“MİNİ” Büyükada macerası

0 Posted by - 19 October 2013 - O OLDU BU OLDU

Bayramda adalar boştur diye Büyükada’ya gittik. Yanıldık. İskeleden itibaren bir kaos. Yüzlerce metrelik bir fayton kuyruğu, bir dondurmacı, kokoreççi, tostçu kirliliği. Her yandan bağıran çağıran, size bir şey satmaya çalışan insanlar. 80’lerin Sirkeci’si gibi bir ortam. İnsan geldiği vapura geri binip derhal evine dönmek istiyor.
Yok, yok eskiden ne güzeldi falan demeyeceğim. Büyükada’ya lisedeyken bir kere okul kırıp gidişim dışında ilk kez gidiyorum. Hiç adalı falan da değilim. Sadece şaşkınım. Böyle bir ada beklemiyordum. AKP’li belediyenin Bostancı’dan buraya köprü yapma “devvvv projesi”ni garipsemiyorum artık mesela şu anda. Burası zaten bir adet Bostancı, Maltepe, Kartal ya da Pendik olmuş bile, karadan yol sadece tabuttaki son çivi olabilir. Neyse ki bisiklet var. Neyse ki adanın arka tarafları var. Neyse ki herkes üşenip faytona biniyor ve bu güzel doğa ortamı bir-iki bisikletçiye ve yürüyüşçüye kalıyor.
Bir de kafe önereyim. Adı Bahçede Sinek Cafe. Gazete, dergi karıştırmak, internette takılmak, bir kadeh şarap içmek ya da kahvaltı etmek için gidilecek bir yer. Büyükada’da ama adada değil gibi. Adanın klasik mimari yapısına alternatif, modern bir yer. Her şeyiyle çok beğendim. Kışın kapalıymış. Son haftalar…

Resim: Büyükada, Bahçede Sinek Cafe.
Yazının tamamı için tıklayınız.

No comments

Leave a reply