Sinema yazarı Necati Sönmez’den Kusturica meselesine dair dikkatle okunması gereken bir yorum…

0 Posted by - 12 October 2010 - O OLDU BU OLDU
Kusturica

Kusturica geçtiğimiz aylarda Bursa'ya gelmiş ve grubuyla bir de konser vermişti.

Necati Sönmez’in Bianet’te yazdığı yazıdan bir bölüm aşağıda.

“…ona karşı tavır alan değerli sinemacımıza soralım: Kusturica, kazara bu sene Berlin’deki jüride görev alsaydı aynı resti çekecek miydiniz? “Bal” ekibinin Antalya’ya gelmeyeceğini bildiren açıklamada, “1992-1996 yılları arasında Bosna’da yaşanan olaylar uluslararası mahkemeler tarafından soykırım ve insanlık suçu olarak tanımlanmış ve bu suçlara bulaşanlar yargılanıp mahkum edilmişlerdir” deniyor. Kusturica hakkında da böyle bir mahkumiyet kararı mı var? Suçu-hukuku geçtik, bu yönetmene karşı uluslararası camiada bir boykot çağrısı mı var ki, Antalya’daki film festivali bunu delmiş olsun? Tabii ki hayır.”

Yazının tamamı şurada…

Not: Kusturica’yı eleştirelim, ama Necati Sönmez’in sorularını yanıtlamadan da bu mesele her yönüyle anlaşılamaz herhalde.

1 Comment

  • azer 14 October 2010 - 00:37 Reply

    kusturica olayı kafa karıştırıcı bir olay gerçekten. necati sönmez’in yazısını okumuştum. necati sönmez yazıda çifte standart uygulamalarına dikkat çekiyor ki, bu konuda çok haklı, son zamanlarda çokça örneklerini görüyoruz.

    eğer dediği gibi kusturica berlin’de jüri üyesi olsaydı, semih kaplanoğlu antalya’da yaptığını yapar mıydı, bunu bilemeyiz, bu onun ne kadar tutarlı bir insan olduğuyla ilgili bir durum. yalnız ekibin açıklaması “kusturica hakkında böyle bir karar var” demek anlamına da gelmiyor, “bu olaylar insanlık suçu olarak tanındı, sen nasıl buna karşı çıkmazsın ya küçümsersin” gibi birşey anlatmak istiyor olabilirler. keza kaplanoğlu, kusturica’nın bosna’da tecavüze uğrayan kadınlarla ilgili sayının abartıldığını söylediğini ve “kürtaj olsunlar o zaman” gibi bir ifadesinin olduğunu ve bunların videolarının internette de bulunabileceğini söylüyor. ben bakmadım ama eğer gerçekten “kürtaj olsunlar” gibi birşey demişse bu çok ahlaksızca bir ifade.

    tabii necati sönmez’in kaplanoğlu’yla ilgili dikkat çektiği bir konu var ki o da kaplanoğlu’nun bu konudaki samimiyetine gölge düşüren birşey. sönmez, israil devletinin desteğiyle düzenlenen haifa film festivaline önemli entellektüel ve sanatçıların da aralarında bulunduğu bir boykot yapıldığını, bu boykotun israil’i zor duruma da düşürdüğünü, fakat bu sene Türkiye’den bu festivale katılan iki filmden birinin “Bal” olduğunu belirtmiş. bu açıdan da kaplanoğlu’nu eleştiriyor, ki haklı bir eleştiri.

    dikkat ettiyseniz bu ana kadar yazdıklarımda sadece üç isimden bahsettim: kusturica, kaplanoğlu ve sönmez. çünkü olayın hükümet tarafını pek tartışmaya değer bulmuyorum. çünkü kendi ülkesinde kürt vatandaşlarının yaşadığı sorunlar için insani bir çözüm geliştiremeyen ve tribünlere oynayan, uluslarası alanda kendi ülkesindeki büyük katliamlardan sorumlu tutulan bir devlet başkanını (sudan devlet başkanı el-beşir) ucuz çıkarlar uğruna krallar gibi karşılamış bir hükümeti insan hakları konusunda önemli sözler söylüyor, işler yapıyor gibi göremeyiz. bunun dışında konu yine saçma bir şekilde kutuplar ekseninde bir tartışmaya kayıyor gibiydi. hükümet ve ona yakın insanlar, gazeteciler vs. linç kampanyası yürüttüler. karşısındakiler de yine onun fikrinde olmamak için karşı tezler kullandılar.

    halbuki bu olay tamamen şununla ilgili. filmlerinden savaş karşıtı, hayatı sorgulayan, sade insanların hayatlarını ekrana getiren biri olarak tanıyıp saygıdeğer bulduğumuz kusturica’nın bosna’da yaşanan vahşetle ilgili olarak aldığı iddia edilen tavır. bu insani bir konu, ülkedeki kutuplaşmalar üzerinden yorumumuzu oluşturabileceğimiz bir konu değil. eğer kusturica bunları demişse, büyük bir hata yapmış demektir, ve yıllarca insanlara filmlerinde anlattığı güzel şeylere saygısızlık etmemek adına mağdurlardan özür dilemelidir. tabii bu olayı birileri kendilerinin ne kadar büyük insan hakları savunucuları olduğunu göstermek için halkla ilişkiler çalışması yaptılar mı, ona da şüphe yok. (kaplanoğlu’nu bu kesime dahil etmiyorum, çünkü onun televizyonda konu hakkındaki röportajını da dinlemiştim, söyledikleri yalan ya da samimiyetsiz gelmemişti, ki hükümet yanlısı biri olduğunu da düşünmüyorum, altın ayı’yı aldığı zaman ülkenin her akan suyuna dikilmeye çalışılan HES’lerle ilgili eleştirilerde bulunmuştu)

  • Leave a reply