* Sahneye doğru baktığımda sallanan bir bayrak gördüm. Gürcistan bayrağıymış. Bulgarlar da oradaydı. Onlar da bu konsere Deep Purple’ı izlemeye gelmişler. İşte Türkiye ve hinterland’ı biraradayız. Deep Purple bölgenin önemli aktörlerinden. Unutmayın Medvedev’in Putin’den başkanlığı devraldığı törende de Deep Purple sahnedeydi.

* Önlerde beyaz saçlı kimse yok. Aksine genç ve enerjik bir hayran kitlesi var. Bir sürü güzel kız da var ayrıca. Bizim zamanımızda Deep Purple inek öğrencinin sevdiği virtüözler grubuydu. Daha cool adamlar ve kadınlar Rolling Stones dinlerdi. Dengeler değişmiş. Gelişmeleri kaygıyla izliyorum.

* Deep Purple, Iron Maiden, Jimi Hendrix, AC/DC tişörtlü kızlar var. Motörhead ve Pink Floyd tişörtleri de gördüm. Ama erkeklerin sırtında…

* Gülerek solo atan gitaristten hoşlanmam. Steve Morse’tan da hoşlanmıyorum. Ritchie Blackmore ve David Coverdale bu grubun karizmatik olabilmiş iki üyesiydi. En azından sahnede bir gitar yakmak olsun, amfileri patlatmak olsun, “Mistreated” çalıp duygusallaşıp ağlamak olsun (bakınız “Deep Purple California Jam”) bir şey yapardı bu adamlar. Gülmeye kılım. Onlarsız Deep Purple saygıdeğer ama yavan…

* Klavyelerde Don Airey var. Rainbow’un adamıdır. Ve “Katibim”i çalıyor şu anda. Kuruçeşme coştu.

* İlk Deep Purple konserime 1991’de Paris Bercy’de gittim. O zamandan bu zamana bu dördüncü. Çok şey değişmiş.

* Sahne önünden dalgalar halinde gelen bedensel devinim sayesinde kendimi akıntıya bıraktım ve arkalara ulaşabildim. Burası uzun beyaz saçlı adamların kalesi. Uzun beyaz saçın arkadan bağlı olan modelinden oldum olası çekinirim.

* Kısa beyaz saçlı bir tanıdık gördüm. Bana “Nerde eski Purple, şimdi baktıkça acıyorum” dedi ve birasından büyükçe bir yudum aldı. Sahnede Ian Gillan’a bakınca hak vermedim değil.

* Ian Gillan uzun saçlı esmer, Jesus Christ Superstar müzikaliyle ayrıca hafızalara kazınmış akıllara zarar bir sese sahip efsanevi Deep Purple solistiydi. Şimdi şu sahnedeki eşofmanlı haliyle pijamalarını giymiş geç dönem Cary Grant’e benziyor.

* Ünlü göremedim. Ama yerel ünlü gördüm. Yani “local celebrity”. En sevdiğim kavramdır. Benim yerel ünlüm,  bizim Ataköy’deki mahalleden Metin abi. Biz 13-14 yaşındayken karışık kaset doldurur hepimize dağıtırdı. Deep Purple’ı ona borçluyum.

* Metin abiyi anında kaybettim. Anne baba ve iki adet ergen çocuktan mürekkep bir Deep Purple ailesinin ortasındayım. Aile boyu rock bu herhalde.

* Sigara yasağı mı? Burada geçerli değil. Bazı yerlere, yani “düz ovanın ortası” tarzında birtakım noktalara “sigara içilebilir alan” yazısı konmuş. Hesapta açık havada orada içilecek. Ama tabii herkes fosur fosur.

* Konser erken bitti. Grup sahnede topu topu bir saat 20 dakika kaldı.

Kadıköy motorunda kavga çıktı. Deep Purple’cılarla Led Zeppelin’ciler girişti. Şaka şaka. Ama birileri birilerine girişti çok fena. “Kız meselesi” bitsin artık ya. Ayıptır. Ayrıca Deep Purple motoru böyleyse Müslüm Gürses motorunu düşünmek istemem. Dedim ve gecenin içinde Topkapı Sarayı’nın ışıklı silüetine daldım. Para toplayan adam “5 milyon abi” dedi…

Milliyet’ten…

No comments

Leave a reply