Yepyeni bir kıyafet tartışması

1 Posted by - 28 August 2018 - KÖŞE YAZISI, O OLDU BU OLDU

Konu tenis yıldızı Serena Williams’ın geçen Fransa Açık Turnuvası’nda (Roland Garros) giydiği kıyafet. Catsuit (kedi kıyafeti) adındaki bu kıyafeti Nike, doğum yapmasının hemen ardından eski formunu yakalamak için müthiş bir çabaya girişen Williams için özel olarak hazırladı. Kıyafetin hamilelik döneminde oluşan varislere karşı sağlık için gerekli olduğu da söylendi, bir süper kahraman kıyafeti olarak lanse edildiğinden de bahsedildi. Elbette doğumdan sonra yeniden sahalara dönmek bir süper kahramanlık işi.

Uzatmayayım, Williams doğumdan önce olduğu gibi bir numara olmaya çalışır ve sahada ter dökerken, bir yandan da bu kostümü tartışılıyordu. Yakışmış mıydı? Tenisin geleceği bu muydu? Williams vücuduyla barışık bir sporcuydu ve bu kıyafet bunun altını mı çiziyordu? Falan filan.

En önemlisi, spordaki kadın-erkek ayrımının ve erkek egemen tavrın sona ermesi gibi görülmüştü bu kıyafet kimilerince. Çünkü kadın tenisçiler neden kadınsı giyinmek zorunda olsunlardı ki? Erkeklerin göz zevkine hitap etmek için mi?

Mesela futbolcu kadınlar, voleybolcu kadınlar, basketbolcu ya da atlet kadınlar “kadınsı” giyinmiyordu. Ama neden teniste mini etek, askılı bluz giymeleri bekleniyordu?

Teniste bu bir mecburiyet değil aslında. Ama böyle olagelmiş. Her kulüp düzenlediği turnuvayla ilgili bir giyim kuşam kuralı koyuyor. Tıpkı oyunun kurallarını da belli bir çerçevede kendince koyabildiği gibi.

Sanırım tam anlamıyla kurallarla ilgili olmasa da artık ciddi bir kıyafet tartışması başlıyor. Çünkü Fransa Tenis Federasyonu Başkanı Bernard Giudicelli seneye Roland Garros’un da artık bir dresscode (giyim şartnamesi) uygulayacağını açıkladı. Bu kararı “Zaten yapacaktık” şeklinde açıklamalarla geçiştirmedi. Giudicelli, verdiği röportajda, “Wimbledon kadar sert kurallarımız olmayacak ama bazen sporcular çok ileri gidiyor” diyerek savundu. Mesela, daha önce bu turnuvayı üç kez kazanmış olan kadın tenisinin gelmiş geçmiş en önemli isimlerinden Serena Williams seneye bu kıyafetle turnuvaya katılamayacak. Giudicelli bu kıyafete izin verilmeyeceğini net bir biçimde söylemiş. “Bir sporcunun oyuna ve mekâna saygısı olmalı” diyerek de savunmuş.

Serena Williams’tan gelen açıklamaysa hızlı ve şimdilik sakin. “Merak etmeyin, sorun yok, Giudicelli ile aramız gayet iyi”.

Ben tabii işin ticari yönünün de göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Williams’ın ve teniste zirvede yer alan pek çok atletin sponsoru Nike hazırda ellerini ovuşturarak bekliyor. Bu kıyafet bir mücadele sembolü olursa yepyeni bir pazar oluşacak. Williams gibi süper kahraman olmak isteyecek dünyadaki milyonlarca tenis oynayan kadın bu kıyafeti giymek isteyecek.

Biz kıyafet tartışmalarını çok taze geçirmiş, hâlâ da tam atlatamamış bir milletiz.

“Kurallar önemlidir ve korunmaları gerekir çünkü sistem bu şekilde devam eder” diyenler…

“Giyim kuşam özgürlüğü önemli” diyenler…

“Ama her pozisyonun ve mekânın kurallarına saygılı olmak lazım” diyenler…

“Saygı maygı anlamam, ben böyle istiyorum, bu benim kıyafet özgürlüğüme saldırıdır” diyenler…

Bu tartışma bitmez azizim. Dünyada biter de bizde bitmez.

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply