Terk edilmemiş Rum köyü!

1 Posted by - 03 September 2011 - O OLDU BU OLDU

20110903-115150.jpg

Bayramda Midilli adasında bir-iki gün geçirince şunu fark ettim: Terk edilmemiş Rum köyü ne güzel bir şeymiş meğer…

Benim gördüğüm tek Rum köyü tipi terk edilmiş Rum köyü. Memleketimizin her yerinde vardır. İlk kez Fethiye’deki Kayaköy’ü görünce etkilenmiştim. Sanki bir günde bırakıp gitmişlerdi evlerini. Masaların üzerinde çaylar kahveler tüterken.
Gönderilmişlerdi. O görkemli köy, o etkileyici sokaklar, dağın yamacına dizilmiş yüzlerce ev…
Yaşayan dev bir organizmanın etleri, derileri çekilince ortaya çıkan iskeleti gibi. Dağa dayanmış, devden de dev bir dinozorun kalıntıları gibi.
Daha sonra Ege’nin hemen her yerinde terk edilmiş Rum köyleri gördüm. Yıkık dökük ama çok şirin evler. Perişan halde ama hâlâ güzel.
Alaçatı gibi yerlerde restore edilmiş lokantalaştırılmış ya da sıfırdan inşa edilmiş versiyonlarını gördüm. Türklerin yerleşip kalkındırdığı yaşatmaya çalıştığı Rum köyleri gördüm.
Ama hiç terk edilmemiş bir Rum köyü görmemiştim. Olduğu gibi, doğal bir Rum köyü.
O yıkıntılarını görmeye alıştığımız, Gökçeada’dan Ege’nin ücra dağlarına tepelerine kadar her yana yayılmış Rum köylerini bir de böyle görün. Olması gereken halleriyle.
Yaşarken, sakinleri içindeyken, evlerden sesler kahkahalar yükselirken, uzolar tokuşturulurken…
Dolusu boşundan ne kadar da güzel, ne kadar da farklı, ne kadar da tahminlerin ötesinde güzel.
Midilli’ye giderseniz günün birinde, denizi, güneşi, yemesi içmesi sizin olsun bir de bu gözle bakın etrafa. Çok farklı şeyler göreceksiniz.

Midilli’den ne öğrendim

– Molivos ya da eski adıyla Mithymna’da balıkları ve ahtapotları lezizden öte bambaşka boyutta iki lokanta öğrendim. Octapus meşhur olanı. Ama siz yanındaki Bampoukou’ya oturun. Aslında ikisine de gidin. Menüye hiç bakmayın, taze ne balık var diye sorun. Uzo içeceğiz deyin. Gerisini hallediyorlar. Ardında da Bazaar adındaki kafe/barda takılın. Benim için de bir şeyler içersiniz…

-Petra diye bir köy var. Sahili kendi halinde tavernalar ve barlarla dolu. Akşam yürüyün her yere gire çıka takılın. Çok zevkli.
-Biz Türkiye’de her konuda inanılmaz kazıklanıyoruz. Hem kalacak yer hem yeme içme bakımından. Midilli’ye giderken hesabınızı şöyle yapın: Fiyatlar = İstanbul / 2 .
-Adaya isteyen kendi arabasıyla da gidebiliyor. Ayvalık’ta 60 avroya bir sigorta yaptırıyor, feribota atlıyorsunuz. Gidiş dönüş bilet kişi başı 30 avro.
-Rezervasyona falan gerek yok. Her yerde “kiralık oda” tabelası var. Bir sürü de ucuz ve temiz otel.
-Skala Sykaminia adındaki balıkçı köyünde takılmak ve hemen yanındaki mavi bayraklı koydan denize girmek benim hayalimdeki tatilmiş meğerse…
-Ayvalık’tan bakınca “aynı coğrafya, aynı yemekler, aynı içki” diye düşünüyor olabilirsiniz 8 km ötedeki Midilli için. Hiç öyle değil. Hatta alakası yok. Sakın böyle bir fikre kapılıp da oraya gideceğime şuraya giderim falan demeyin. Bambaşka bir diyar, bambaşka kafalar. Kalabalık yok. Güzel yerlerin hepsi güzel kalmış. İşgal altında değil. Bizim için şaşırtıcı tabii…
– Uzonun ne kadar güzel bir içki olduğunu ve bizim rakıdan da ne kadar farklı olduğunu öğrendim. Uzo daha az sert, içimi daha hafif. Almayı düşünürseniz Ouzo de Plomari markasını tek geçerim. Resmen sakız tadı kalıyor insanın boğazında. Midilli’nin güneybatısındaki Plomari şehri Yunanistan’ın uzo merkezi. Burada üretilen uzolardan biri bu. Barbayanni de ikinci önerim

4 Comments

  • foofighters 03 September 2011 - 17:14 Reply

    güzelmiş,aynı duyguları Corfu’da yaşadım. vizeler kalksa da rahat rahat gitsek.

  • c. nergis gözpınar 03 September 2011 - 20:38 Reply

    Aslan Mehmet Tez, budur.

    Ne o, “terkedilmiş rum köyü” abukluğu… Midilli notları alındı(kılıçlar kuşanıldı)
    Eylülde gidilecek. İzin verin bi öneri de biz yapalım ; Sicilya,koca dana bi ada…
    Köylülerde İtalyanca konuşuyor! Siracusa’nın size ihtiyarcı var…Bi zahmet.
    Tanrı, balıkları adaları ve kedileri korusun. Bayramınız kutlu olsun (iyi dedim)

  • semra 02 October 2011 - 15:47 Reply

    yazı uzun gözüksün diye mi arka arkaya iki kez koyuyorsunuz?

    • Mehmet Tez 02 October 2011 - 19:58 Reply

      Haha. Hayır worpress’in iPad versiyonunda yazı girince bilmediğim bir nedenden oluyor. Düzeltirim.

    Leave a reply