Popun 17’lİk kahramanı Lorde

0 Posted by - 20 November 2013 - O OLDU BU OLDU

Messi’li Samsung reklamı vesilesiyle de sık sık kulağımıza çalınan “Royals”, Yeni Zelanda doğumlu Lorde’u 2013 onun yılı oldu diyeceğim isimler listesinde ilk sıralara taşıdı. Yıl bitmeden bu genç pop kahramanı hakkında birkaç cümle sarfetmekte fayda var.

İstinasız her hareketi ayrı bir olay, hatta büyük harflerle yazalım, OLAY olan genç pop yıldızlarının arasından sıyrılıp, sansasyonel vukuatların yıldızlığa giden tek yol olmadığı ispatlayan yeteneklerden Lorde. Bu yıl teşrif etti müzik camiasına ve pop müziğin 21 yaş altı klasmanında ışıl ışıl parladı, kısa sürede takımın yükselen yıldızı oluverdi. ‘Royals’ yılın en çok dinlenenlerinden biri oldu. Şarkı, önce memleketi Yeni Zelanda’nın 1965’ten beri şarkı yazarlarına dağıtılan prestijli ödülü Silver Scroll’u kaptı. Ardından da Amerika’yı fethetti.

12 yaşında keşfedilen, mühendis bir baba ve şair bir annenin kızı olarak Ella Yelich-O’Connor adıyla dünyaya gelen Lorde’un kariyeri resmen, ilk EP’si “The Love Club” ile geçtiğimiz yıl başladı. Dünya çapında faaliyet gösteren Universal Music’in Yeni Zelanda kolunun gücü sayesinde kısa sürede internet aleminin nimetlerinin de büyük faydasını görerek dinleyicisine ulaştı. Akabinde de ilk albüm “Pure Heroine” geldi.

Lorde’un adını ne bu dünyadan, ne bu zamandan değilmiş gibi tınlayan elektronik altyapılara müziğini boylu boyunca yaslayan kadın şarkıcılar arasına yazmakta sakınca yok. Lana Del Rey’i andırıyor zaman zaman. Ama onun sesiyle de tamamladığı o ‘bozmayın çekiyorum’ donukluğundan uzak. Kanadalı deneysel elektronik müzik piri Grimes gibi modern zamanların (yine gayet modern) kadın sanatçılarının izlerini hissettiriyor müziği. Ama pop şarkı formlarının dışına da hiç taşırmıyor müziğini. Bu yüzden rahatlıkla dinleniyor, kolaylıkla eşlik ediliyor şarkılarına.

Lorde_0135final-11-e1370628162874

Şehrin dış mahallerinde büyümekle mecelleşen 16 yaşına (kasım başında 17’sine bastı) gelmiş genç bir kızın şarkılarından oluşuyor Lorde’un yegane albümü adını katıksız, saf kadın kahraman olarak türkçeleştirebileceğimiz Pure Heroine. Etrafında olan biteni itinayla takip eden, gözlemleriyle kendince sonuçlara varmaya çalışan bir genç dimağdan çıkma notalar ve sözlerden. Büyümek ve büyüklerin dünyasını anlamaya çalışmakla haşır neşir yaşıtlarının ilgisini de en çok bu sayede çekiyor.

Lorde adı (sondaki e harfini okumuyoruz telaffuz ederken) Ella’nın aristokrasiye ve tarihin asil kadın kahramanlarına olan ilgisiyle ortaya çıkmış. Lord adını uygun görmüş önce kendine, ama daha feminen bir hava katmak için sona ‘e’ harfi eklenmiş. İri mavi gözleri, bukleli uzun saçlarıyla objektif karşısındaki her hali de bu asalet ve zerafet takıntısını belli edecek şekilde. Belki de biraz fazlasıyla.

Onu Feminizmden bahsederken, ya da yaşına göre epeyce olgun kaçacak kelamlar ederken işitmek mümkün. Birlikte çalıştığı prodüktörü seçerken bile kıstası ona çocuk gibi davranmayan biri omasıymış. Ama sadece ‘büyük’ laflar etmiyor. Arada Taylor Swift’i övmekten, veya Selena Gomez’in kadınları şarkılarında yansıtış biçiminden ne kadar nefret ettiğini söylemekten de geri durmuyor. Henüz hayatına hızla dahil olan şöhret ile arası iyi değil.

Turneye yanında annesiyle çıkıyor, ‘alkolsüz’ kulis isteklerinde bulunuyor. Zamanla içinden bir Miley Cyrus pek çıkmayacakmış gibi duruyor, ama müzik endüstrisinin sağı solu da belli olmuyor hani, bir iki yıl içinde bambaşka birine dönüşebilir. Dileğimiz dönüşmemesi yönünde, zira diğerlerinden zaten yeteri kadar var.

 

Akşam gazetesi Pazar ekinde yayımlanmıştır.

1 Comment

  • damleb 21 November 2013 - 18:55 Reply

    One hit wonder

  • Leave a reply