Neden plak daha iyi ses veriyor?

1 Posted by - 02 February 2013 - O OLDU BU OLDU

02mlcmt-mehplak1abbeyroadbeatles

Neticede üstü çizilebilir, kırılabilir, çıtırtısı var, patırtısı var, taşıması zor, ağır. Ayrıca daha yüksek ve düşük frekansları verebilme açısından CD’den teknik olarak daha kötü. İyi de neden plak daha iyi ses veriyor? Bu hafta bu mühim soruya yanıt arıyoruz

1993’te dünyada toplam 300 bin adet plak satıldı. Toplasan yaz başında çıkmış bir Serdar Ortaç albümünün sene sonu satışı kadar. CD’nin dünyayı ele geçirdiği yıllardı ve herkes bu teknoloji harikası “veri depolama dairesi”nin (kişisel türkçeleştirme girişimi, TDK’ya selam) geri dönülmesi imkansız bir yol açtığını düşünüyordu.

Düşünmek ne demek, eminlerdi. CD kaseti de plağı da tarihe gömecekti.
Kaseti gömdü (onu ayrıca yazarım), ama aynısını plağa yapamadı. Plak dipten giderek çıktı, özellikle 2000’lerde CD mp3’e, online satışa, stream’e yenilirken plak aradan yükseldi. Kendi başına bir niş pazar oluşturdu. Bu pazar önceleri “meraklısı alıyor” düzeyindeyken şimdi ilgi çekici derecede büyüme yolunda. CD satışları her yıl düşüyor, plak satışları artıyor.

2012’de plak satışları bir önceki yıla göre yüzde 16 artarak 4.7 milyona ulaştı. Bu rakam yeni ve eski albümleri ve ikinci elleri kapsıyor. Tüm “fiziki” albüm satışının yüzde 2.3’ü. Küçük ama yükselişte olan, geleceği olan bir pazar.
Bazı eski plaklar koleksiyon nesnesi haline gelmiş durumda. Tek bir plak binlerce onbinlerce dolar edebiliyor eğer aranan özelliklere sahipse. Aranan özellik de ne diyeceksiniz. En önemlisi plağın orijinal baskı olması. Yani ilk basıldığı, yayımlandığı seriden olması mühim. Kapağından, içindeki koruyucu kılıfına kadar her şeyinin “kondisyonu” önemli.

Yani, yeni çıkan bir albümün, sevdiğiniz bir sanatçının plağını alın ve ona iyi bakın. İlerde değerli olacak ve zaten değerli. Ama bir Beatles albümünün 2011’deki yeni baskısının pek değeri yok.
Yeni çıkan albümlerin plaklarını alıp, eski albümlerin de orijinallerini arayıp bulmak lazım. (İpucu annenizin, babanızın, dedenizin plaklarını korumaya alın. Pişman olmazsınız.)

Bilgisayara atılmaz, flaş diske sığmaz!

Sadede geleyim. Hep denir ya plak daha iyi ses veriyor, daha sıcak, daha sahici, o yüzden tercih ediliyor diye… Bu bir şehir efsanesi değil. Teknolojik açıklamasına ise ben yeni vakıf oldum.
Plak aslında teknik açıdan CD’den daha iyi değil. Daha büyük, ağır. Kolayca çizilebiliyor, çıtırtısı pıtırtısı var. Tozlanır, iyi bakmazsanız küflenir. Ayrıca dip sesi CD’dekinden fazla.
Plağı boynunuza asıp kulaklığınızı takarak onunla koşuya çıkamazsınız. Omzunuza aldığınız bir pikabın içine plağınızı koyup mahallede gezemezsiniz.
Arabanızın CD player’ına sokup yolda dinleyemezsiniz (eskiden arabada plak dinlenen bir sistem varmış bu arada). Vapurda bilgisayarınızı, tabletinizi, telefonunuzu çıkarıp içine plağınızı sokup iğneyi yerleştirip müzik dinleyemezsiniz.

Plak için sallanmayan bir masa. İyi ayarlanmış bir pikap. Ve bunları yerleştireceğiniz bir mekan gerekir. Bir adet oda ya da salon. Plağı yerleştirir, dönmeye başlamasını izler parmağınızın ucuyla kaldırdığınız iğneyi üzerine koyar, ilk pat sesinin ardından çıtırtıları dinler ve müziğin başlamasını beklersiniz. Sonra evde, salonda ya da kulüpte, kafede fark etmez, artık mekanın usulune göre o şarkı sizin olur.
İster dans et, ister muhabbet, ister çay iç, ister içlen sana kalmış. Kesin olan şu ki vapurda, arabada, sokakta, koşuda, metroda falan değilsin. İşte kilit nokta bu. Plağın pratik olmaması. Seyyar olmama avantajı!

Müzikler stüdyolarda kaydedildiklerinde master denen esas kayıtları bir dinleme fırsatı bulsanız keşke. Şahane bir ses, denge ve güzellik. Ama iş o kaliteyi tüketilebilir formatlarda kaydedip piyasaya sürmeye geldiğinde bu müziği sıkıştırmak zorundasınız. Sıkışsın ki küçülsün, küçülsün ki cebinize girsin, tabletinize, bilgisayarınıza sığsın.
Bu hard disklerimizde çok yer kaplamasın diye sıkıştırılan müzik formatlarını çoğu zaman küçük kulaklıklar, minik tape’ler, mono cihazlar gibi mecralarda dinliyoruz. Dolayısıyla ses o hoparlörler ve sistemelere göre ayarlanmalı. Yani vasata göre standardize edilmeli. Bu işlem sırasında ortaya tek katmanlı, derinliği olmayan bir müzik çıkıyor. İki katlı yüksek tavanlı, bahçeli, şahane döşenmiş ferah bir evi, tek katlı alçak tavanlı bir stüdyo daireye çevirirseniz ortam biraz sıkışır ve tatsızlaşır, kabul edin. İşte dinlediğimiz müziğin yüzde 90’ı böyle.
Plaksa öyle değil. Plağı bilgisayara indiremezsin. O yüzden kaydederken sıkıştırmaya gerek yok. Ferah ferah kullan.
Plak çıtırdar, patlar ama iğneyi koyduğunuzda duyduğunuz ses, hele eski orijinal plakların bazılarında, kulaklarınızı ürpertir.
İyi malzemeyle ustaca hazırlanmış şahane bir yemeğin damağınızda bıraktığı lezzet gibi mutlu eder. Diğeri işe yetişirken yoldan aldığınız simit arası karper.
Evet, plak şeysini okudunuz, şimdi “Meclis’te bugün hangi partinin milletvekilleri tekme tokat birbirine girdi” tadındaki mühim meselelere geri dönebilirsiniz.

2012’de en çok satan 10 plak
Plakların yüzde 67’si bağımsız plak mağazalarında satılıyor. Zaten bu albümlerin de neredeyse tamamına yakını indie ve alternatif müzikler, bağımsız firmalardan çıkan yeni albümler.

Blunderbuss – Jack White
Abbey Road – Beatles
Babel – Mumford & Sons
El Camino – Black Keys
Sigh No More – Mumford & Sons
Bloom – Beach House
For Emma Forever Ago – Bon Iver
Boys & Girls – Alabama Shakes
21 – Adele
Bon Iver – Bon Iver
Plak geceleri
Dünyanın pek çok şehrinde artık plak günleri organize ediliyor. Ünlü gruplar bu günlere özel plaklar bastırıp satışa sunuyor. Bizde henüz yok, umarım olur. Ama şimdilik şahane bağımsız plak mağazalarımız var. Onları ve plak muhabbetini takip etmek isteyenler her Salı Babylon’daki plak gecelerini takibe alsın.

11 Comments

  • Efe Tanman 02 February 2013 - 19:00 Reply

    Yahu bu mudur yanı plagın daha ıyı ses vermesının nedenı? Sen kalk iddialı bi başlık at, sonra da yazının içinde “yeni plak değersizdir, eski bulun” de..Bu yüzden mi plak daha iyi ses verir? koskoca yazıda tek bir kez “analog” olduğu gerçeğinden bahsetme!

    • Mehmet Tez 03 February 2013 - 12:04 Reply

      Evet budur.

      • Kadir 08 November 2013 - 17:33 Reply

        Eleştiriye pek açık değiliz sanırım.

    • Mehmet Tez 03 February 2013 - 12:05 Reply

      Plağa ne basarsan onu dinlersin.

  • Ibrahim Ozturkcan 02 February 2013 - 22:12 Reply

    Eee neden daha fazla iyi veriyormus?

    • Mehmet Tez 03 February 2013 - 12:03 Reply

      Bu zeki yorumla çok takdir toplayacaksınız şimdi.

  • C. R. Eris 13 February 2013 - 11:38 Reply

    Yazınızın başlığı “Gazetevatan” manşetleri gibi olmuş.
    Anladınız siz onu…

  • Analog 16 February 2013 - 08:48 Reply

    Evet baslik teknik axiklama getirecek diye umutlandik ama teknik bilgi degil hikayesi geldi.
    Bence okuyucular bir sonraki yazida teknik bilgiyi hak ediyor. Elinize saglik:)

  • uarpak 03 April 2013 - 18:52 Reply

    Plağı farklı kılan çatır çatır analog kayıt ve analog kopyalamadır. O yüzden plağınızı (benim gibi yaşı 4 ile başlayanlar bilir) ucuna iğne takılı bir kağıt huninin altında döndürdüğünüzde (tabii ki gerekli devir hızına ulaşınca) inceden o sesleri duyarsınız. (yine de plaklarınıza bu eziyeti etmeyin tabii…) Bunu CD’de yapamazsınız. Plak sesi ses olarak tutan bir platformdur ki yazıda da güzelce yazılmış bence. Plak sıkıştırmaz neyse odur. O nedenle o sesi alıp amfilerden geçirip gümbür gümbür dinlersin ama CD’de her sesi ayrı ayrı bir noktadan sonra ayrıştıramazsın.

    O kadar detay aramaya gerek yok. Teknik olarak basit ve yalın. Biri sıkıştırır ve form değiştirir. Biri sıkıştırmaz ve formu değiştirmez. O kadar…))

  • ilker ilgen 03 April 2013 - 20:35 Reply

    Plaklar teknik olarak CD den daha kalitei bir sesi vermez’in bir sürü cevabı vardır. Plak başka bir medyadır, onun kendisine has kusurları veya avantajları vardır, cd başkadır ki hiç hoşlanmıyorum kaset başkadır.

    Teknik olarak en iyi ses CD den önce manyetik teyp kasetlerine kayıt edilebilir ve daha basit ve ucuz cihazlarla aynı kalitede okunabilir. BAsit ve ucuzdan kastım 1000 USD ‘ nin üzerinde olmayan cihazlardan bahsediyorum. TECHNICS, TEAC, NAKAMISHI’ nin cihazları bu konuda hala en iyileridir.
    Bu linkten çalışan bir efsaneyi görebilirsiniz. http://www.youtube.com/watch?v=wQtVNTBvANI

    Şuan en iyi ses SACD lere kayıt edilir ve okunur. DVD’ nin sadece ses kaydı içeren versiyonudur. 7 kanallı bir kaydı evdeki ses sisteminiz de musaitse yanınızda çalıyormuş hissine ciddi ciddi kapılırsınız. Bunun için harcanacak para bence 10bin USD yi geçmemelidir. Üzerindeki fiyatlara alınan cihazlar bence gerekli değildir.

    Hali hazırda birçok sanatçının plağını sipariş edebilmek çok güzel. Sorun bu değil. Sorun pikap gibi yüzyılın icadının küçümsenmesi.

    Buyrun burda da işin ciddiyetini anlatnan bir video
    http://www.youtube.com/watch?v=L38cZ0Bj-Ys

  • Mr_YAMYAM 20 January 2014 - 14:48 Reply

    Bir plak sisteminin CD den daha iyi olmasının yegane sebebi FREKANS KARAKTERİSTİĞİ’dir.
    Nedir bu frekans karakteristiği?
    Bir eserin içerisinde yer alan tüm enstrumanlar belli frekanslar içermekte olup, bu frekanslar, estrumanın özelliklerine göre belli yoğunlukta ve belli seviyededirler. Bu terminolojiye ses frekansı tekniğinde, ”frekans karakteristiği” adı verilmektedir.
    Bir CD, 2 kanal için 1411 Kb/sn lik veri akışı ile çalışmaktadır. Bu da tek kanalı için içerdiği veri akışının 705Kb/sn olduğu anlamı taşımaktadır.
    Bu kadar veri akışı ile tüm frekansları birebir örneklemek asla mümkün olamamaktadır. Çünkü bir enstruman tek başına bile çok daha yoğun frekans içerebilmektedir. Bunun anlamı, bir enstrumanın içerdiği frekans yoğunluğunu asla birebir CD ortamına atamamaktayız. Çünkü veri akışımız sınırlıdır.
    Bir plak ise sadece titreşimler ihtiva ettiği için, ”temel olarak sınırsız sayıda titreşim ihtiva edebilir”. (Kayıt tekniği ve iğne okuma özellikleri dahilinde) çok daha yoğun frekans akışı sağlamaktadır.
    İşte bir plağın ihtiva ettiği titreşimlerin miktarı analiz edildiğinde, bu titreşimlerin içerisinde her ne kadar;
    RUMBLE (gümbürtü) denilen sallantı gürültüleri olsa da;
    STRACH (hışırtı) denilen çizik çıtırtıları olsa da;
    Toplamda içerdiği frekanslar olarak, PLAK hala en iyi depolama birimi olarak dünyada yerini korumaktadır.
    Teknik olarak daha derinlere inildiğinde ise, DISTORTION (Bozulma), DYNAMIC RANGE (Dinamik alan), gibi farklı terminolijiler ile de ilgilidir ki gerek plak, gerekse CD birbirlerine göre üstünlüğü ya da dejavantajları görülmektedir.

  • Leave a reply