Kültürün bu mu ey İstanbul?

0 Posted by - 17 January 2010 - O OLDU BU OLDU

fft16_mf486617

Taksim’de Tarkan, Kadıköy’de Mor ve Ötesi, Beylikdüzü’nde Nil Karaibrahimgil, Sultanahmet’te Mercan Dede, Pendik’te Kıraç ve Bağcılar’da Zara sahnedeydi. Peki bu mudur yani İstanbul 2010 kültür başkenti?
Bu sanatçılar konser versin, beğenenler gidip izlesin, hiç itirazım yok. Olamaz.
Ama benim de bir İstanbullu olarak söyleyeceklerim var.

-Tamam, anlaşıldı. Mercan Dede sufi müziğini yorumluyor, ney üflüyor, elektronik müzik altyapıları kullanarak atmosfer oluşturuyor. Kültürlerin kesişmesini temsil ediyor.
Her ne kadar Sultanahmet
bir süredir çay bahçelerinde semazenlerin döndüğü bir yer olsa da Mercan Dede bu atmosfere yakışır.

-Tamam, anlaşıldı. Nil’i çok seviyoruz. Modern kız, Türkiyemizin modern kadınlarını temsil ediyor. Tanıtım falan dendi mi onsuz olamaz. Beylikdüzü’nü coşturacak. Tek taşlar sallanacak, şahane.

-Tamam, anlaşıldı. Kıraç’ın milliyetçi-Müslüman-komünist tarzı ve kovboy şapkası pek hoşumuza gidiyor. Kıraç’ımız bu çizgideki şarkılarıyla ve Cem Karaca sesiyle Pendik halkını coşturacak. Kendisinin ne kadar şahane biri olduğunu anlatacak, ne kadar farklı ve sistemin dışında olduğunu idrak edecek, onu daha da çok seveceğiz. Kovboy şapkası ve deri montuyla anti emperyalist Kıraç’ımız bizim o. İstanbul 2010 Kültür Başkenti deyince zaten benim de gözümün önüne Kıraç geldiydi ta en başta.

-Tamam, anlaşıldı. Kadıköy’de Mor ve Ötesi çalacak. Rock’çı gençler bunu sever, üniversiteli kızlar da bayılır. Hem bunlar “efendi çocuklar”, önceden TRT denetiminden de geçtiklerine göre “kötü bir şey yapmazlar”.

-Tamam, anlaşıldı. Taksim’de Tarkan’a çaldırıp burada her zaman olduğu gibi dev bir taciz orjisi yaratacaksınız. Yılbaşında aynı ortamda milletin karısını, bacısını fortlayanlar şimdi kültür başkenti çatısı altında memnun olacaklar. Otobüsten metrodan çıkan vatandaş da “Ne güzel bir hizmet Tarkan bedava” diye sevinecek (bedava değil parasını yine sen veriyorsun), işte hizmet budur.

Bir İstanbul single’ı neden yok?

O halde şu soruları soralım da varsın kötü insan desinler, razıyım. En azından görevimi yapmış hissedeceğim kendimi.

-Nerede alternatif gruplarımızın da katılacağı, en azından bu isimlere ön grup olduğu, farklı kültürlerde insanları buluşturan, dinleyenin “Aaa bunlar da varmış” diyerek yeni şeyler keşfedebileceği cıvıl cıvıl bir festival ortamı?

-Nerede bu ortamda tadından yenmeyecek Ceza, Pentagram, Fuat, Şebnem Ferah, Çilekeş, Kurban, Yüksek Sadakat, Vega, Yasemin Mori, Bedük, Ogün Sanlısoy ve daha adını buraya sığdıramadığım nicesi?

-Nerede onlarca irili ufaklı hepsi kendi tarzlarında sivrilen her telden eski / yeni alternatif / indie grup ve müzisyenler? Onların yarım saatliğine bile olsa seslerini duyurma şansları yok mu? Hadi normalde yok, bu vesileyle biraz desteklesek olmuyor mu?

-Nerede gece aleminin DJ’leri, İstanbul eğlence sahnesinin elektronik dans  müziği temsilcileri?

-Nerede en güzel İstanbul şarkılarına imza atan Levent Yüksel, nerede bu şehir hakkında en cesur şarkıyı yazan, “Bu şehir cigarayı çeker / bu şehir kadınını döver / bu şehir için ölmeye değer” diyen Duman?
Nerede İstanbul temalı düetler, her tarzda sanatçıyla söylenecek, açılış gecesi lanse edilecek ve yıllarca hatırlanacak İstanbul “single”ı?
Bunlar 2010 Avrupa Kültür Başkenti çatısı altında olmayacaksa ne zaman, nasıl olacak? Biri bana söylesin.

Açılış önemlidir. Sırf bu gece için harcanan para 8,5 milyon TL. Bir zenginliği varsa İstanbul’un bu açılışta daha fazla görmeliydik. İstanbulluları bilmedikleri şeylerle tanıştırmayı hedeflemeliydik. Bir adet resmi müsamere ve herkesin kendi başına kaynaşmadan eğleneceği bildik konserler, kimse kusura bakmasın, olmamış. Dileğimiz devamının iyi gelmesi.

7 Comments

  • Facebook User 17 January 2010 - 13:46 Reply

    İstanbul merkeziyetçiliğine (Bana o semirmiş şehrin binlerce yıllık geçmişini ve coğrafi konumunu anlatmayın) karşıt görüşlü biri olarak bu “kültür başkenti” saçmalığını da sevmemiştim zaten.

  • sarp 17 January 2010 - 14:58 Reply

    katilmamak elde degil..
    buna paralel olarak, belki de türkiye’deki en büyük organizasyon olusumlari olan pozitif ve iksv’den ne kadar yardim alindigi da sorulabilir, sorulmali.

    bir de, 2008’de liverpool avrupa kultur kentiydi ve inanilmazdi. tabii adamlarinda elindeki en agir tas da tarkan degil, paul mc cartney. altini siz doldurun artik.. ladytron’a, the wombats’e sira gelene kadar.

    söylemeye calistigim kapasitemiz de gercekten bu kadar olabilir.. dogruya dogru.

  • onder 17 January 2010 - 23:04 Reply

    Kıraç’ın milliyetçi-Müslüman-komünist tarzı ve kovboy şapkası pek hoşumuza gidiyor. cok iyi (.

  • Efe Karadağlı 18 January 2010 - 02:35 Reply

    U2 yeterli değil, biz de Paul McCartney isteriz. Şu an bir McCartney konseri yayınlayan TNT gönülleri dağlıyor resmen

  • Vural Doğancı 18 January 2010 - 14:58 Reply

    enfes bir yazı..
    kıraç’la nil’le el ele istanbul 2010 panayırına..

  • erdem 18 January 2010 - 21:07 Reply

    avrupa kültür başkentiyiz de, acaba kültür başkenti açılışına avrupadan kaç kişi geldi? ve bu sene kültürel etkinliklere (sadece müzik değil, sinema, tiyatro, resim, heykel, dans, vb..) kaç kişi gelecek?

    şu yapılanın türk’ü türk’e övmekten başka bir faydası yok.

  • Kaan 27 January 2010 - 18:26 Reply

    http://bit.ly/50P15S

    2010 Avrupa Kültür Başkenti Coşkusu Yerini Soru İşaretlerine Bıraktı: “Şimdi Ne Olacak?” –

    “Belki bir fikir verirler diye, geçmiş senelerde kültür başkenti olmuş, Linz (Avusturya), Cork (İrlanda) gibi şehirlerin idari makamlarına da danışıldığını belirten Özbükey, “Malesef onlardan da net bir yanıt alamadık. Hepsi başta bi sevinmişler ama bir iki hafta konser, sergi falan yaptıktan sonra sıkılıp bırakmışlar işin ucunu” diyerek ekledi: “bakalım artık biz de gittiği yere kadar götürmeye çalışıcaz. Yapıcaz bi şeyler.”

  • Leave a reply