Yıl bitmeden tanışmanız gereken üç isim

0 Posted by - 12 November 2011 - O OLDU BU OLDU

20111112-221226.jpg

Lana del Rey bu isimlerden biri. Fotoğraf Rolling Stone’da yayımlandı.

Tarantino filminden fırlamış gibi Lana Del Rey
Bir şarkı insanın hayatını değiştirir mi? Elbette. Lana Del Rey’in başına gelen de bu. Şarkı söylemeyi seven, besteler yapan ve bu bestelere ev yapımı klipler çeken bir tür Tarantino filmi kahramanı gibisiniz. iTunes üzerinde yayımladığınız albümünüz hiç iş yapmıyor. Derken bir gün “Video Games” adında bir şarkı yapıyorsunuz. Youtube’da beş milyon tıkı geçiyorsunuz. Ardından “Blue Jeans” diye yeni bir şarkı. O da iki milyonlarda…
Adını Lana Turner’dan, tarzının ana hatlarını 50’lerden alan Elizabeth Grant, yani Lana Del Rey’in hikayesi bir şarkının ne kadar güçlü olabileceğini bir kez daha göstermiş oldu. Bir de tabii o şarkıyı seven ve ‘embed’ eden on binlerce müzik blogunun etkisini… Bugünlerde 2010 tarihli albümünü unutmaya ve kendine yeni bir başlangıç yapmaya çalışıyor henüz
25 yaşında olmasına rağmen. Albümü 2012’de çıktığında adından çok söz ettirecek. Ben eskisinden de gayet memnunum şimdilik.

Dört kadın punk rock yaparsa… Wild Flag
İtiraf edeyim, bazen felaket olabiliyor. Ama bu öyle değil. Eskiden Sleater-Kinney vardı. Sevdiğimiz ekiplerdendi. Şimdi bu ekipten iki eleman Carrie Brownstein ve Janet Weiss yanlarına iki yeni isim alarak yola devam ediyor (Mary Timony ve Rebecca Cole). Wild Flag kadınların punk rock’a şahane dokunuşuna güzel bir örnek. Kirli, hırıltılı bir gitar sound’u ve işin elektroniğine, elektrosuna, efektine falan filan kaçmadan baba gibi söylenen şarkılar. “Wild Flag” isimli albümleri punk rock sevenleri memnun edecek.
Eski usul punk rock.

Yeni nesil soul ve R&B Frank Ocean
ABD’nin kasırgaları, fukaralığı ve müziğiyle hep gündemde olan New Orleans yöresinden genç bir yetenek. Hip hop ekibi Odd Future’ın eski üyesi. Geçen mayısta kendi kişisel blogundan “Nostalgia, Ultra” adında bir kayıt ve EP yayımladı. İçinden “Novocaine” ve “Swim Good” isimli şarkılar başarı kazandı. Şarkı yazarlığına John Legend ve Justin Bieber için şarkılar yazarak başlayan, Gil Scott-Heron gibi baba soul ve blues üstatlarını beğenen biri. Klasiklere selam çakarak yeni bir şeyler yapan herkesi sevdiğim gibi onun da beğendim.
Bu EP Ocean’ın blogunda hâlâ duruyor. Ayrıca başka bloglarda da dinlenebiliyor.
Bir kulak verin.

4 Comments

  • Armağan 13 November 2011 - 20:00 Reply

    Frank Ocean, mixtape’in başarısı sayesinde Def Jam ile anlaştı sanırım. Odd Future’dan ayrı konser vermeye de yeni başladı bildiğim kadarıyla; her gün yeni bir şarkısı sızıyor youtube’a.

    Umarım bu yazı sayesinde 3 isim de ülkemizde biraz daha tanınır, ben de bir gün izleme şansını yakalarım 🙂

  • Kaan Denk 14 November 2011 - 02:07 Reply

    Weiss ile Brownstein’ın yanlarına aldıkları isim Mary Timony, Wild Flag’in en ağır basanı aslında şu anda. Wild Flag’in bugün yaptığı müzikte Mary Timony’nin 90’lardaki harikulade grubu Helium’un etkisi büyük. Sleater-Kinney’yi biraz da uysallaştırıp Wild Flag haline getiren etken o. Helium’u da, Sleater-Kinney’yi de çok severim ama Wild Flag bi başka.

  • Hasan Dinç 17 November 2011 - 18:49 Reply

    Wild Flag sanki Plastiscines’in isminin değiştirmiş hali. Plastiscines’in About Love albümüyle sound olarak çok benziyorlar. Fransız chicklerden kurulanı biraz daha dişi duruyor o da ayrı tabi.

  • Frank Ocean’ın yeni şarkısını dinleyin… | hafifmuzik 30 January 2012 - 11:16 Reply

    […] yıla girmeden tanışmanız gereken isimlerden biri olarak duyurmuştuk Frank Ocean’ı. Bembeyaz kış günlerine yakışır yeni şarkısı “Voodoo”, […]

  • Leave a reply