“Sayın telefon”dan ne öğrendik?

0 Posted by - 28 July 2012 - O OLDU BU OLDU

Her hafta ben “itiraf ediyorum” ya, bu sefer gerek kalmadı. Güzel itiraf başbakanımızdan geldi. Ve Türkiye bu itiraftan çok şey öğrendi…

Başbakanımızın yalan söyleyecek hali yok. Ne dedi Santralistanbul içinde gerçekleşen One Love Festival’da her türlü yasal izin olmasına rağmen aniden alkol satışının durdurulmasıyla ilgili? “İlgili arkadaşlarımı, oranın yönetiminde olanları aradım; ‘Nedir bu hal, biz buna üzülüyoruz’ dedik. Sağolsun onlar da o ana kadar işin farkında olmadıklarını söylediler”. (Kanal 24, Sansürsüz Özel,
25 Temmuz)
Benim bu açıklamadan öğrendiğim…

Bir: “Ankara’dan bir telefon geldi ve içki verirseniz kötü olacak bu iş dendi” diyenler meğer haksız değilmiş. Meğer öyle bir telefon gerçekten gelmiş. Telefon da değil tabii, “Sayın telefon”, hatta “telefon Beyefendi”. Meğer arayan başbakanın bizzat kendisiymiş. O yüzden son anda binlerce biletli insan bu etkinlikte son anda mağdur edilmiş. O yüzden para verip bilet alanlar, gayet yasal bir eylem olduğu halde içeride bira içememiş, bu haklarını kullanamamış, bu özgürlüklerinden mahrum kalmış. O yüzden bu kadar insana hiç olmadıkları halde alkolik muamelesi yapılmış. O yüzden insanlara iki konser izlemek zehir edilmiş. Telefon yüzünden. “Üniversite bahçesinde alkol olmaz tartışmasını sonra yapalım” denmemiş yani. İlla böyle paldır küldür olması gerekiyor.

İki: Memlekette yasalar var ama önemli değil. Yasa size hak tanıyor ama mühim değil, bu o hakkı ya da özgürlüğü kullanabileceğiniz anlamına gelmiyor. Başbakan Santralistanbul’daki müesseselerin yasal haklarını kullanmalarını engellemiş. Bunun kendisini “üzdüğünü” söylemiş. Yasa var ama “telefon” da var.

Üç: Üniversite yönetiminin başbakanımıza verdiği yanıtını da hayret verici derecede “tatmin edici” buldum ben. Meğer bahçelerinde alkollü içki satan mekanlar olduğundan haberleri yokmuş. Meğer beş yıldır Otto ve Tamirane gizlice kahve fincanında falan içki veriyormuş. Meğer beş yıldır burada yapılan festivali görmemiş, bir kere bile burada ne oluyor diye sormamışlar. Meğer bir tanesi bile o mekanlarda yemek yememiş, yerli yabancı konuklarını ağırlamamış.
Üniversiteler yüksek lise oldu diyoruz, her gün yeni bir kanıt çıkıyor karşımıza. Başbakan üniversite yönetimini bizzat arıyor, bahçenizde içki satılmayacak diyor ve apar topar dediği oluyor. Ve bu cümle, bize normal, makul geliyor.
Telefonla Ankara’dan idare edilen üniversitede bilim olacak, kültür olacak, düşünce gelişecek, bu ülkenin geleceği olan kuşaklar yetişecek falan filan…
Kendimizi kandırmayalım, en iyi üniversite bugün artık kışın Beyaz’ın programına bedava seyirci, baharda da Hande Yener’in, Hadise’nin falan konserlerine izleyici yetiştiriyor. Arada da bir iki yetişkin birey belki…

Milliyet, Mehmet Tez

Fotoğraf: cekmekaset.com sitesinden alınmıştır.

1 Comment

  • Umut 01 August 2012 - 00:56 Reply

    Bu yine bildiğimiz telefon, bilmediğimiz ne telefonlar ediyor acaba başbakan.

    Alanlara çıkınca bol keseden ‘kimin yaşam tarzına karışmışız’, uygulamaya gelince ‘nedir bu hal, biz buna üzülüyoruz’.

    Büyük birader oldu resmen başbakan. Her zaman ve heryerde o var. Şampiyon takımın kupa işini de hallediyor, , Eyüplülere de aklınca kıyak geçiyor, taksici dostu, kanal İstanbul proje üreticisi, olimpiyat almak için Londra’da kulis, Ermenistan sınırında ‘ucube’ kaldırıcısı, Hürkuş’a biniyor, Maraş’ta cami beğenip mimarından Çamlıca’ya da istiyor, devlet başkanlığı gönlünde, her nikahta şahit, kürtaj sezeryan konularına hakim, HES taraftarı,Platini ile görüşüyor, Karadeniz otobanı ondan soruluyor, Somali’ye çıkartma yapıyor, ‘afedersin’ ne ermeniliği ne rumluğu kalıyor..yazmakla bitmiyor ve şu yazdıklarımın en eskisi herhalde 6 aylık konu.

    Çok tuhaf bir ülkede yaşıyoruz.

  • Leave a reply