One Love’da neler oldu…

0 Posted by - 05 July 2011 - O OLDU BU OLDU

20110705-111529.jpg

Omuza alınan kız, bikini üstlü kız, platin saçlı kız… Standart festival tipleri tam kadro One Love’daydı. Sahnedekiler eskisi kadar heyecan verici değildi ama zaten insanlar gruplar için değil, eğlenmek için gelmişti…

Dakika bir gol bir. Santralistanbul’un kapısında girişte mavi leğende bir One Love klasiği olarak buzlar içine yatırılmış işporta bira… “Kaç para?” dedim, “5” dedi. “Çok fazla” dedim. “İçeride 7 ama” dedi. “E içeride müzik var, grup var, eğlence var, tesis var” dedim. “Sende sadece leğen var…” Yanıt vermedi.

Girişte “Bira 5 lira, içeride kazık yemeyin” diye bağıran başörtülü kız satıcı “kültür mozayiğimiz” herhalde. Ya da öyle bir şey. Ekmek parası neticede…

One Love Festival’ın bu yıl 10’uncu yıldönümü. Ama “headliner” denen assolist kadrosu, kimse kusura bakmasın, emekliler takımı gibi. Bir kısmı turnede bile değil. Muhtemelen bu festival için “Haydi çocuklar toplanıyoruz, eski günlerdeki gibi…” tarzı bir operasyona girmişler ve soluğu sahnede almışlar. Ama 25 yaş altı dinleyiciler için hiç şüphesiz iyidir.

Benim iki favorim izlemekten heyecan duyduğum, festivale renk katan Nijerya asıllı Alman Nneka ve ekibiyle, festivale katılan gruplar içinde “bu devrin grubu” diye tanımlayabileceğimiz tek isim olan The Editors idi (pazar gününün en iyisi onlardı).

Festival pazar günü çok daha kalabalıktı. Ancak bundan dolayı herhangi bir sorun yaşanmadı. Ses yasağı dolayısıyla erken başlayıp erken biten festival fikrini sevdim. 23.00’te iş tamamdı. Gündüzden gidildi, eğlenildi, akşam vakitlice dönüldü.

Her zaman bir festival kültürümüz olsa da insanlar sadece sahneye çıkan gruplara odaklı bilet almasa, ortam güzel olsa, insanlar eğlense coşsa diye hayal etmişizdir. One Love tam böyleydi. Gruplara değil, ortama geldi insanlar. İyi de ettiler.

Omuza alınan kız, bikini üstlü kız, her tarafı ve ensesi dövmeli üstü çıplak adam, “Ben burada ne yapıyorum böyle aman tanrım” ifadeli sosyetik güzel, çıplak ayaklı hippi kız, yağmur yağacak diye lastik çizmeleri giyip gelen tahmin kurbanı kız, platin saçlı 1999 model clubber ve turuncu gözlüklü, mavi atletli erkek arkadaşı. Festivalin standart tipleri oradaydı. VIP bölümündeyse bir festival havasından ziyade bir Ortaköy House Cafe müşterisi ilgisizliği vardı: “Bu insanlar neden gelmişler buraya kuzum, ne enteresan!”

Radyobabylon.com çadırı ve çevresi alternatif eğlence mekanıydı. Burada üstü çıplak, göbekli ve kendine güveni hayranlık uyandıran biri DJ’lik yapıyordu. Memelerinin üzerine ve sırtına yuvarlak babylon.com çıkartmaları yapıştıran DJ meğer Radyobabylon proje koordinatörü Okan Aydın’mış. En eğlenceli yerlerden biri, onun çaldığı yerin etrafıydı.

Kâğıthane tepelerinde güneş batıp konserler bitince dışarı çıktım. Bir dolmuşçu, muavinini “Koş lan yolun başında dur, kaçırdın müşteriyi” diye azarladı, “Kadıköy-Bostancı” diye bağırırken. Karaborsada bira 5 TL’ye inmiş, yorgunluk bedene çökmüş, One Love dağılırken el ele mutlu mesut çiftler ve kalabalık gruplar muhabbet ede ede Sütlüce Parkı boyunca yürümeye başlamıştı.
Baktılar ki Sütlüce Parkı’ndaki “kardeş etkinlik” Sütlüce Mangal Festivali devam ediyordu. Atletli pijamalı abi patlıcan közlüyor, abilerinin top oyununa katılamayan ufaklık ağlıyor, genç kızlar toplaşıp dedikodu yapıyordu.

RAKAMLARLA FESTİVAL

Üstüme İKİ kez bira döküldü.
– SEKİZ kez ayağıma basıldı (Ya da BEŞ).
– YEDİ kız, ÜÇ adam bir saniye diye omuzdan dürterek beni kenara itip önüme geçti.
– BİR adet uzun boylu ve kabarık saçlı adam gelip tam önümde durdu. Suede’de hiçbir şey göremedim saçlardan.
– İKİ kişiden “Biraz yana çekilir misiniz, göremiyoruz” diye azar işittim.
– ÜÇ kez tuvalet kuyruğuna girdim. Bu kuyruklarda sadece BİR kez kavga çıktı. Erkekler tuvaletine girmek isteyen kızla görevliler ağız dalaşına girdi (Bir kız sıkıştığında çok öfkeli olabiliyor).
– Adını ve nerede tanıştığımızı kesinlikle hatırlamadağım İKİ tanıdık gördüm.
– Yerde yatan insan öbekleri arasında dolaşırken sadece BİR kişinin üstüne bastım

ESPADRİLSİZ ÇIKMAM ABİ

Festival modasız, tarzsız olmaz. Giyim kuşam önemli. Mesela…
– Benim gözlemlediğim kadarıyla espadrili olmayanı kapıdan almıyorlar. Kızlar için çiçekli elbise, hippi bandanası da önemli.
– Muhtelif renklerde çakma ya da orijinal Ray Ban Wayfarerer’ler geçen yıl olduğu gibi bu yıl da moda. Ekose kumaş pantolon altı adidas Top Ten de saygı gören kombinasyonlardan.
– Santralistanbul’a sığmayan arabaların güç bela kafasını soktuğu “fırsat” otoparkındaki valede bile bermuda şort ve Camper marka ayakkabı vardı. Bilginize…

16 Comments

  • Bugra 05 July 2011 - 11:34 Reply

    organizasyon geçen seneye göre daha iyiydi, daha az sıra vardı önceki senelere göre fakat yine efes pilsen festivalinde efes’in bitmesi ve ne zaman gidip geliceği belli olmayan, bitmez tükenmez kredi kartı problemleri insanları sıkıntıya soktu. ama seneler geçtikçe organizasyon düzeliyor 15. senesinde fıstık gibi olucak gibime geliyor.

  • somebodysomeone 05 July 2011 - 12:20 Reply

    festivalin ardından 6 milyon küsür kez izlenmiş bir video paylaşmak istedim.

    http://www.youtube.com/watch?v=lVmmYMwFj1I

  • Samet Çiçek 05 July 2011 - 13:12 Reply

    hayatımda daha sevimsiz birşey okumadım. ama her zamanki gibi şikayet prim yapıyor. ne kadar şikayetçiysen arkanda “evet yhaa walla lan!!11!” diyen kişi bulursun değil mi?

    insanlara bu kadar tepeden bakmak, bu kadar hakir görmek de ne oluyor? gelenlerin kılık kıyafetini eleştirme, müzikten nasıl zevk alacaklarını öğretme gibi saçmalıklar var.

    festival ortamında tabii ki ayağına basılcak, tabii ki birileri geçmek için izin isteyecek. kimsenin sana dokunmayacağı cam fanusun içinde gezeceğin bir festival mi bekliyordun?

    14 yaşındaki ergen kız blogunda bu yapay nefreti görsem şaşırmam da, aklı başında yaşını başını almış lafına tamah edilen bir insandan bunları duymak üzücü.

    • Mehmet Tez 05 July 2011 - 16:02 Reply

      Biraz espri anlayışı lazım herkese. Bir de ironi ve sarkazm bilinen en eski edebi üsluplardır. O kadar ciddye almayın bence.

  • “Omuzlardaki kız” resmine bir diğer “omuzlardaki kız”dan itiraz var! | hafifmuzik 05 July 2011 - 16:16 Reply

    […] Milliyet’te One Love izlenimlerinin bulunduğu sayfada editörler bir fotoğraf kullanmış. Ben yazıda omuzlardaki kızdan bahsedince […]

  • özgür karaalp 05 July 2011 - 16:45 Reply

    Yazmak da suç abi, çok acayip, daha objektifi nasıl olur bu yazının 🙂 editors güzeldi baya, üstüme dökülen bira ve basılan ayaklar sosu oldu, eğlenceliydi.

  • Pozan Erten 05 July 2011 - 17:30 Reply

    “leğen”, “takımı topluyoruz”, “25 yaş altı için iyidir” ve “giyim kuşam” hakkında söylenenler bence pek ironi yahut sarkazm değil. öyle olması için yapılmışlarsa oldukça başarısız ve talihsiz olmuş.
    aynı hataya düşüp happy mondays ya da suede hakkında güzel şeyler söyleyip hem avukatlık gibi bi duruma girişmicem hem de kendi müzik zevkimi kabul ettirmeye çalışmıcam ama 25 senelik efsanelerden bahsedildiğide unutulmamalı. reunion olayı özellikle happy mondays için söylemek gerekirse türkiye’de ki bir festival için oldukça büyük bir olaydı bence. ama ben hala grupla yaşıt insanlar için yani 25 yaş altı için iyidr yaklamışını bir türlü anlamadım. çıkamıyorum içinden. herneyse.

    yazının içersindeki gençleri giyimine, kuşamına, saç rengine ya da vücudundaki dövmesine göre sınıflandırmak v.b. yaklaşımlar da koca bir eleştriyi hakediyor aslında. sizin de dediğiniz gibi ironi(!) ya da sarkazm(!) diyelim de sizi fazla yormuyalım bence mehmet bey.

    yukarda arkadaşın dediği gibi oldukça sevimsiz bir yazı nerden bakarsak.
    yine de ayağınıza basıldığı için oldukça üzgünüz.

    not: the editors değil editors.
    not2: başörtü değil türban ( ama bu bambaşka konu neyse )

    • Mehmet Tez 05 July 2011 - 17:34 Reply

      Sağolun bilgilendirdiğiniz için. Her şeyi, benden iyi bildiğiniz belli oluyor. Çok aydınlandım.

  • 210 06 July 2011 - 15:09 Reply

    Mehmet Bey’in genelde müzikal görüşlerine katılmasam da, burda bir çok konuda bilgilendiğim doğrudur evet ve burası “kişisel bir blogdur”. Yazıda kimseye saldırdığını görmedim, kendi fikirlerini söylemiş adam. Siz saldıracak bir şey bulalım maksadıyla okuyorsunuz sanki. Sizin görüşlerinize de kimse katılmak zorunda değil, siz de kimseye katılmak zorunda değilsiniz.

  • Fatih 06 July 2011 - 15:12 Reply

    Bu kadar tepki gösterecek ne var anlamadım.

    Hele Samet arkadaşımız sinirden ünlem işaretlerini bile düzgün koyamamış. Vay anasını…Bu kızan arkadaşlar konserdeki gözlemlediğin tipler olmasın? : D

    Halbuki çok da güzel, hepsi de gerçek tespitler. Sürekli konser alanında görülen şeyler.

  • Fatih 06 July 2011 - 15:30 Reply

    Bu arada linkteki vidyo muhteşemmiş ya : D

  • Neylan 06 July 2011 - 19:16 Reply

    her zamanki gibi gözlem ve yorumlarınıza hem çok güldüm hem de çoğu yerde kendimi evet ya diyerek onaylarken buldum.. diğer arkadaşlar niye bu kadar tepkili yaklaşmışlar onu hiç anlamadım.. hiç mi espri anlayışı kalmamış kimselerde bilemedim.. neyse..

    bu arada ilerideki “fırsat” otoparkındaki çocuklar tam eşkiyalardı, bizi belediye koydu buraya diyerek kiminden 20 kiminden 50 tl ne koparabilirlerse götürüyorlardı. biz fiş olmadan para vermeyiz diyince “walla arabana ne olur garanti veremeyiz abla” diye alenen tehdit ettiler, biz de mecbur arabayı çektik 1 km daha uzakta bi yere… park sonrası efes one love’a giderken bi de baktık ki polis gelmiş yakalamış haydutların bi kısmını.. ortalık karışmış.. herhalde herkes şikayet etmiş bizim gibi. kıssadan hisse o gün orada 300 – 400 arabadan topladıkları parsayla çoğu insanın aylık maaşından fazla götürdüler (vergisiz).. giyerler yani camper’ı da bermudayı da..

    dip not. suede sahnedeyken omuzlarda bir kız vardı, kızdaki şov sahnedeki performanstan daha bile bi enteresandı yer yer 🙂

  • püskevit 07 July 2011 - 02:57 Reply

    Ona gelene kadar baksana her yerde itiraz var!! 1 temmuzda güneş tutuldu, S.miller söylemişti böyle olacağını, yine geldi itiraz mevsimi. Bu arada her şeye itiraz etmek de bir ergen hastalığıdır.

  • Fatih 07 July 2011 - 22:53 Reply

    Hafifmüzik’teki ikinci efsane itiraz edilen konu budur bence.

    1-Gökhan Özen tartışması-itirazı
    2-Bu tartışma-itiraz

  • batu 11 July 2011 - 10:39 Reply

    festivale sadece ilk gün katıldım servislerden başlayarak gördüğüm en iyi organizasyonlardan biriydi diyebilirim.bunu sağlayan etkenlerden biri tecrübe olduğu kadar da dediğiniz gibi insanların gayet iyi niyetli ve sadece keyif almak için gelmiş olmalarıydı.gruplar isim olarak iyiydi ama headlinerların çoğu daha önce ülkemize gelmiş gruplardı-devrimizin grubu editors da dahil.açıkçası gelecek gruplar adına one love gibi bir festivalden daha yenilikçi,daha cesur atılımlar bekliyorum.yine de manic street preachers için oradaydım ve unutamayacağım bir konser oldu.konsere gelen insan modellerine “konseri en önden izleyip konser boyunca msn’den chat yapan insan” modelini ekliyorum aynen yaşanmıştır.

  • emre 14 July 2011 - 16:06 Reply

    bence bu sene geçen seneden daha sönüktü.bi de konuyla alakasz olacak ama daha güzel bi kız bulamadınz mı resmini çekip koyacak? orda o kadar güzel kız vardı omuzda wallahh gidip bunu bulmanıza da extra şaşırdım heheuhe

  • Leave a reply