PAZAR RÖPORTAJI // Selçuk Sami Cingi Queen Extravaganza elemelerini ve yeni albümünü anlatıyor…

0 Posted by - 25 December 2011 - O OLDU BU OLDU, RÖPORTAJ

20111225-161005.jpg

Selçuk Sami Cingi adını müzikseverler “Kendi Kendine” albümüyle ve çeşitli sahnelerde grubuyla gerçekleştirdiği Queen performanslarıyla tanıyor. Cingi son olarak Queen grubunun davulcusu Roger Taylor’ın dünya çapında başlattığı genç bir grup kurma projesi olan Queen Extravaganza’nın seçmelerine katıldı.

On binlerce isim arasından son 21 kişi arasına kaldı ve Los Angeles’a çağrıldı. Cingi yeni albümünü 2012’nin ilk aylarında çıkarmayı planlıyor. Canlı şovlarına ise muhtelif mekanlarda devam ediyor. Merkalısına bir not. Cingi Queen performanslarıyla 25 Ocak’ta Babylon’da bir konser verecek.

* Neler oldu, ortam nasıldı elemelerde?

Açıkçası hayli jetlag’dim. Çok uzun bir yol İstanbul-Los Angeles ve oraya vardıktan bir gün sonra şarkı söylemem gerekiyordu. İlk günü dinlenerek geçirdim. Organizasyon size bir otel ayarlıyor. Ben de bu otelde kalmayı tercih ettim. Diğerleriyle kalmak, zaman geçirmek ve tanışmak istedim.

* Nasıldı diğer adaylar?

Bir kısmı çok deneyimli, profesyonel isimler. İçlerinde Amerika’yı turlayan müzisyenler vardı. Son derece amatörler de vardı. Birinci olan Mark mesela profesyonel bir şarkıcı aslında.

* Mark Martel yani buradaki lakabıyla Youtube Mark. Nasıl biri?

Şöyle anlatayım. Başta üç şarkıcı seçilecek deniyordu ve organizasyonun resmi açıklaması ve web sitesinde yer alan bilgiler de bu yöndeydi. Bu benim için önemli bir bilgiydi.
Tek solist seçileceğini bilsem oraya kadar gitmeyebilirdim. Bir erkek (Marc) ve bir de kız solist seçildi. Ama tahminime göre kız geri vokal yapar. Marc’ın seçileceğini herkes biliyordu. Başından beri Freddie Mercury’ye fiziksel olarak da benzediğinden yarışmanın yüzü olmuştu. İyi şarkı söyledi ve çok iyi lanse edildi. Diyelim o gün elemelerde kötü de söylese zaten seçilecekti. Bu işin reklamını o yaptı diyebiliriz yani. Ve bir yandan da onu seçmemek kadir kıymet bilmemek olurdu. Haksızlık olurdu yani. Ama çok sorun olmadı benim açımdan. Biz hep beraber çok iyi zaman geçirdik. Jam session’lar yaptık.

“Rahattım ama Roger Taylor izleyince sınav stresi geldi”

* Rekabet hissi yok muydu?

Enteresan ama yoktu. Ekipteki insanların tamamı 40 kişiye yakındı ve antipatik tip belki bir-iki tanedir. Onun dışında atmosferi bozan adam yoktu. Albümlerimizi değiştik, birbirimize müzikler önerdik. Güzel bir hafta oldu. Hâlâ da görüşüyoruz. Facebook’ta kapalı bir grubumuz var.

* Roger Taylor nasıl biri, onunla konuştunuz mu?

Tek tek sohbetlere girmedi. Daha çok topluluğa konuşan bir hoca gibiydi. Hepimizi elbette tek tek dinledi. İki seçme vardı. İlk seri videoya çekildi. Bu videolar sizin burada izledikleriniz oldu. Bu seçmeler sabah yapıldı. İkinci tur ise öğleden sonra gerçekleşti ve kameraya alınmadı. Herkes daha iyiydi. Çünkü ses açılıyor ve daha iyi söylüyorsun. Orada “Bohemian Rhapsody”yi söyledim mesela.

*Sınav stresine girdin mi?

Benim normalde sınav, yarışma böyle şeylere girmişliğim pek yoktur. Orada da rahattım. Ama Roger Taylor olunca sınav stresi gibi bir şey oluyor doğal olarak. Adam seni izliyor. Ben zaten müzikle ilgili yarışmalara mesela Eurovision gibi yarışmalara, organizasyonlara çok karşıyımdır. Gireni desteklerim o ayrı. Seçilmiş gidiyor kolay değil, desteklemek lazım.

“Başından beri bunu biraz ücretli izin gibi düşündüm”

* Neye karşısın o zaman?

Benim karşı olduğum müzikle ilgili ölçüm yapılması. Yani bu spor ya da atletizm müsabakası değil ki. Biri koşuyorsa kaç saniyede koştuğu ve kimin önce bitirdiği bellidir. Bana göre bu adam daha iyi koştu gibi bir şey yoktur. Çok net. Müzikte öyle bir şey yok. Adamın canı sıkkındır, beğenmez, oy vermez. Anlık bir şey.

*Sen de müzikle ilgili bir elemeden geçip finallere kaldın ama…

Ben üçüncü tura çıktım bu yarışmada dünya çapındaki halk oylamasıyla. İnsanların iyi tarafına gelmiş demek ki. Çıkamayabilirdim de yani…

* Kazansam kariyerine çok şey katacak mıydı bu başarı?

Pek değil. Eğlenceli olurdu ama zaten baştan beri ben bunu biraz da ücretli izin diye düşündüm.

“Bu kez her şeyi kendim yapmayacağım”

* Yeni albümünü kaydediyorsun nasıl bir albüm bu?

İlk albümü kendim kaydetmiştim. Neredeyse her şeyi kendim halletmeye çalışmıştım. Bu farklı olacak. İş bölümü yapmaya çalışıyorum. Besteler benim ama sözlerin büyük kısmı Kutlu Özmakinacı’nın.

*Neden?

Şehir ozanı hallerine girmeden müzik yapmaya çalışıyorum. Hikayelerim var ama onları şarkı sözüne dökme konusunda Kutlu’dan yardım almam çok doğal. Kendimi iyi ifade edemiyorsam bunu iyi yapan biri bu işi benim için üstleniyor. Böylesi daha doğru geliyor.

* Klasik müzik ve komposizyon eğitimin var bunu rock’ta nasıl kullanıyorsun?

Aranjelerde ve bestelerde işime yarıyor. Onun dışında müziğime yansıtmıyorum. Klasik çok seviyorum ama o başka bir şey rock başka…

No comments

Leave a reply