Ne olacak bu ‘business’ların hali?

0 Posted by - 30 May 2012 - O OLDU BU OLDU

THY web sitesinde CİP salonu bu şekilde tanıtılıyor. Şimdi aşağıdaki yazıyı okuyun...

Bizim memleket gerçekten dünyada tek. Eşimiz benzerimiz yok ve bazı şeyleri işitmekle, okumakla olmuyor; gidip görmek lazım. Bakın gördüm, aktarıyorum. Bizim ‘business’ların hali şöyle…

Taksim meydanındaki McDonald’s’da beleş tavuk burger dağıtılıyor ya da tatil köyünde açık büfe az önce açıldı millet saldırıyor gibi bir ortam var. Her yerde kuyruk, itiş kakış.

En son böyle bir yağma görüntüsünü Media Markt açıldığında gördüm. Otobanın karşı yanındaki arabasına sırtında LCD ekran televizyonlarla koşan insanlar vardı.

Elinde beş tane muzla koşarak yanımdan geçti bir business. Masada bekleyen arkadaşlarına meyve taşırken takımı ve çantasıyla CIP şıklığını yansıtıyordu.

Her şeyde kuyruk var. Girişte, çıkışta, kahvede, poğaçada, yumurtada, sandviçte tatlıda, tuzluda… Havaalanının hiç tartışmasız en kalabalık yeri burası.

Masalarda hep bir ya da iki kişi var, grubun kalan üyeleri kuyruklara kilitlenmiş. “Arkadaşı poğaça kuyruğuna yolladık, diğeri de çayla portakal suyuna gitti” hesabı. Ya da üçü oturuyor, biri kalkıp herkes için tabakları poğaçalarla, kruvasanlarla doldurup geliyor. Neden? Çünkü herkes business…

Bardak çay en popüler içecek. Ayrıca kahve noktalarının başında da kuyruklar var. Portakal suyuna da bayılıyor business’lar. ‘Sağlıklı’ portakal suyunun yanında ‘sağlıklı’ poğaçaları güzelce mideye indiriyorlar. Business business olduğunu nasıl anlar ki zaten? Portakal suyuyla…

Arkadaşı olmayanlar bilgisayar, çanta, ceket gibi aksesuarlarıyla masaları işgal etmiş. Beyaz Türklerin en sevdiği şey yazın sahildeki şezlonglara havlu bırakıp bütün gün (oturmasa bile) o şezlongu kimselere yar etmemek, kışın da aynısını çanta, hırka falan bırakarak (telefon bırakan da gördüm) zor yer bulunan mekanlarda uygulamaktır. CIP’de de aynısı yani.

En popüler diyalog: “Bu sandalye boş mu?” “Hayır, arkadaş gelecek.” Business keyfi…

Sanırım business uçanlarda şöyle bir kafa var: O kadar paraya kıydık, CIP’ye girişe hak kazandık, erkenden gelip ‘fullü’ kahvaltı edelim, ortamı kanırtalım, paramız boşa gitmesin.”

İtiraf ediyorum; insanın canı dışarı çıkmak, business olmayan, dolayısıyla sessiz sakin kafelerden birine gidip bir içecek eşliğinde kulaklıktan müzik dinleyip kitap okumak istiyor uçağını beklerken. Business ‘keyfi’ne karşı sıradan insan ‘keyfi’…

2 Comments

  • eren 30 May 2012 - 17:22 Reply

    anneyle birlikte gidilen o cip’nin keyfi apayridir asil, o kafayi da bi deneyimlemenizi tavsiye ediyorum.

  • Umut 31 May 2012 - 19:27 Reply

    Bir de burada çalışan insanlar var. Bu bahsettiğiniz manzara ve profile sürekli hizmet etmek, her türlü CIP kaprisini çekmek, cinsiyetine göre türlü türlü askıntılığa maruz kalmak iştanımları arasında.

    Çalışan demişken son THY grevinde bakanından başbakanına verilen tepkiler de güzeldi. Sen kim oluyorsun da bir SMS’lik iş akdin varken grev yapıyorsun!

  • Leave a reply