Vatan Şaşmaz’ın metrobüsü gibi pırıl pırıl

0 Posted by - 28 April 2012 - O OLDU BU OLDU

20120428-121313.jpg

Diziler, şarkılar, oyunlar, filmler hangi konuları işlemeli bunu tartışıyorlar. Yakında her yer Vatan Şaşmaz’ın oynadığı İETT reklamındaki metrobüs gibi olacak. Pırıl pırıl, rahat ama yalan

Diziler toplumun ruh sağlığını kötü etkiliyor. Reklamlar toplumun ruh sağlığını kötü etkiliyor. İnternet komple ruh sağlığını kötü etkiliyor. Yabancı müzik gruplarının şarkılarında yer alan bazı unsurlar toplumun ruh sağlığını kötü etkiliyor. Yerli şarkılarda yer alan bazı sözler toplumun ruh sağlığını kötü etkiliyor. Video kliplerdeki bazı sahneler ruh sağlığımızı kötü etkiliyor. Müzik videolarında bazen kadınlarla erkekler birlikte dans ediyor, ruh sağlığımız kötü etkileniyor kardeşim. Öpüşüyorlar, koklaşıyorlar, ruh sağlığımız bozuluyor…

Dizilerde geylerin olması toplumun ruh sağlığını kötü etkiliyor. Dizilerde içki içen insanlar gösteriyorsunuz, toplumun ruh sağlığı kötü etkileniyor. 1erkek 1kadın’la evlenmiyor, toplumun ruh sağlığı kötü etkileniyor.
Filmlerde sevgililer var ve sevişiyorlar. Toplum olarak ruh sağlığımız kötü etkileniyor. Parklarda bahçelerde sevgililer elele dolaşıyor, hatta öpüşüyorlar, ruh sağlığımız kötü etkileniyor (Bursa Emniyet Müdürü açıkladı, “Parklarda el ele dolaşan, öpüşen âşıklar kanıma dokunuyor” dedi. Kiminin ruhunu, kiminin kanını kötü etkiliyor).
Karikatürler ruh sağlığımızı kötü etkiliyor. Mizah dergileri ve genel anlamda mizah toplumun ruh sağlığını kötü etkiliyor. Üniversiteler ve üniversiteliler toplumun ruh sağlığını kötü etkiliyor (Üniversiteler ve üniversiteliler siyasilerin de ruh sağlığını kötü etkiliyor. Her söylediklerine itiraz ediyorlar adamların. Psikolojisi bozulan vekiller Meclis’te tekme tokat birbirine giriyor, tabak çanak, bardak atıyorlar birbirlerine).
Kitaplar ruh sağlığımızı kötü etkiliyor, bazılarını basılmadan toplatıyoruz toplumumuzun ruh sağlığını korumak için. Gazeteler, televizyonlar da ruh sağlığımızı kötü etkiliyor. Çocuğuna tecavüz eden, karısını kızını satan, boğan, kafasını kesen, doğrayan, parçalayıp çantalara dolduran, yakan, öz kardeşini töre yüzünden katleden adamları haber yapıyorlar, toplum olarak ruh sağlığımız bozuluyor. Halbuki bilmesek ne iyi.
Bazı tiyatro oyunları toplumun ruh sağlığını bozuyor. Bazı tiyatrolar toplumun ruh sağlığını bozuyor.
Özellikle belediyedeki oyunlardan bazıları toplumun ruh sağlığını bozuyor. Bazı çizgi filmler toplumun ruh sağlığını bozuyor.
Topluca yapılan etkinlikler toplumun ruh sağlığını bozuyor. İçkili etkinlikler toplumun ruh sağlığını bozuyor. Festivaller konserler toplumun ruh sağlığını bozuyor. İnsanlar sosyalleşip içki içiyor, müzik dinliyor, buralarda sevdikleriyle eğleniyor, bunu gören toplumumuzun ruh sağlığı bozuluyor.
Bazı binalar toplumumuzun ruh sağlığını kötü etkiliyor (mesela AKM).
Son dönemde her şey ruh sağlığımızı, aile yapımızı, değerlerimizi tehdit ediyor.
Ülkece inanılmaz büyük bir tehdit altındayız. Sansürle, yasakla, kes, uyar, şikayet et, mahkemeye ver, durdur, karart, sesini kes falan hepsi bundan…
Bakanımız geçenlerde “Sanata müdahale aklımdan bile geçmez” dedi, “Sanatçı da toplumun duyarlılıklarına özen göstermeli.” (bkz. Kültür Bakanı Ertuğrul Günay – 20 Nisan, Milliyet). ‘Ama’sı var yani…
Üstüne Bülent Arınç’ın dizilerle ilgili açıklamaları tuz biber oldu. Sanırım çözüm bulundu: ‘Muhafazakar ve aile değerlerine saygılı’ bir sanat yaratırsak yırtıyoruz. Memleket kurtulacak, toplumun ruh sağlığı bozulmayacak, her yer Vatan Şaşmaz’ın İETT reklamında bindiği metrobüs gibi olacak. Cillop gibi, tertemiz, ferah, rahat, pırıl pırıl ama yalan. n

2 Comments

  • Umut 28 April 2012 - 15:41 Reply

    Ülke yönetmenin, ülkeyi kendi kafa yapısına sokmak ya da uygun hale getirmek olmadığını bilen birileri seçilene kadar mavi hapa devam.
    Bir de mavi hap cümlesi vereyim; ‘kimin yaşam tarzına müdahale etmişiz’.
    Bu arada öten düdük ‘Sanata müdahale aklımdan geçmez’ diyen bakanın değil malum büyük biraderin..o cümlenin görünmeyen öyle bir ‘ama’sı var.

  • havva 29 April 2012 - 07:52 Reply

    asiri gelenekselci olani vardir yoktur rahatsiz oluyodur ben bilmem. insanlarin ozgur iradeleri vardir diziydi filmdi uymuyorsa sana seyretme kardesim! cocuguna kotu olacak diyorsan o zaman cocuguna seyrettirme, kimse kafana silah tutmuyor icinde sevgili olan dizileri seyret diye.
    onlar baska benim, kanima dokunan o degil. ben insanlarin tepkilerine sinirleniyorum. onu bunu sikayet ederler, opustuler koklastilar diye ama kimse haksiz siddetin bulundugu dizilere sesini cikarmiyor.
    sevgi gosterileri cocuklarin psikolojilerini bozuyor da, dayak yiyen kadin bozmuyor mu. laf edeceklerse onlara etsinler. hele alemin kralinda kadina siddet saka konusu haline getiriliyor. kadinin dayak yemesine tabiri caizse”70 milyon” gulduruluyor ya, tuylerim orada diken diken oluyor.
    sadece konusmak icin konusmayi marifet sayiyorlar. insan yengesine sarkarmiymis ahlaksizliga bak derler, ask-i memnu reytingleri goturur. dizi de kadina tecavuz ediliyor, olur mu oyle sey derler; fatmagul’un sucu ne ilk bolumde reyting rekorlari kirar.
    icim doluymus konu alakasizlasti iyice.cocuguna sevgiyi ahlaksizlik diye ogretip, adam dovmeyi marifet saydiricak insanlar varken is cok daha.

  • Leave a reply