Rock öldü mü, ölmedi mi?

0 Posted by - 13 March 2012 - O OLDU BU OLDU

Bir süre önce Grammy ödül töreninde konuşan Foo Fighters solisti ve eski Nirvana üyesi Dave Grohl “Rock ölüyor, ona sahip çıkın” dedi, herkes telaşlandı. Telaşa gerek yok..

Dave Grohl’un öncesinde, Guardian’da çıkan bir makalede bu durumdan biraz bahsedildi. Yani rock’ın artık satmadığından. Listelerde yokmuş artık rock. O yüzden ölmüş. 2009’da listelerdeki rock oranı yüzde 13’müş. 2010’da yüzde 3’e düşmüş. R&B oranıysa yüzde 47’ymiş, pop yüzde 40, dans yüzde 10. Kategoriler böyle. Zannedersin Toprak Mahsulleri Ofisi’nin yıllık hububat verileri açıklanıyor.
Pardon ama bu rakamlara bakıp “Rock öldü” diyen arkadaşlar, rock nedir size göre? Gitarlı-dövmeli-uzun saçlı adamlar, viski, kızlar, sahne arkasında partilemek… Gitar solosu, davul atakları, haykırarak şarkı söyleyen bir solist. Bunlar mı? Ha bir de asi olacaksın. Bir-iki kavga çıkarıp şişe kıracaksın, basına hareket çekeceksin falan…
Kimine göre, gitarı gördün mü rock diyeceksin o müziğe. Kimine göre dövmeyi ya da deri ceketi. Kimi “Bon Jovi turnesi acayip iş yaptı, rock hâlâ salonları dolduruyor” der, kimi Bon Jovi’yi rock’tan saymaz, “Onlar zaten popçu” der.
Bana sorarsanız rock 70’lerde öldü, bitti, duası edildi, helvası kavruldu, geçmiş olsun.
Daha sonra iş ‘entertainment’a döndü, yani olay para kazanmak oldu. Büyük sermaye işe girdi. Her yolu denediler, işe yaradı. Bugüne kadar rock başlığı altında dinlediğimiz şeylerin çoğunu bu mantık üretti. Şikayetim var mı? Yok. Ben eğlendim. Dinlediğim her şeyi de sevdim. Bununla bir derdim yok, dünya böyle…
60’ların San Francisco’sunu anlatan bir yazı okuyordum. O zamanın 20’li yaşlardaki gençleri dönemi anlatırken “74-75 yılları geldiğinde her şeyin bittiğini ve işin ticarete döndüğünü herkes biliyordu” diye konuşuyor. Katılıyorum ama itirazım var.
Müzik türü olarak bitti belki rock. Yani ana akıma döndü ve orijinal özelliğini kaybetti. Harbi grupların yerine yenileri gelmedi ama zamanla pop da dahil gitarlı her şeye rock dendi. Evet, ticarete döndü ama bir kültür ve ruh olarak hep devam etti rock ve ölmesi mümkün değil. Birileri bir şeylere gıcık olup itiraz ettiği noktada yaptığı müziğe ben rock derim. Gerisi detaylarda kaybolmaktır. Yüzde kaçı gitar, yüzde kaçı klavye falan filan… İstediğiniz kadar ölçün, rock tamamen teslim olmaz. Ayrıca öyle anlaşılmaz.
Bir defa rock bugün artık rock’çılara ait bir şey değil. 80’lerden itibaren hip hop rock’tan bayrağı devraldı. Ardından dans pistleri rock’ın mekanı oldu. İsyan oradaydı, arıza oradaydı, talep ordaydı, değişme değiştirme ihtiyacı oradaydı. Rock da o oldu.
Bugün gelinen noktada artık dünyada tek bir eksen, bir lokomotif ya da belli bir ana akım yok. Her şey bölük pörçük ama bugünün de doğası bu. Bu duruma bakıp rock öldü denemez çünkü yaşıyor. Bakın gelin bilip sevdiğimiz rock gruplarını bir kenara bırakalım, ben size rock’çı olmayan bir-iki harbi rock’çı sayayım, siz örnekleri çoğaltın.
Eminem: Bence arızanın, isyanın, ‘rakınrol’un hası onda. Rock’çı gibi giyinip saçlarını uzatmıyor diye mi rap’çinin “rakınrol”u kabul edilmiyor?
M.I.A: Her yaptığı video olay oluyor. Tavrı, mesajı belli. Ona buna dokunmam yapmıyor; savaşa da, ırkçılığa da, kapitalizme de dokunuyor.
Justice: Hesapta elektronik dans ikilisi. Ama “Stress”i bir izleyin bakalım ve bana bunun ‘rock’ olmadığını, orada isyan olmadığını söyleyin. Ya da bu adamları bir canlı izleyin gelin, öyle konuşalım Red Hot Chili Peppers mı daha rock’çı yoksa Justice mi?
Damon Albarn: Blur’le başladı işe, şimdi geldiği noktada Afrika’yı dolaşıyor, köylerde kasabalarda şarkılar kaydediyor, albüm yapıyor. “Ben iki günlüğüne buraya gelip bir-iki fotoğraf çektirdikten sonra standart hayatlarına dönen batılı ünlülerden değilim” diyor. Ama saçı uzun değil ya…
Hatta Rihanna: Yükselişi, hayat hikayesi, halen yaşadıkları yetmiyor da illa bir de gitar mı çalması gerekiyor size göre rock’çı kabul edilmesi için?
Benim demem o ki; rock’ı istatistiklerde, rakamlarda, gitarda, kılda tüyde ararsanız bulamazsınız, öldü diye üzülürsünüz. Bence ölmedi, yaşıyor. Gitar çalan uslu çocuk olmaktansa rap yapan, elektronik yapan, metal yapan, klasik yapan yaramaz çocuk olmak iyidir. Siz ne derseniz deyin, bunun adı da rock’tır.
“Türkiye’deki rock peki?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. O da başka sefere…

8 Comments

  • Mustafa 13 March 2012 - 11:15 Reply

    Türkiye’de işler ilginç işliyor. Rockçı Türk gençleri arabesk seviyor. Bunu fırsat gören yapımcı veya müzisyenler veya gerçekten arabesk rockçılar nabza göre müzik veriyorlar. 8-9 yıl evvel yükselen gitar sesleri, gittikçe yerine yaylılara bırakıyor. Belki de haklılar. Arif Mardin bir ropörtajında, Türkiye’de müzik piyasasının iyi yerlere gelebilmesi için mutlaka kendi kültüründen bir şeyler içermesi gerektiğini söylemişti. Bu da tartışmaya açık.

    Yazdığın gibi 70’ler ruhu yok şimdi ama 90’lar ruhu da öldü. O zaman da Nirvana, Pearl Jam, Oasis ve bir çok grup altın çağını yaşıyordu mp3 henüz çıkmamıştı. Belki süreç böyle işliyor, bu ruh 20 yılda bir geri geliyor.

  • Zihni 13 March 2012 - 17:06 Reply

    dave’i behzat ç. zannettim 😀

  • Cetin Ozturk 13 March 2012 - 21:34 Reply

    Bu konuda en iyi yorumu konser organizatörlerinin babası Bill Graham 1971’de yapmış:” A couple of years ago, a couple of geniuses put on something called Woodstock Festival. It was a tragedy. Groups recognised that they could go into larger cattle markets, play less time and make more dollars. What they’ve done is to destroy the rock industry.”

    Albüm satışları falan derken 2011 Yılında Almanya’da 1.41 milyar $, İngiltere’de 1.38 milyar $ albüm/şarkı satılmış. Mesela Tr’de ne kadar satılıyor ? Müyap falan, hayat ne güzel 🙂

  • Mert Caner 14 March 2012 - 14:39 Reply

    İsyanı/ muhalif duruşu, sadece rock’ın kalıplarına hapsetmek ne kadar yanlışsa, aynı şekilde “rock”ı yanlızca muhalif bir duruştan, isyandan ibaret kabul etmek de o kadar haksızlık olur.

    Her çağda insanlar isyanlarını farklı şekilde dile getirdi. Zaten hemen her müziğin temelinde bu yok mu? Blues mesela… Apolitik midir? Asla. Ya da Karacaoğlan’dan Aşık Veysel’e uzanan Türk Halk Müziği geleneğini yadsıyabilir miyiz? Onlara da m rockçı diyeceğiz.

    Bunun yanında, her müziğin kendi hayat felsefesi uyarınca bir stili olur. “Gitarlı-dövmeli-uzun saçlı adamlar, viski, kızlar, sahne arkasında partilemek… Gitar solosu, davul atakları, haykırarak şarkı söyleyen bir solist” şeklinde fena halde indirgemeci yaklaştığınız o tarz da, elbette bu müziğin bir parçası. En az isyankar duruşu kadar temel bir parçası üstelik. Aynı şekilde R&B’nin, HipHop’un ve dance müziğinin kendi stili vardır.

    Bunun dışında Rihanna ya da Eminim, hayır, birer rockçı değildir. Yaptıkları müzik, kimi zaman rock müziğinden esintiler taşısa da, hayır değil. Tıpkı Aşık Veysel’in ya da eline gitarı alıp blues yapan o siyah işçinin olmadığı gibi…

    Siz sanırım “rockçı” ile “rock star” arasındaki farkı atlıyorsunuz. Rihanna ve Eminem birer rock star’dır. Ama rockçı değildir. “Rock star”, artık özellikle Amerikan terminolojisinde biraz daha kapsamlı kullanılıyor. Örneğin leonard Cohen dahi kendini “rock star” olarak tanımlardı. Yaptığı müzik bu olmasa dahi.

    Özetlemek gerekirse; İnsanlar tarih boyunca isyan ettiler, kimi zaman bu duygularını müzikle dışavurdular. kimi zaman blues ile yaptılar, kimi zaman rock ile, kimi zaman da rap ile.

    İsyan ruhu, dönem dönem farklı şekillerde kendini ifade eder. Fakat bu her zaman rock olmak zorunda değil.

    Sanırım yine bu sitede görmüştüm linkini… Şu aşağıdaki yazı Rock’ın ölüp ölmediği ile ilgili mutlaka okunmalı.

    http://ziverbeytribune.blogspot.com/2011/01/rock-muzik-oldu-mu.html

  • Dudu 14 March 2012 - 16:42 Reply

    Mert Caner’e katılıyorum. Yazınızdan anladığım kadarıyla rock’ı türünden koparıp isyan felsefesine indirgemişsiniz. ama rock aynı zamanda bir müzik türüdür ve isyan dışında da bir duruşu vardır. Bu açıdan ne Rihanna, ne Eminem birer ‘rockçı’dır. Çünkü yaptıkları müzik, rock müziği rock yapan öğelerin çoğunu taşımamaktadır.

    • Mehmet Tez 14 March 2012 - 19:02 Reply

      Bence rock bir müzik genre’ı olarak ele alınmamalı. Çıkışı bir kültüre dayanıyordu. O kültür de başkaldırı, itiraz ve düzeni değiştirme arzusuna odaklıydı. Bağlamından kopunca bir müzik türü olarak ele alınabilir ama bu algıda hatalara yol açıyor. Bugün dünya çapında baskın olan ticari müziklerden bahsediyoruz. Hepsi aynı amaca hizmet ediyor. O da daha çok satmak ve kar etmek. Bu durumda gitarla olmuş klavyeyle fark etmiyor rock’ı ortaya çıkaran temel felsefe olmadıktan sonra. Ben her gitarlı müziğe rock denmesinden ve rock’ın temsil ettiği felsefenin sadece gitara indirgenmesinden rahatsızım hepsi bu. Dediklerinize de kısmen katılıyorum tabii. Burada yer alan bütün yorumlar için söylüyorum.

  • Fatima 15 March 2012 - 22:01 Reply

    Ahaha Ziverbey’in linkini ben koyacaktım. Mert benden önce davranmış. Demek ki benden başka da Ziverbey’i okuyup paylaşanlar varmış.

  • cansu 17 March 2012 - 02:17 Reply

    rihanna yaşadıkları, hayat hikayesiyle rockçı olacaksa, lady gaga önde gider. (…)

    eksiklikleri yaşadıklarını geride bırakır. ki rock’n’roll bir yaşam tarzıdır; popoyu memeyi soslayıp piyasaya sunmakla oluyorsa bu işler, madonna da rockçı. kadın, geçmişi öyle bir arşivlemiş ki, 20li yaşlarındaki vukuatları ortaya çıka çıka bitmek bilmedi.
    tuvalette gitar çalmak bunların yanında en hakiki rock felsefesidir.
    bence grohl kendisini ve yaptığı müziği yalnız hissettiği için öyle dedi. 70’lerde de rock ölmemişti, 90’larda da bitmedi, şimdi de yok değil; zaman değişiyor hepsi bu.
    nasıl ki 70’ler şimdilere nazaran daha az kapitaldi, aynı şey.
    hamburger gibi gaga, rihanna vs tüketiliyor, bir daha yüzlerine bakılmamak üzere.
    80lerin rock grupları şimdi turneye girişti mi ‘paraya sıkışmışlardır’ diye düşünülmüyor mu. halbuki adam, aynı adam; içini kıpırdatan riffleri atan…

    düzgün değişgen olmayan azalan bir hızın grafiği gibi. ama şükür ki, zamanın bir sonu yok.
    dolayısıyla rock’ın da…

  • Leave a reply