Röportaj // “Sundowner isimli içkiyi devirirken tüm bu deneyimin müziğe dönüşeceğine emindim”

0 Posted by - 29 January 2016 - O OLDU BU OLDU

Sundowner, Deniz Cuylan (gitar) ve Berke Can Özcan’ın (davul, perküsyon) son model projesinin adı. İkiliyi türlü grup ve projeden tanıyoruz. Berke Can Özcan’ı DandadaDan, Bicycle Day, Marika, Tamburada ve 123 gibi gruplardan, Deniz Cuylan’ı ise başta Portecho olmak üzere Manner, Maya ve Norrda’dan biliyoruz. Daha önce Portecho ve Norrda’da birlikte sahne deneyimi yaşayan ikili, Deniz Cuylan’ın Sarp Keskiner ile birlikte başı çektiği Great Republic of South’ta da beraber çalışmışlardı. Bu sefer Deniz’in kendi odasında yazdığı gitar partileri, Berke’nin ritimleriyle buluşuyor ve eklenen her katmanla birlikte hacim kazanıyor. İlk albümleri “Waters” sekiz şarkıdan oluşan rahatlatıcı ve keyif verici bir albüm. Klostrofobik alanların yamacından dahi geçmiyor. Üstelik bunu tek bir kelime bile etmeden sadece müziğin verdiği hisle başarıyor.

İkiliyle nasıl tanıştıklarını, “Waters”ın kayıt sürecini ve grubun geleceğini konuştuk. Bu esnada Sundowner isminin ilgi çekici hikayesini de dinledik.

> Sundowner’ın hikayesinden bahseder misiniz biraz? İkiniz son olarak Great Republic Of South’ta birlikte çalıştınız. Sundowner’a uzanan dostluğunuz ne zaman ve nasıl başladı?

Deniz: İstanbul’da yakın düşünen müzisyenlerin birbirlerini bulmaları kaçınılmaz bence. Biz de bundan 11-12 yıl önce tanıştığımız gün çalmaya başladık. Portecho’nun ilk canlı konserlerinde beraber olduk. Sanırım sahneyi paylaştığımız ilk konser 2005 Rock’n Coke’ta Portecho’nun albüm çıkışı sonrası ilk konseriydi. Sahneden beraber, insanların kafalarına cd atarken arkadaşlığımız dostluğa dönüştü. Norrda’nın kalabalık canlı grubunda Berke’yle birbirimize bakarak çalmayı sürdürdük. Great Republic Of South’ta yan yana durduk. Bunca işe rağmen hiç sıfırdan beraber grup kurmamıştık. Sundowner bu anlamda bir ilk oldu bizim için. Bunca yıldan sonra ikimiz de birbirimizi o kadar iyi okuyoruz ki, konuşmadan sadece çalarak bile bir düzine daha proje başlatabiliriz.

> Ortaklaşa ve solo projelerinize bakınca, Sundowner en iyi ihtimalle onlarla uzaktan akraba olabilir. Nasıl ortaya çıktı Sundowner’ın müziğini çevreleyen estetik?

Deniz: Hiç beklenmedik bir şekilde bu hikaye ’80 darbesine kadar uzanıyor. Annem ve babamın darbe sırasında ülkeden uzaklaşmak zorunda kalmış yakın arkadaşları Hikmet ve Yasemin, zaman içerisinde ilk önce kahramanlarım sonra da benim de yakın arkadaşlarım olmuştu. Birkaç yıl önce Taka Tuka isimli eski, küçük ama gururlu yelkenlileriyle Atlantik’i geçip Karayipler’e geldiklerinde beni de oraya çağırdılar. Karayipler’in sığ sularında kendi yaptıkları Sundowner isimli içkiyi devirirken tüm bu deneyimin bir müziğe dönüşeceğine emindim. Çıkan müzik Sundowner oldu. Bir de New York’ta bir Manner konserinden sonra bir gitarist arkadaşımız bana evde tek başıma kaldığımda gitarda ne çaldığımı çok merak ettiğini söylemişti. Sanırım Sundowner onun da cevabı oldu.

> Deniz’in Amerika’da, Berke’nin İstanbul’da yaşadığını biliyoruz. Kayıtları nerede ve nasıl gerçekleştirdiniz?

Deniz: Benim Amerika maceram avcı-toplayıcılıktan yerleşik hayata dönüştü ve 3 ay öncesinde Los Angeles’a taşındım. Ama zaten buraya gelmeden önce albümün tüm kayıtları ve miksleri bitmişti. Benim kendi kendime yaptığım gitar kayıtlarının üzerine Berke insan üstü bir şekilde arka arkaya, sanki daha önce oturup yazmışız gibi davulları çaldı ve kaydettik. Gerisi birbirimize yolladığımız eklemeler ve sürekli ufak ufak çalıştığımız miksler üzerinden ilerledi ve sonunda Nathan James mastering’i yapınca albümün bugünkü hali ortaya çıktı.

IMG_4598x

> Şu sıralar neler dinliyorsunuz, dinlediğiniz şeyler müzik yaparken sizi ne ölçüde etkiliyor? Mesela Sundowner’ın müziğinde yakın dönem dineleme alışkanlıklarınız dair izler gözlemliyor musunuz?

Berke: Ben hala CD satın alıyorum, yılbaşı günü aldıklarımı sıralayayım size: Brad Mehldau – “10 Years Solo Live”, Keith Jarrett / Charlie Haden / Paul Motian – “Hamburg ’72″, Vijay Iyer Trio – “Break Stuff” ve Keith Jarrett – “Spirits”.

Deniz: Ben müzik dinleme zevkimi kaybetmemek için yaptığım müziklerle dinlediklerimi olabildiğince ayırmaya çalışıyorum. Bu yıl en sevdiğim albümler Container “LP”, Oneothrix Point Never “Garden Of Delete” gibi elektronik ağırlıklı olmasına rağmen Sundowner’a etki eden müzikler daha çok James Blackshaw, Gonzales, Domenique Dumont, TSU gibi çok sevdiğim gruplar ve müzisyenler olmuştur herhalde. Bu aralar genel olarak müziğin vokalsiz olması benim için biraz önemli sanırım. Birisi bana ne hissetmem gerektiğini dikte ediyormuş gibi geliyor, rahatsız oluyorum vokal odaklı müziklerden.

> İkiniz de sürekli farklı projelerle karşımıza çıkıyorsunuz. Yeni bir projeye başlamaya iten ne oluyor? Yeni dostlarla müziği paylaşmak bir seçenek olabilir, kabına sığamamak ve kendini bir stile/türe hapsetmeme dürtüsü olabilir? Deneyimlerinizden yola çıkarak ne dersiniz?

Deniz: Valla artık üzerine düşünmeye çok gerek yok sanırım geldiğimiz bu noktada. Müzik yapmak sosyal medyada herhangi bir şey paylaşmaya benzedi iyice. Çok düşünme, bol bol içinden geleni dışarı vur gibi düşünüyorum. Eğer birileriyle kesişiyorsa da ne mutlu. Kesişmiyorsa binlerce iyi alternatif var her an karşımıza çıkan. Özellikle dinleyiciler açısından harika bir dönem. Eskisi gibi yıllarca aynı kariyerden ve aynı kimlikten devam etmek, bu değişimi anlamamak veya bunun özgürleştirici yanından yararlanmamak gibi geliyor. Bol bol yap ve paylaş.

> Sundowner tek albümlük bir girişim mi, yoksa devamı gelecek mi? Öngörebiliyor musunuz?

Berke: Devamı gelir. Bizim için çok kolay ve zevkli bir üretim şekli var Sundowner’ın. Deniz’le yan yana olmamız gerekmiyor, yan yana olsak da oluyor. Kendi stüdyolarımızda yalnız kalabildiğimiz anlarda bunun üzerinde çalışabiliyoruz. Hatta öyle bir metodolojimiz var ki, tek değil çok albüm yapmaya daha müsait bir yapıyız.

> Albüm Berke’nin etiketi Who Are We Who We Are’dan dijital olarak yayınlandı. Fiziki baskı düşünüyor musunuz?

Berke: Plak da basacağız Berlin’de. Zaten dikkat ederseniz solo gitar olan iki şarkı A4 ve B4 olarak tasarlandı, plak için bir simetri var şimdilik sadece dijital olsak da.

No comments

Leave a reply