NE YAPALIM ÜLKEYİ BELÇİKA’YA MI TAŞIYALIM?

1 Posted by - 08 September 2014 - KÖŞE YAZISI, O OLDU BU OLDU

Yabancı gruplar Türkiye’ye gelmek için çok yüksek ücretler talep ediyor. Ulaşımın zorluğu, klasik tur rotaları üzerinde olmamamız gibi nedenerden bilet fiyatları yükseliyor

“Gezi’ye eyleme mi geldik, konsere mi? Bir konser salonunda bu kadar bariyer olur mu?” Geçen gün BirGün’de Alper Bahçekapılı yazdı konserlerdeki farklı bilet kategorileri ve fiyatlarının yarattığı tartışmayı.
İtiraz çok. Bilet fiyatlarının farklı olması, farklı kategoriler demek, kategorileri birbirinden ayıran ne? Bariyerler.
Stat konserinde anlaşılabilecek bir durum, zira statta yapısal olarak bir sürü farklı alan var, biletleri, giriş çıkışları da farklı. Tribünler birbirinden ayrı, saha içi ve önünü birbirinden ayırmak makul, anlaşılabilir.
Ama Küçükçiftlik Park gibi küçük bir yerde dört farklı alan olmasını ne yapacağız? Silver, golden, diamond, vip… Bir defa alanda bütünlük yok, konser alanı, bir bariyerler bütünü olmuş. Mesela bir alanda bilet daha fazla satılmış, orası dolu, bir diğer alan boş kalmış. Sanatçı sahneye çıkıyor önü bomboş, sağ arka dolu, onun yanı boş. Böyle mantıksız bir görüntü. Seyircinin itirazı bir yana sanatçılar bile isyan etti bu yaz.
Neden bu kadar çok kategori gerekiyor? Evet şunu biliyoruz ki dünyada da farklı bilet alanları örnekleri var. Vip alanı hadisesi de abartılmış durumda. Bazı festivallerde sahne önüne klimalı arabayla bile götürüyorlar. İyi de o festivallerde yüzbinlerce insan var, alan desen yüzlerce dönüm git git bitmez. Orada vip ihtiyacı anlaşılabilir çünkü hayat zor. Üstelik Görüntü bütün o vip sakilliğine rağmen bu kadar garip değil.
Peki neden organizatörler sahne önü ve saha içi gibi basit iki kategoriyle yetinemiyor da illa “bilmemne circle” oluşturuyorlar küçücük alanda? Önden izlesek ne olur, arkadan izlesek ne olur. Zaten çok fark yok ki…
Elbette maliyet. Organizatörlere göre gruplar Türkiye’ye gelmek için çok yüksek kaşeler talep ediyor. Ulaşım zor, ülke klasik tur rotaları üzerinde değil, “ters” kaçıyor. Oturup hesap yapıyorsunuz mesela, şu salon şu kadar seyirci alıyor, e sanatçı bu kadar istedi, kira bu, masraflar bu, sponsor bu. Yahu bu alana kapasitenin iki katı insan gelse gene çıkaramayız biz bu parayı. O zaman biletleri yüksek fiyata satmak şart. O nasıl olacak. Vip mip…
Yıllar önce Biletix’in o zamanki yöneticisiyle röportaj yapmıştım. Adam Türkiye’deki konserlerde gördüğünüz insanların üçte biri davetiyeyle giriyor demişti.
Belki sorun bu.
Deniyor ki biz vip alanı yapmasak ve bir kısım bileti daha pahalıya satmasak, normal bilet fiyatı daha pahalı olur kimse alamaz. Portishead’in de yer aldığı tek günlük Midtown Fest’de en ucuz bilet 100 TL’ydi. Daha ne kadar pahalı olabilir ki bir konserin en ucuz bileti?
Yani sizin anlayacağınız, ya memleketi turne yollarının geçtiği bir yere Belçika, Hollanda civarı bir yere taşıyacağız, ya da bu şekilde devam…

1 Comment

  • es 21 January 2015 - 00:50 Reply

    vergileri söylemeyi unutmuşsunuz, biletin %40’ı olan vergiler, vergilerimiz.

  • Leave a reply