Nerede o eski politik şarkılar?

0 Posted by - 31 December 2011 - O OLDU BU OLDU

Jann S. Wenner 1967’de Rolling Stone’un San Francisco’daki ilk ofisinde…

Geçenlerde bu soruyu Los Angeles Times gazetesi sordu. Milliyet’te konuyla ilgili haberi okuyunca “Ben biliyorum nerede o şarkılar” dedim kendi kendime…

O şarkılar mp3 oldu. Telefondalar. Tanesi 20 kuruştan indirebiliyorsunuz. Daha sonra kulaklıklarınızı takıp telefonunuzun ya da mp3 çalarınızın düğmesine basıyor ve işe giderken minibüste, metroda, metrobüste, otobüste, dolmuşta, takside dinliyorsunuz.
İşe varınca bir süre çay falan içip top çeviriyor, sabah mahmurluğunu atmak için boş boş bilgisayar ekranına bakıp ardından Youtube’da gezinip “Acaba bu şarkının klibi var mı?” diye şöyle bir bakınıyorsunuz ya hani… İşte orada politik şarkılar, Youtube’da.
O esnada yanda tabii ki Twitter ve ‘feys’ daimi açık. Dürtmeler, dürtülmeler, beğenmeler, “small talk” tadında bir-iki resimaltı yorumu, bir-iki video paylaşımı, merak edilen birilerini ya da eş dostu araştırma, izini bulma girişimleri, derken bir bakmışsınız öğlen olmuş.
Bu arada haftaya “Pitchfork’ta çok güzel diyolar bu elemanlara” adlı grubun etkinliği varmış herkes oraya gidiyormuş. Katıl tuşuna basılacak. Bas.
Twitter’dan haberler geliyor, yine bir yerlerde birileri birilerini öldürmüş. Ve birileri “oh olsun” demiş, öbür taraf ayıp diyor…. Twitter muharebesi tam gaz.
Her şey normal.
Yemek sonrası kahveyle Twitter’dan bir-iki “bu cumartesi yürüyoruz beyler” muhabbeti. Ritivit et, sonrakine geç. Aa gitar dinleyen köpek süpeeer!.. Deprem? Bugün yok. Dolar? Standart. NTV ekranında Oğuz Haksever standart. Erol Köse trending topic, bir sürü sosyal medya ünlüsü yine defalarca tivitlenmek üzere ince ince hesaplanmış 140 karakterlik raconlarını kesiyorlar.
Her şey normal. Buraya kadar her şey yolunda (bkz. jusqu’ici tout va bien).
Sigaradan döndüğünüzde ekranı bir açmışsınız ki yeni komik videolar… “Hapşıran kedi, Ahmet Çakar’dan seçme saçmalar, Femen’in yeni protestosu (sahi neyi protesto ediyorlardı bu çıplak kızlar? Şu soldaki de iyiymiş…), bir-iki “hayvanları sevelim” mesajını ritivit edelim yazıktır…
Ardından yeni bir twitter atağı daha “Van’a battaniye lazım beyler”, ritivit…
Saat kaç oldu altı mı? E akşam olmuş, nereye gidiyorduk biz bu akşam?
Hayat böyle artık. Dünya değişti. Ben bu tablonun dışında mıyım? Hayır.
Yıllar önce Rolling Stone’u çıkarırken New York’ta bir toplantıdayım. Karşımda Jann S. Wenner var. 1967 yılında, gençlik savaşa, silahlara ve siyasete başkaldırırken dünyanın en “suya sabuna dokunan” müzik dergisi Rolling Stone’u kuran adam. Mekan San Francisco. Şarkılar türküler, ortalık inliyor. Vietnam’a karşı, kapitalizme karşı, silahlara karşı, tüketime karşı, siyasetçilere karşı gençler birleşmiş şarkı söylüyor, yürüyor, edebiyatta, sanatta kendilerini ifade ediyorlar. Dünya değişiyor yani.
Wenner dedi ki “Müzik eskiden dünyayı değiştirebilecek bir güçtü. Toplumsal bir hareketin ifadesiydi. Şimdi daha ziyade eğlence.”
Uzun lafın kısası politik şarkı arayan gugıl’lasın, youtube’a girsin, 2 TL’ye 10 tanesini satın alsın ya da sınırsız paket alıp stream etsin. Yeter ki login olsun, online olsun. Politik şarkılar cebinize gelsin…

No comments

Leave a reply