Roger Waters, kafamızı karıştırdın

5 Posted by - 05 November 2016 - O OLDU BU OLDU

Şu ara İngiliz müzik medyasının gündeminde Chemical Brothers’a yazılan bir mektup var. Yazanlar, başını Roger Waters’ın çektiği İsrail’in kültürel açıdan boykot edilmesi gerektiğini düşünen bir sanatçılar topluluğu

Mektubun adresi The Chemical Brothers. Waters’ın bu konuda önceden beri tavrı belli. Bu çağrıyı daha önce de defalarca başka sanatçılara yapmıştı. Ancak mektup yeni. Bakalım ne deniyor Chemical Brothers’a:

chemical
“Plak şirketiniz Virgin EMI size 12 Kasım’da Tel Aviv’de çalmanın çok cool bir şey olduğunu söylüyor olabilir. Ama Tel Aviv’in hipster ortamları, 1948’den bu yana Filistin nüfusunu sistematik olarak evinden kovan ve geri dönmelerine izin vermeyen derin bir güvenlik devletinin su yüzeyindeki kabarcıklarıdır.”

Yani canlı kültürel hayat görünümünde bir makyaj var ama orada yıllardır Filistin halkı adına bir dram yaşanıyor ve devlet bu kültürel aktivitelerin varlığını kullanıyor deniyor. Benim ilgimi çeken bölüm de burası zaten:

“Chemical Brothers gibi uluslararası sanatçılar İsrail’in kültürel mekanlarında konser verdiğinde bu İsrail’in diğer bütün ülkeler gibi normal bir ülke olduğuna dair yanlış bir inancın oluşmasına neden oluyor. Sanatçılar ve medya devamlı barış ve birlikte yaşamak temalı mesajlarla doluyor. Bu önerme aslında şunu içeriyor: İşgalci ve işgal altında olan bir arada yaşayabilir. Ancak bu durum İsrail’in işgalci ve ayırımcı (apartheid kavramı kullanılmış, ırkçılık olarak da okunabilir) politikalarını aklamaktan başka bir işe yaramıyor.”

Waters ve dahil olduğu sanatçı grubu şunu demek istiyor İsraillilere ve dünyaya: “Siz istediğiniz kadar hayat normalmiş gibi davranın, Filistinliler bu halde oldukça hayat normal değil.”

Gerçekten de bugün Tel Aviv irili ufaklı pek çok grubun ve sanatçının turne rotasında yer alıyor. Hatta çoğu zaman İstanbul’dan sonraki durak oluyor bu turnelerde.
Sanatçılar İsrail’e gidip konser verdikçe İsrailliler arasında ve elbette dünyada “burası güvenli bir ülke” imajı oluşuyor. Bu doğrudur. İsrail devleti de Filistinlileri kendi vatanlarında tecrit eden politikalarını bu yolla dünyada meşrulaştırmış normalleştirmiş oluyor. Yaşanan sorun da bu şekilde sanki sıradan bir tür iç siyaset sorunu gibi algılanıyor.

Bu konu ne zaman açılsa ben arada kalır, boykot doğru mu yanlış mı bir türlü karar veremem. Mesela Leonard Cohen İstanbul’daki ilk konserini verdiğinde alana girişte protesto vardı ve bu konular o zaman da açılmıştı. Ben o zaman da kesin bir karara varamamıştım.

Çünkü ben şöyle düşünüyorum. Devlet ve hükümet politikalarından dolayı halkı cezalandıracaksak o zaman çuvaldızı kendimize batıralım.

Detaya girmeyeceğim ama bugün Batı’da birisi çıkıp “Türkiye’ye gitmeyin, sonra onlar kendilerini normal sanıyor” dese ne düşünürüz? Masum insanlar devletlerinin hükümetlerinin yaptıklarından sorumlu mudur? İsrail’de içtenlikle barış isteyen insanların kültürel hayatlarını yaşamaya, devletlerinin politikalarını eleştiremeye ve hayatlarına devam etmeye hakları yok mudur? Yoksa böyle bir lüks çağımızda çoktan yürürlükten kalkmış mıdır?

Ah Roger Waters gördün mü yaptığını, durduk yere karıştırdın gene kafamızı…

(Resim: Roger Waters 2006’da Batı Şeria duvarına “We Don’t Need No Thought Control” yazıyor.)

Mektubun orijinal metni ve imza atan sanatçılar şöyle:

***

OUR OPEN LETTER TO THE CHEMICAL BROTHERS

London, 18 October 2016

Dear Ed Simons and Tom Rowlands,

We’re wondering why the Chemical Brothers, so formidably progressive in the London and Manchester DJ scenes, seem about to let down our great cities’ record of radicalism.

Your recording company, Virgin EMI, may tell you that playing Tel Aviv on November 12 is a cool thing to do.

But Tel Aviv’s hipster vibe is a bubble on the surface of a very deep security state that drove out half the indigenous Palestinian population in 1948 and has no intention of letting their descendants back in.

If you do play Tel Aviv, it’s entirely likely you won’t be taken to visit the Institute for National Security Studies at Tel Aviv University. But you could, right now, look up the July 2016 edition of its publication, Military and Strategic Affairs, and read Israel Defence Force Chief of Staff Gadi Eisenkot musing on ‘The Challenges Facing the Israel Defence Forces’.

Does he at any point convey the slightest hint that the Israeli army is preparing to withdraw its illegal military occupation from Palestinian territory, as the entire international community (and any possibility of a peace settlement) require? He does not. He says, ‘There are 161 communities [he means Israeli settler communities] in Judea and Samaria [what the rest of the world calls the Occupied West Bank], inhabited by 400,000 Israelis who live among approximately two million Palestinians… The IDF’s duty is to provide security, so that the inhabitants of Judea and Samaria [he means the Jewish inhabitants, the settlers] are secure and feel a sense of security.’

The Chemical Brothers move around the world in complete freedom, but the price of the settlers’ ‘sense of security’ in occupied territory is enormous for Palestinian artists and their communities. Their freedom of movement is stymied at every turn – vast military checkpoints; roads to towns and villages deliberately blocked; land stolen in the name of ‘security’; and so on. If you want to get a sense of what that suffocation feels like, you could splash out £8 and watch the Oscar-shortlisted and Emmy Award winner ‘5 Broken Cameras’, by Palestinian Emad Burnat and Israeli Guy Davidi (the trailer is here).

If you go to Tel Aviv, your presence will be used by the Israeli authorities to reassure their citizens that all’s right with the world and nobody really cares that the Palestinians are suffering. You could step back from this. Last month, Brian Eno told the Israeli dance company, Batsheva, who were using his music in an Israeli embassy-sponsored event in Turin, that while they might not be able to distance themselves from the Israeli government, he could, and he would. You have the power to make the same choice. Please don’t go.

Yours sincerely,

Caryl Churchill, playwright

Liz Lochhead, playwright, National Poet of Scotland 2011-16

JD Meatyard, musician

Jenny Morgan, film-maker

Maxine Peake, actor

Miranda Pennell, film-maker

Kareem Samara, musician

Sigmatron, DJ

Farhana Sheikh, writer

Roger Waters, musician

Hilary Westlake, theatre director

1 Comment

  • oğuz 05 November 2016 - 16:23 Reply

    Düşüncenize katılıyorum. Yönetim ve halk düşünce bakımından birbirinden kesin bir çizgiyle ayrılıyor elbette fakat lokasyon İsrail olunca biraz değil kafa bayağı bir karışıyor..

  • Leave a reply